AKIL İNŞASI-NAZARİYAT-

AKILİNŞASI-nazariyatAkıllı insanların yetişmesi konusunu önemsediğimiz açık. Fakat akıllı insanın nasıl bir insan olduğu sorusunun cevabını bilmediğimiz gibi nasıl yetişeceği konusunda da bir fikrimiz genellikle yoktur.

Hayatın kahir ekseriyetini akılla yaşadığımızı bilmesek dahi hissederiz. Günlük hayatımızda “akıllı olmak” tabirinin farklı çeşitlerini sayısız defa kullanırız. Muhataplarımızı veya kendimizi akılsızlıkla defalarca suçlarız. Fakat aklın ne olduğunu ve nasıl geliştiğini bilmeyiz. Üstelik bunu bilmediğimizi kendimize ve muhataplarımıza asla söylemeyiz.

Akıl kelimesinin tarifini dahi bilmediğimiz için, “akıl eğitimi” konusunu hiç gündemimize almayız. Resmi müfredatta (milli eğitimin müfredatında) olmadığı gibi gayriresmi programlarda da akıl eğitimi konusu gündeme hiç gelmez.

Hiç kimsenin anlamını bilmediği fakat aksine sıklıkla kullandığı akıl, nasıl oluyor da kendini bu kadar maharetle gizleyebiliyor? En çok bilinen (bilindiği zannedilen) fakat en az bilinen akıl konusu nasıl oluyor da bilim adamlarının dikkatinden kaçıyor?

Akıl eğitiminin ne olduğu bir tarafa, akıl konusu yeterince (aslında hiç) gündeme gelmediği için tamamen bakir bir alan olarak durmaya devam ediyor. Akıl eğitiminin anlaşılması (anlatılabilmesi) için akıl konusunun asgari seviyede açıklanması lüzumu açıkça kendini göstermektedir.

Akıl eğitimi konusunun iki ciltte incelenmesinin sebebi budur. Akıl konusu bilinmediği için akıl eğitimi konusunun ele alınması mümkün değildir. İki cilt olarak hazırlanan akıl eğitimi eserinin birinci cildinde (bu ciltte) aklın mahiyetini, unsurlarını, kaynaklarını, sınırlarını incelemek ve özellikle de teşekkül sürecini tetkik etmek zarureti hâsıl olmuştur.

Akıl eğitimi konusunun teorik cihetinin incelendiği bu ciltte, doğrudan akıl eğitimi konusunun görülememesi bu sebeptendir. Bu cilt anlaşılmadığı takdirde ikinci cilt olan “akıl eğitimi 2 pratik” isimli eserin anlaşılması ve faydalanılması kabil olmayacaktır.

Akıl eğitimi, teşekkül etmiş bir aklın eğitilmesi değildir. Aksine aklın teşekkül sürecindeki insan eğitimidir. Bu manada akıl eğitimi aslında aklın teşekkül eğitimi veya aklın inşasıdır.

Aklın inşası, öncelikle bir akıl tasavvurudur. “Akıl tasavvuru”, küçük çaplı bir “insan ve hayat” tasavvurudur. Zira akıl, hem insanın ve hem de hayatın mikro seviyedeki nüvesidir.

Aklın teşekkül sürecinde muhtevasına yerleştirilen unsurlar, aklın sahibi olan insanın kişiliğini oluşturabileceği gibi hayatı nasıl yaşayacağını da tayin eder.

İnsanın akıldan ibaret olmadığı ve hayatın da sadece akılla yaşanmadığı malumdur. Aklın dışında insanın sahip olduğu başka iç âlem merkezleri ve unsurları olduğu, hayatın da akıl alanı dışında duygu ve fikir (ideoloji) alanları olduğu vakadır. Hakikaten sadece akılla yaşanacak olan hayatta başarılı olmak kabil olabilir belki ama o hayat yaşanmış olmaz. Zira “zevk” akılla değil duygu ile yaşanabilecek bir vakadır ve hayattan zevki çıkardığımızda büyük bir boşluk meydana gelecektir. Ne var ki zevk almanın usullerini ve şartlarını da akılla oluşturma imkânının olduğu unutulmamalıdır.

Aklın muhtevasına duygunun kâfi dozda enjekte edilmesi lüzumu anlaşılmaktadır. Aklın teşekkül sürecinde bu eğitimin yapılmaması halinde daha sonra akıl-duygu ilişkisinin doğru ve sağlıklı kurulamadığı vakadır. Bunun gibi akıl ile zeka arasındaki ilişkinin ve aklın zekadan faydalanması konusunun ihmal edilmesi vahimdir.

 

*

 

Bu eser, ilköğretim çağındaki çocukların akıl eğitimi esas alınarak hazırlanmıştır.

AKIL İNŞASI -NAZARİYAT- KİTABI İNDİRakıl inşası nazariyat

Share Button

AKIL İNŞASI-NAZARİYAT-” üzerine bir düşünce

  1. Selamun aleyküm
    Allah kolaylik versin arkadaslar. Cok zor bir alan sectiniz.

    Akil insasi, nazariyat ve tatbikat kitaplarini bir sakincasi yoksa pdf gönderirseniz cok cok memnun olurum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir