ABD’DEKİ HADİSENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

ABD’DEKİ HADİSENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

ABD’de polisin bir siyahi genci, silahsız olmasına rağmen öldürmesinin neticesinde ortaya çıkan manzaralar nasıl okunmalı? Elleri havada, silahsız olduğu görüldüğü halde bir siyahi gencin, yedi-sekiz civarında mermiyle vurulması, bunların da üç adedinin kafasına sıkılmış olması, vakayı adiyeden kabul edilebilir mi? Veya sadece asayiş meselesi olarak değerlendirilebilir mi?

ABD’nin her yıl dünya ile ilgili (yani her ülke ile ilgili) insan hakları raporu yayınlaması ve bu rapor üzerinden ülkeleri siyaseten dövmeye alışmış olması dikkat çekici. Özellikle de polislerin göstericilere karşı aşırı (orantısız) güç kullanması meselesini yüksek sesle eleştiren ABD, silahsız ve elleri havada bir gencin öldürülmesi hadisesini devlet arşivlerinden ve insanların hafızalarından silmek zorunda. Tam da bu sebeple, yani devlet arşivlerine girmemesi ve insanların hafızalarında fazla yer edinmemesi için olmalı ki, kasabada yapılan gösterilerin üzerine muharip sınıftan asker giysileriyle polis sevketti. Kasaba siyasi karantinaya alındı ve esas şiddeti medya gördü. Zaten ABD medyası, arşivlerine girmemesi, kayıt altına alınmaması, daha sonra hatırlanmasına sebep olmaması için kasabaya uğramadı önce, sokağa çıkma yasağına rağmen ana haber bültenlerinde birkaç dakikalık, “asayiş berkemal” cinsinden haberlerle geçirdi. Devlet arşivine girmeyen olaylar böylece ABD medyasının arşivine de girmedi.

Ne var ki dünya medyası ABD’deki insan hakları ihlallerini kaçırmadı, kasabaya koştu, mevzilendi ve deklanşörlere bastı. Tam bu esnada ABD devlet aklının ne kadar ahmaklaştığını gördük, çünkü polis medya mensuplarına terörist gibi davrandı, yere yıktı, kafasına bastı ve ellerini arkadaş kelepçeledi. Niye? Polisin kasabadaki göstericilere ne kadar hoyrat ve hukuk tanımaz şekilde davrandığının kayıtlara geçmesine mani olmak için… Buna mani olamadığı gibi, bir anda ABD’nin basın hürriyetini de tanımadığını öğrendik, işin ilginç yanı bu durum daha vahimdi. Böylece hem polisin göstericilere karşı hukuk tanımaz tavrını gördük hem de basın hürriyetinin olmadığını… Bunlar teferruat gibi kalır esas öğrendiğimizin yanında, yani ABD devlet aklı ne kadar ahmaklaşmış…

*
ABD kasabasında sergilenen manzaraların başka özellikleri de var. Kasabada az sayıda gösterici olmasına rağmen ABD’nin muharip sınıfa ait silahlı kuvvetler donanımında polis sevketmesi, daha sonra da Milli Muhafız Birliği tarafından kasabanın kuşatılması… Bu nokta çok önemli, zira bu tepki refleksi, ABD yönetim kademesindeki bir korkuya işaret ediyor. Dünyanın bilmesi ve ciddi anlamda değerlendirmesi gereken bu “korku”, ABD’de büyük bir isyanın başlayacağı beklentisidir.

Sitemizde (Fikirteknesi’nde) uzun zamandır dile getirilen bir iddia var, Arap baharı diye isimlendirilen ve Arap coğrafyasında başlayan halk isyanlarının, sadece Arap halkları ve coğrafyasıyla sınırlı olmadığı, batı dünyasını da saracağı ve sarsacağı düşüncesi… Bir çok defa dile getirilen, birçok yazıda ifade edilen bu mesele, ABD devlet aklı tarafından da kabul edilen ve beklenen bir hadise olmalı ki, büyük halk hareketlerini tetikleyecek en küçük olayı bile, dev halk hareketiymiş gibi dehşetengiz tedbirlerle kuşatmaya alıyor. Tunus’taki bir esnafın kendini yakmasıyla başlayan ateşin tüm Arap coğrafyasını yakmasına ramak kaldığını gören batı ve ABD, en küçük asayiş meselesini bile tüm ABD halkını ayaklandıracak sürecin başlangıcı ve ateşleyicisi olarak görüyor ve tüm gücüyle üzerine gidiyor.

Olayların cereyan ettiği kasabaya yapılan polis ve asker yığınağına bakınca, meseleyi başka şekilde değerlendirme imkanı olmadığını düşünüyoruz. Bizim birkaç yıldan beri yazageldiğimiz büyük halk hareketinin ABD de başlayacağı iddiamız olduğu için, zihnimiz tabii olarak o tarafa meylediyor. Bu değerlendirmemiz doğru mu yanlış mı bilmiyoruz ama küçük bir kalabalığın üzerine, onların yüz katı bir silahlı asayiş gücü sevketmek, dahası kasabayı hem askeri anlamda kuşatmak hem de medyaya kapatmak, olsa olsa bizim okuma tarzımızı teyit eder düşüncesindeyiz.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir