MEDENİYET AKADEMİSİNİN KAMUOYUNA AÇIKLAMASI

MEDENİYET AKADEMİSİNİN KAMUOYUNA AÇIKLAMASI

*İslam’ı tezatsız bir dünya görüşü olarak anlamak cehdindeyiz. İslam’ı anlamanın en hacimli terkibi medeniyet tasavvurudur, “külli idrak” bahsi de ancak bu çapta gerçekleşmesi halinde mümkündür. Külli idrakle mücehhez şahsiyetler yetişmediği takdirde, İslami anlayışların parça ve kırıntı fikirlerle malul hale gelmesi kaçınılmazdır, günümüzün marazi keşmekeşi de bu noktadan kaynaklanmaktadır.

*İslam medeniyet tasavvurunun ilk şartı “bilgi evreni” inşa etmektir, bunun için İslam İlim Telakkisinin ihya ve yeniden inşa edilmesi elzemdir. Bilgi evrenimize dışarıdan nüfuz edecek yabancı unsurlara karşı murakabe (gümrük) noktaları oluşturma zarureti vardır. Bu yapılmakla aynı zamanda batının bilgi (epistemolojik) işgaline ve oryantalist taarruzuna karşı esaslı bir tedbir alınmış olacaktır.

*Bilgi evrenini kuramayan dünya görüşleri aslında keenlemyekun (yok hükmünde) ithamına maruzdur, buna rağmen varlık iddiasında bulunursa ancak eklektik savruluşlarla başka kültür ve dünya görüşlerinin mütemmim cüzü haline gelir, bu çerçevede; İslam’ın, hayatın en küçük sahasında bile kendi izahları ortaya konulamadığı takdirde anlaşılmış olmayacaktır. İslam’ın bütünlüğüne dair en küçük ihmal bile gizli şirke kadar giden güzergahın bidayetidir, İslam’ın bütünlüğünün muhafaza edilemediği her ihtimalde şirk alarmının çalmaya başladığı sarihtir.

*İslam İlim Telakkisinin ihya ve inşa faaliyetine dair ilk hamle, “ilimlerin tasnifi” olduğu gerçeği, İslam’ın bilgi evreninin ancak bu yolla zapt ve çerçeve içine alınabileceğini gösterir. İlimlerin tasnifi yapılmadan bilgi üzerinde tasarruf sahibi olamayacağımızı bilmeli, bilgi üzerinde tasarruf sahibi olamadığımızda batının ruhlarımıza kadar nüfuz eden işgalinden kurtulamayacağımızı unutmamalıyız.

*İlimlerin tasnifi yapıldığında yeni bilgi sahalarını keşfedecek, eksiklerimizin neler olduğunu görecek, yeni ilim dalları kurmamız gerektiğini anlayacak, böylece kendi ilim telakkimizden hareketle kendi ilim dallarımızı kurma hamlemizi başlatabileceğiz. Bilgi sahalarının kahir ekseriyetinin batı tarafından işgal edildiği bugün, yeni bilgi sahaları keşfinde acze düşmekteyiz ki bunun sebebi batı bilim telakkisinin zihinlerimizi ve aklımızı işgal etmesidir. Batı bilim telakkisinden kurtulup da ilimlerin tasnifini yaptığımızda kendi zaviyemizden sayısız bilgi sahası keşfedecek, bu yolla dünyanın şiddetle ihtiyaç duyduğu büyük beyannameyi yayınlayabileceğiz.

*Batının bilgi işgalinden kurtulmanın nazari çerçevesi medeniyet tasavvuru, zaruri müessesesi ise “Akl-ı Selim Mektebi”dir. Akl-ı Selim Mektebi, Müslümanların kalbi ve zihni evrenlerini tasfiye ve tesviye ederek, orada yerleşik hale gelen pozitif aklı imha ile yerine akl-ı selimi inşa ve ikame edecektir. Medeniyet tasavvuru ile ümmeti kuşatacak ilim, irfan ve tefekkür kubbesi inşa edilecek, sonra akl-ı selim mektebi ile Müslüman şahsiyetler inşa edilecektir.

***

Yukarıda zikredilen işlerin yapılması lüzumuna inanan kadro olarak, onları yapabileceğimiz iddiasında değiliz. Tasavvurumuz, tefekkürümüz ve faaliyetlerimizin istikametini ve güzergah haritasını tespit ve ilan etmekteyiz. Bu çerçevede;

*Yeni bir cemaat veya gurup kurma niyet ve teşebbüsünde değiliz.

*Her Müslüman cemaat ve gurupla birlikte çalışmaktan şeref duyarız. Hiçbir cemaat ve gurubun talebini reddetmek hakkımız olmadığına inanırız.

*Hiçbir Müslümanın kendi içtimai bünyesini (mesela cemaatini) bırakıp bize gelmesine razı değiliz. Buna mukabil her cemaat mensubunun bizden faydalanma hakkı olduğunu, bu hakkını sonuna kadar kullanabileceğini ilan, hiçbir talebi reddetmeyeceğimizi taahhüt ederiz.

*Takipçisi olacağımız tek husus, fikirlerimizin istismar ve suiistimal edilmesidir. Buna razı değiliz, razı olmama sebebimiz ise kendi haklarımızı muhafaza cehdi olmayıp, ümmetin müktesebatının çalınmasına tahammülsüzlüğümüzdür.

*Her cemaat ve gurup fikirlerimizi kullanabilir, talep halinde konferans ve seminer verebileceğimiz gibi kurulacak olan Akl-ı Selim Mektebine de devam edebilir. Fikirlerimizin kullanılmasında kaynak gösterilmesi bizim için kafidir, kullanma bedeli ise duadır.

Medeniyet Akademisi

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir