Adalet Merkezi Çalışmaları: “Günümüzde Adalet”

GÜNÜMÜZDE ADALET
TAKDİM
Günümüzde ülkemizde ve dünyada “adalet fikriyatı” kalmadı. Adalet, nefsin menfaat talebinin hak kisvesi altında gizlenmiş manevrası veya vasıtası haline geldi.
Modern dünyada adalet, sadece hukuka sıkıştırılmış durumdadır. Adaletin ahlak ve edep kaynağı ve çerçeveleri unutuldu. Unutuldu zira batı bunları bilmez, onun hukuk dediği şekli kaidelerden ibarettir.
Türkiye modernleştiği nispette adaletten uzaklaşmaktadır zira hem “üstün hukuk”tan hem de ahlaktan uzaklaşmaktadır. Kaynağı siyaset olan hukuk, nefsin menfaat çatışmasından başka ne olabilir ki? Önce bir hal muhasebesi yapmak, marazları teşhis etmek ve nihayet adaleti asli mihrakına irca etmek zorundayız.
Aşağıda, “Adalet Merkezi”nin hazırladığı “mevzu haritası”nın, “günümüzde adalet” kısmının teferruatlı halini bulacaksınız. Söylemeye gerek yok ki mevzu haritası üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor.

HAL MUHASEBESİ

*Adaletin kaynağı hukuk
-Adalet sadece hukuka teslim edildi
-Hukuk dışında mesela örf, ahlak, edep adaletin kaynağı olmaktan çıkarıldı
-Ülkedeki hukuk ise Avrupa’dan ithal edildi
-Adalet ile ilgili kadim müktesebatımızdan tek cümlelik bilgiye dayanılmadı
-Adalet, İslam dışı her yerde arandı, sadece İslam’da aranmadı

*Hukukun kaynağı siyaset
-Modern devletlerde ve Türkiye’de, siyaset teşri (yasama) meclisini yapar
-Yasama meclisi de kanun ve hukuk üretir
-Hukuka riayet etmek yerine siyasete girip hukuk üretmenin mümkün olduğu sistem var
-Bu durumda adaletin kaynağı siyaset haline gelir

*Siyasetin kaynağı nefsaniyet
-Modern dünyada siyasetin kaynağı nefstir
-Siyaset, çıkar guruplarının çıkarlarını gerçekleştirmek için yapılmakta ve böyle tarif edilmektedir
-Adaletin kaynağı çıkar çatışmasında aranmaktadır
-Bu durumda adaletin kaynağı “nefs” haline gelmektedir
-Nefs kuvveti sever ve ona meyleder, öyleyse adaletin kaynağı “kuvvet” haline gelmiştir

*Denge arayışı
-Nefs, kuvvet ve menfaat merkezine sıkışan hayat çatışma ve kaos üretir
-Kaostan kurtulmak için zaruri olarak denge arayışı başlamıştır
-Denge arayışı da nefs, kuvvet ve menfaat unsurlarıyla sürdürülmüştür
-Modern dünyanın denge arayışı asla adalet fikriyatı üzerinden yürümemiştir
-Ortaya çıkan dengeye batı, “hukuk” ve “adalet” demiş, dünya da bu hileye inanmıştır

MARAZLARIN TEŞHİSİ

*Hukukla sınırlandırılmış adalet anlayışı
-Hukuk şekli kaidelerden ibarettir
-Şekil adaletin muhtevasını ihata edemez
-Hukuk delile dayanır, delil olmadığında adalet yoktur
-Hayat her zaman delillendirilemez

*Yargıya mahkum edilmiş adalet anlayışı
-Gayrıresmi içtimai hakem merkezleri vardı, artık yok
-İhtilafların içtimai hal merkezleri olan “akil”, “arif” insan arayışı Kemalist rejim tarafından suç sayıldı
-İnsanlar bir arifin huzurunda helalleşerek meselelerini hal ettikleri ruhi ve içtimai altyapıdan uzaklaştırıldı
-Devlet, adaleti inhisarına aldı ve adresini de mahkeme olarak gösterdi
-Hukuka sıkıştırılmış adalet, kaçınılmaz olarak mahkemeye mahkum edildi
-Mahkeme, adalet aranan yer değil, hesaplaşılan bir arena haline geldi
-Adalet değil menfaat peşinde koşanlar, mahkemeyi nefslerinin maşası haline getirdi
-Mahkemeye, “bu meselede hakkım nedir?” sorusunu sormak için uğrayan kalmadı
-Mahkemelerin verdiği karar, ihtilafı çözmedi aksine ihtilaf kaynağı haline geldi
-Arkadaşına ödediği borcu delillendiremeyen, mahkeme zoruyla tekrar ödemek zorunda kaldı
-Yalancı şahit bulan mahkemeden galip çıktı

*Ahlaktan tecrit edilmiş adalet anlayışı
-Ahlaksız hukuk olmaz
-Ahlaksız hukuk, şekilden ibaret hale gelir ve muhtevası boşalır
-Ahlak hukukun boşluğunu doldurur
-Ahlakın feragat ciheti olmadığında adalet fikriyatı üretilemez
-Ahlaklı insanlar olmadığında doğru söyleyen şahit bile bulunamaz, adalet gerçekleştirilemez
-Yalancı şahitliğe ceza tayin etmek, delillendirilemediği ve delillendirilmesi zor olduğu için tatbik edilemedi

*Menfaate kilitlenmiş adalet anlayışı
-Modern insanın elinde menfaatten başka bir şey kalmadı
-Adalet de menfaatin manivelası haline geldi
-İstediği kararı vermeyen mahkemenin satıldığına inanılan bir kültür ve psikoloji oluştu

*Hak fetişizmine kurban edilmiş adalet anlayışı
-Hak nefsin tekeline verilince istismar edildi
-Hakkı olan bas bas bağırıyor, hiçbir ahlaki kaide ile mesul olduğunu düşünmüyor
-Hakkını isterken başkalarının haklarını umursamıyor
-Hakkın elde edilmesi için ondan daha fazla zarara sebep olmaktan imtina edilmiyor
-Hakkın ahlaki çerçevesi imha edildi

TEKLİF

*Adalet anlayışının aslına irca edilmesi
-Yeniden adalet fikriyatının oluşturulması
-Adalet hissiyatının temizlenmesi
-Adaletin hukuk, ahlak ve edep çerçevesinin oluşturulması

REMZİ TEMİZKALP remzitemizkalp@yandex.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir