AB İLE İNGİLTERE KAPIŞTI ARTIK DİKİŞ TUTMAZ

AB İLE İNGİLTERE KAPIŞTI ARTIK DİKİŞ TUTMAZ
Her insan kendi hayatından bilir, normal zamanlarda problem teşkil etmeyen olaylar, olağanüstü durumlarda ciddi problemler oluşturur. Evliliklerde, dostluklarda, ortaklıklarda işler yolundayken gülüp geçilen konular ve olaylar, olağanüstü süreçler yaşanırken dev problemler haline gelir ve yıkıcı etkiler icra eder.
İngiltere ile AB aslında ayrıydılar. İngiltere ne kadar AB üyesi olsa da, daha çok ABD ile müttefiktir. Fakat batılı anlayışta ortaktırlar, Avrupa perspektifinde birliktedirler vesaire. Birbirlerinin kuyusunu, en azından kamuoyu önünde kazmazlar. Böyleydi, normal zamanlarda ve şartlarda. Artık değil… Çünkü bir müddettir batı zor zamanları yaşıyor, kriz derinleşiyor ve birlikte çözüm arayışları, ülke menfaatlerine takılıp kalıyor. Zor zamanları atlatmak birlik olmakla mümkün ama birlik olmanın en zor olduğu zaman da olağanüstü süreçlerdir.
Fransız yetkilileri zıvanadan çıkaran gelişme, Standart and Poor’s’un, Fransa’nın notunu düşürebileceğine dair açıklamasıyla başladı. Fransız yetkililer, kendilerinden önce İngiltere’nin notunun düşürülmesi gerektiğini, İngiltere’nin ekonomisinin Fransa’dan daha kötü durumda olduğunu hatta Yunanistan ekonomisinden de kötü olduğunu bağırarak söylemeye başladı. AB üyeleri birbirlerini ispiyonlamaya başladı, hem de kamuoyu önünde. Önceleri birbirinin sırrını muhafaza ederdi, şimdilerde bağırarak ilan ediyorlar. Bu durum karşısında kredi derecelendirme kuruluşlarının ilgisiz kalması mümkün mü? İlgilisiz kalırlarsa kendi kredileri dünya kamuoyunun önünde düşmez mi? Nasıl zincirleme bir reaksiyon başlıyor görüyor musunuz?
Avrupa’nın ve ABD’nin akıl sağlığının bozulduğunu söylüyoruz ya… Buyurun, misalleri ortalığa saçılmaya başladı. Birbirini ihbar etmeye başlayan Avrupa’da artık dikiş tutar mı?
Tabii ki gelişmeler bunan ibaret değil. İMF başkanı, “büyük buhran” ihtimali olduğunu açıklamış. “Büyük buhran”, 1929-1930 yılındaki dev ekonomik krizdi, tüm dünyayı etkilemişti. Fakat o tarihte dünyayı etkilese ne kadar etkileyebilirdi ki. Bunlar hala anlamadılar, içinde bulundukları kriz, büyük buhrandan çok daha büyük olacak. Çünkü artık dünya daha küçük, ekonomiler birbirine daha fazla geçişmiş halde.
İMF başkanı, Avrupa’nın krizi atlatabilmesi için tüm dünyanın harekete geçmesi ve yardım etmesi gerektiğini söylemiş. İşe bakın… Hem dünyayı sömürerek hak etmediği bir hayatı yaşadı batı, hem de şimdi onları düştükleri çukurdan kurtarmak dünyaya (daha önce sömürülmüş ülkelere) kaldı. Utanmadan bunu talep edebiliyorlar. Üstelik “gönüllü olarak yardım etmezseniz, bu krizi sizi de vurur” diyerek kapalı tehditler savuruyorlar. Bütün bunları yaparken de dünyayı ahmak yerine koymazlar mı? Bayılıyorum hallerine… Hala dünyanın on dokuzuncu asırda yaşadığınız zannediyorlar. Bizdeki Kemalistlerin hala 1930 yıllarda yaşadıklarını zannetmesi gibi…
Bundan sonra Avrupa’da göreceğimiz hadiseler, birbirini ihbar etmek, birbirinin üzerine basarak ayakta kalmaya çalışmak, birbirinin lokmasını çalarak karnını doyurmaya uğraşmak. Avrupa’dan bundan başka bir şey beklemeyin artık.
Avrupa, şimdi aslına rücu etmeye başladı. Vahşi, hain, hayvan türünden varlıklardır onlar ve makyajla (insan hakları gibi teranelerle) kendilerini insana benzetmeye çalışan yaratıklardır. Aklı gözünde olanlar bir müddet makyaja kandı ülkemizde ve dünyada. Artık makyaj aktı, çirkin suret göründü ve dünya yakın zamanda anlayacak ki, Avrupa ve ABD de “insan” yaşamıyor, başka bir yaratık cinsi yaşıyor.
FARUK ADİL

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir