AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ

AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ

1-Dünya; insan cinsine ihanet eden bir “Karanlık Akıl” tarafından esaret altına alınmıştır.
2-Karanlık Akıl; nursuz mahfillerin puslu ikliminde karar almakta, parapsikolojinin karanlık laboratuvarlarında insanlara zerk edilmekte, dünyayı karanlık dehlizlerden yönetmektedir.
3-Karanlık Akıl; insanların ruhunu, zihnini, aklını, ahlakını ve nihayet hayatını işgal ve imha etmiş, yerine kendi şeytani tabiatının hayvani içgüdülerini yerleştirmiştir.
4-Karanlık Aklın nüfuz ettiği her insan zihni, hızlı şekilde şeytanlaşmakta ve “insan” düşmanı haline gelmektedir. Karanlık akla sahip olan insanlar, hürriyet ve istiklal sahibi oldukları vehmine kapılmakta, karanlık aklın sahiplerine itaat ettiklerinin farkına varmamaktadır.
5-Karanlık Akıl; hayvani içgüdülerin gereğini yapmayı, hürriyet ve istiklal olarak sunmaktadır. Hak, hürriyet ve istiklal mefhumunun muhtevasına zerk ettiği hayvani içgüdüler, insanlar arasında mütemadi çatışma ve savaşın sebebi olmaktadır.
6-Karanlık Akıl; hayvani içgüdülerin kaçınılmaz savaşından kuvvet ve iktidar devşirmekte, yüz dolar için insan öldürecek hale getirdikleri vahşi tetikçilerle insanlığı köleleştirmektedir.
7-Karanlık Akıl; insanlığın tüm mahrem noktalarına girmiş, milletlerin mühim müesseselerine sızmış, ülkeleri askeri veya kültürel yolla işgal etmiştir.
8-Karanlık Akıl; hemcinsler arası beraberliği teşvik ederek insan neslini kurutmak, hakim olduğu coğrafyanın dışında savaşların kesintisiz devamını sağlayarak insanlığa kastetmek, insanlığın tüm kıymetlerini ve kaynaklarını sömürerek onları yokluğa mahkum etmek ve nihayetinde kendi hükümranlığını daim kılmak arzusundadır.
9-Karanlık Akıl; erkek ile kadını, ferd ile cemiyeti, halk ile devleti birbirinden ayırmış, her birine yalnız başına varlık iddiası zerk etmiş, böylece mütemadi çatışmanın tohumunu atmıştır. Bunları tek tek ideoloji haline getirerek dünyayı kan deryasına çevirmiştir.
10-İnsanlık; tarihin en derin işgal ve tehdidi altındadır.
11-İnsanlık ölüyor.
12-“Karanlık akıl”, şeytani hakimiyetini derinleştiriyor.
13-Karanlık Akla karşı silahla mücadele edilmez, zira akla mermi işlemez. Karanlık Akla karşı mücadele, yeni bir akılla, “Ahlaklı Akıl” ile mümkündür.

Öyleyse dinle, ey insanoğlu…

1-İnsan, Ahsen-i Takvim üzere yaratılmış Eşref-i Mahlukattır.
2-İnsan; münhasır ve müstesna bir varlıktır, atası da insandır.
3-İnsanı münhasır ve müstesna kılan hususiyeti, beyni ve bedeni değil, ruhu ve kalbidir.
4-Ahlak, insan ile hayvan arasındaki temel fark ve sınırdır.
5-Sadece insan ahlakla mükelleftir; hayvan ahlakla mükellef değildir.
6-Akıl, ahlakı yani insanlığı ihlal salahiyetine malik değildir.
7-İnsanlığın istiklali; hayvan olduğunu ret ve en şerefli varlık olduğunu kabul ile başlar.
8-İnsanın ferdi şubesi zaruret, içtimai şubesi mecburiyettir; liberal ve sosyalist ideolojiler insanı parçalamaktadır.
9-İnsan, kendinden ibaret birey değil, ahlakla mücehhez şahsiyettir.
10-Şahsiyet, insanın ferd şubesinde varoluş terkibi, cemiyet şubesinde varoluş amilidir.
11-Şahsiyet; cemiyeti inşa eden asıl ve asil amil, cemiyet; şahsiyeti mümkün ve daim kılan mahfazadır.
12-Ferd ve cemiyet, her birinin hakkını teslim ederken iki müstakil oluş, insanı ve hayatı tarif ederken mürekkep iki şubedir.
13-Ferd ile cemiyet arasındaki münasebet, üstün nizama doğru akan muvazene arayışıdır.
14-Ferd hürriyetin, cemiyet nizamın mümessilidir.
15-İnsanlığın istiklali; hürriyet ile nizamın mütekamil terkip kıvamında mümkündür.
16-Erkek ve kadın ayrı ayrı insanı temsil edemez.
17-İnsan, erkek ve kadının birbirini ikmal etmesiyle zuhur eder.
18-Erkek ve kadın birbirinin zıddı değil, birbirinin mütemmim cüzüdür.
19-İzdivaç olmadan erkek ile kadının vuslatı mümkün ve meşru değildir.
20-Sadece erkek ile kadının izdivacı makbuldür, diğer ihtimaller insani sınırın ihlalidir.
21-İnsanlığın istiklali; erkek ile kadının, aile müessesesini inşa etmesiyle mümkündür.
22-İktidar üzerinde özel mülkiyet kurulamaz
23-Şahıs veya gurupların iktidar imtiyazı yoktur
24-İktidar ile halk ihtilafa düşerse, haklı olan halktır
25-Ordu, halka karşı iktidarın safında yer alamaz, halkı katleden ordu, düşman ordusudur
26-İktidarın inşa ve iktisabı, seçimledir
27-Siyasi muhalefet mümkün ve zaruridir
28-Muhaliflerin ve azınlıkların hukuku muhafaza altındadır
29-İktidarın gaspı, iktidara karşı isyanın meşru sebebidir
30-Devlet, cemiyetin teşkilatlı halidir.
31-Devlet, şahsiyet sahibi insanlar için lüzumlu, şahsiyetsiz bireyler için zaruridir.
32-Devlet, medeni cemiyet için tabii netice, keşmekeşe düşmüş toplum için sun’i müeyyidedir.
33-Devlet, nizamın müesses tezahürüdür.
34-Devlet, şahsiyet ve cemiyeti medeniyet ufkuna taşıyan müesses vasıtadır.
35-Devlet, maddi kuvvetin temerküz ettiği büyük teşkilattır.
36-Maddi kuvvet, çıplak olarak bırakılamaz, hukuk ve ahlakla sarılmalıdır.
37-Hukuk, kuvvetin şekli sınırlarını tespit eder.
38-Ahlak, kuvvetin muhtevasını ve maksadını tayin eder.
39-Hukuksuz devlet zorba, ahlaksız devlet vahşidir.
40-Bugünün dünyasında ahlaklı devlet kalmamıştır.
41-İnsanlığın istiklali; ahlaklı devletlerin kurulmasıyla mümkündür.
42-İnsan canı azizdir, öncelikle can emniyeti sağlanmalıdır.
43-“Bir insan katleden, tüm insanlığı katletmiş gibidir”.
44-Canın bedeli candır, haksız yere can alanın canı alınır. Ancak ihkak-ı hak menedilmiştir, ceza tayini ve infazı hukuk marifetiyle devlete aittir.
45-Bir can için dünyanın tüm servetini harcamayı, tüm ordularını seferber etmeyi göze almadan insanlığın istiklali sağlanamaz.
46-Akıl emniyeti sağlanmalıdır.
47-Akıl, öncelikle insanın “insanlığını” idrak melekesidir.
48-Akıl emniyeti, insan olmanın ve insan kalmanın teminatıdır.
49-Tefekkür hürriyeti, akıl emniyetinin mütemmim cüzü ve neticesidir.
50-Tefekkür, insanın haysiyetidir, vazgeçilmesi ve engellenmesi düşünülemez
51-Esas olan akıl emniyetidir, akıl emniyeti sağlanmadan tefekkür hürriyeti muhaldir
52-Her din, kültür, mefkure kendi akıl terkibini ve çeşidini inşa edebilmelidir
53-Batı tarafından icbar edilen “tek akıl” (pozitif akıl), tefekkür hürriyetine manidir.
54-Hiç bir din, kültür ve mefkure insanlığı; kendi akıl terkibini kabule zorlayamaz.
55-Tefekkür hürriyeti, ahlakla mahduttur; akıl ve ahlak teklifinde bulunmayan tefekkür iddiası batıldır.
56-İnsanlığın istiklali; tek akıl hakimiyetinin son bulmasıyla mümkündür.
57-Din emniyeti sağlanmalıdır.
58-Din, insanın hakikatle kurduğu irtibattır.
59-Din, hakikatin hayatını teklif eden manzumedir.
60-Din emniyetine dönük her türlü tecavüz şiddetle def edilmiştir
61-Farklı dinler birlikte yaşayabilmelidir
62-Dinlerin birbiri üzerinde baskı kurmadığı dünyada insanlığın istiklali temin edilmiştir.
63-Nesil emniyeti sağlanmalıdır.
64-Nesil emniyetinin ilk şartı nikahtır.
65-İnsan kainattaki en aziz varlıktır, insanın doğumuna ve yaşamasına mani olmak yamyamlıktır
66-İnsanın kürtaj yoluyla katli menedilmelidir, ekmeği paylaşma kaygısı kürtajın mazereti değildir.
67-Bebeğin doğumuna mani olanlar, insanı öldürmekte de mahirdirler
68-Çocuğun doğmasına müsaade edilmeyen bir dünyada, insanlığın istiklali muhaldir.
69-Mal emniyeti sağlanmalıdır.
70-Mal kavgası, insan kadar aziz bir varlık için tahkir edicidir.
71-Mala karşı işlenen suç, insanın kendini tahkir etmesidir, hiçbir ferdin, cemiyetin ve devletin; kendini, insan cinsini ve insanlığı tahkir etmesine müsaade edilemez.
72-Mal kavgasına dönük her sebep yok hükmündedir. Lakin;
73-Dünyadaki her aç insandan bütün insanlık mesuldür.
74-Tüm insanlık asgari hayat seviyesine ulaşana kadar mal emniyeti sağlanamaz.
75-Mal emniyetinden öncelikle zengin şahıslar ve devletler mesuldür, zenginler mallarını korumakla değil, fakirlerin asgari ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir.
76-Hiçbir zengin, zaruri ihtiyaçlarını karşılayamamış bir insanın taarruzu karşısında mal emniyetine iltica edemez.
77-Aç ve muhtaç insanların bulunduğu dünyada, insanlığın istiklali sağlanamamıştır.
78-Ahlak, insan olarak doğan varlığın, insanlaşma sürecidir.
79-Hiçbir ideolojik bakış ve anlayış ahlaktan müstakil değildir, önce ahlakını teklif etmeyen ideoloji yok hükmündedir.
80-Ahlakın siyasi sınırları yoktur fakat farklı ahlak telakkileri mümkün ve lüzumludur
81-Ahlak ve İstiklal Beyannamesi cihanşümuldür, siyasi rejimlerin ve iktidarların insafına terk ve teslim edilemez
82-Siyasi iktidarlar, Ahlak ve İstiklal Beyannamesine malik değil, tabi olmalıdır
83-İnsanlığın istiklali; dünyanın, bir “Ahlak ve İstiklal Şurası” kurmasıyla mümkündür.
84-Türkiye; Ahlak ve İstiklal Beyannamesini tüm dünyada temsil ve tekeffül etmeye namzettir.

HAKİ DEMİR
VEYSEL ASLANTAŞ

Share Button

AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ” üzerine bir düşünce

  1. AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ’ni izninizle sosyal medyada paylaşıyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir