AKIL NEDİR -E KİTAP- Haki DEMİR-

AKIL NEDİRAkıl bahsi zordur. Aklın terkibi bir mahiyet ve bünyeye sahip olması, aklı anlaşılabilir hale getirmektedir ama giriftliğin tabi neticesi olarak anlaşılmasını da zorlaştırmaktadır. Zorluğun temel sebebi, insanda (ve hayatta) akıl ile ilgili ve ilişkili olmayan bir varlık veya vakanın olmamasıdır.

Aklı tarif etmenin zorluğu, hem insan iç dünyasındaki en önemli merkezlerden birini tarif etme mecburiyeti ve hem de hayatı tarif etme mecburiyeti, devasa mana yükünü çerçeveleme lüzumundan kaynaklanmaktadır. Aklın insan ile hayatın berzahında bulunan konumu, onu sadece psikolojik unsur olarak tarif etme imkânından mahrum etmektedir. Aklın sadece insan iç dünyasında harmanlanan ve sadece orada kalan bir unsur olduğu düşüncesi, insanı, aklı ve hayatı anlamamaktır.

Aklın ihata edici tarifini yapamamaktan kaynaklanan muhtelif tarifler, aklın bir fonksiyonuna, özelliğine, sınırına veya maharetine atıf yapmaktan kurtulamamaktadır. Bu durumlarda ortaya çıkan tarif, aklın tarifi değildir. Bunları akıl tarifi olarak kabul etmek, aklı sınırlandırdığı gibi, insanı ve hayatı da sınırlandırmaktadır.

Aklı sınırlandırmak fevkalade problemli bir yaklaşımdır. Aklın sınırlarının bulunduğu vakadır ama tabi sınırlarını tespit etmek ile o sınırlardan daha gerilerde sınırlar tayin etmek, aklı kısırlaştırmakta ve hacmini daraltmaktadır. Vahim olan nokta ise, aklın hacmi daraltıldığında insanın ufkunun ve hayatın hacminin de daraltıldığının farkına varılmamasıdır.

Aklın tarifinde yaşanan problemler iki istikamette kendini göstermektedir. Birincisi aklın sınırlarını daraltarak hayatın hacmini küçültmek, diğeri ise aklı sınırsız kabul ederek insandaki diğer idrak merkezlerini ihmal etmektir. Aklı küçültmek ile olmadığı kadar büyük kabul etmek arasında insanı ve hayatı yanlış anlama konusunda fark yoktur.

Aklı, tabi sınırlarının ötesinde tarif etmeye çalışmak, şuur gibi üst idrak merkezini ihmal etmek hatta imha etmek neticesini verecektir ki şuur, insanın kendini gerçekleştirmesinin zirvesidir. Akıl şuurun yanında çocukların çelik çomak oynamak için ihtiyaç duyacağı idrak merkezi gibi kalır. Bu manada aklı tabi sınırları ötesinde tarif etmekle aklın hacmini büyütmüş olunmayacağı gibi insanın hacmini küçültmek kaçınılmaz olur. Çünkü üst idrak merkezinin reddi (şuurun kabul edilmemesi) insan hacmini küçültür.

 

*

 

Akıl tetkiklerinde dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi akıl yaşıdır. Akıl yaşı, akıl seviyesini göstermektedir. Bir seviyedeki aklın tetkik edilmesi, o seviyedeki gerçekliğini tespit etme imkânını verir. Eğer akıl yaşı konusu ihmal edilirse, aklın belli bir seviyedeki hali aklın tek gerçekliği olarak kabul edilecektir. Bu durumda akıl incelenmiş olmayacak, o seviyedeki akıl incelenecek ve o seviyedeki akıl ise “akıl” zannedilecektir.

 

*

 

Akıl tariflerinde en önemli noktalardan birisi, gerçeklik kavrayışının tarif edilmesidir. Gerçeklik kavrayışı, akıl merkezinde tarif edilir. İnsanın sahip olduğu akıl bünyesi hangi seviyede ve hangi özelliklere sahipse gerçeklik kavrayışı o istikamette meydana gelecektir. Aklın tarifi aklın hacmini küçültüyorsa gerçeklik kavrayışı o nispette gerçeklikten uzaklaşacak (gerçekliği kapsamayacak) diğer taraftan aklın tarifi aklın tabi sınırlarının ötesinde yapılıyorsa gerçeklik kavrayışı ile hayal arasındaki sınır çizilemez hale gelecektir.

Gerçeklik kavrayışı, ferdi gerçeklik ile objenin gerçekliği arasındaki dengede meydana gelir. Bu sebeple gerçeklik kavrayışı ferdi hayatın ta kendisidir. Gerçeklik kavrayışında isabet kaydedemeyen insanın ferdi hayatı, objektif gerçekliğe tutunamayacaktır. Objektif gerçeklik ile gerçeklik kavrayışı arasındaki makas ne kadar açılırsa ferdi hayat o nispette felakete uğramıştır.

Gerçeklik kavrayışını üreten akıldır. Aklın dışında birçok unsurun gerçeklik kavrayışının oluşmasında katkısı olduğu doğrudur. Bunlardan en önemlileri duygu ve zekâdır. Fakat akıl, insan iç dünyasında meydana gelen tüm vakaları değerlendirebilen ve bir merkeze bağlayan unsurdur. Diğer unsurların gerçeklik kavrayışına katkılarını dengeleyecek ve yerli yerine oturtacak olan akıl olduğu için aklın doğru tarif edilmesi lüzumu açıktır.

Neticede akıl tarifi ile insan ve hayat tarifi yaptığımız malumdur. Bu cihet unutulmadan aklın izahına teşebbüs edilmiştir. Fakat aklın tarifini yapmakla aynı zamanda yapmış olduğumuz insan ve hayat tarifinin, insanın ve hayatın akli tarifi olduğu vakadır. İnsan ve hayatı sadece akıl merkezinden görmek gibi devasa bir hataya düşülmesini önlemek için aklın dışındaki insan iç alemindeki unsurlara zaman zaman atıf yaptığımızı hatırlatalım.

KİTABI OKUMAK İÇİN TIKLA AKIL NEDİR

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir