AKILSIZ VAHŞET ÇAĞI BAŞLADI

Gazze deniz seferine Yahudi domuzlar çetesinin silahlı saldırı yapacağını beklemiyordum. Neden beklememiştim? Silahlı saldırı yapması halinde dünyada meydana gelecek İsrail ve Yahudi düşmanlığının her alanda (diplomatik, askeri, iktisadi vesaire) zirve yapacağını ve küçücük bir akıl sahibinin bile böyle bir neticeyi öngörebileceğini düşünmüştüm. Bu neticeleri öngöreceği için Yahudi domuzlar çetesinin silahlı saldırı yapmayacağını düşünmüştüm. Bu düşüncemin temeli, Yahudi Domuzlar Çetesinin vicdan, merhamet ve insanlık gibi yüce değerlere sahip olması değil, kendi lehine hiçbir netice doğurmayacak fakat aleyhine devasa zararların meydana gelmesi kaçınılmaz olan bir işi yapmamayı akledebileceğiydi. Şimdi dönüp hadiseye baktığımda nerde yanıldığımı anlamaya çalışıyorum.
Yahudi Domuzlar Çetesi, vahşetini aklını kullanarak yapıyordu, anlaşılan o ki, artık vahşetini akılla yapmıyor zira aklını kaybetmiş. Artık Yahudi Domuzlar Çetesi, “akıllı vahşet” değil “akılsız vahşet” devrini başlatmış. Akıllı vahşet, sadece menfaatini düşünmek ve menfaatin dışında hiçbir “insani kıymet”i önemsememektir. Akılsız vahşet ise menfaatinin ne olduğunu bile hesaplayamayacak kadar insanlıktan uzaklaşmaktır. Vahşetin her türlüsü, sahibine zarar verir fakat akılsız vahşet sahibini imha eder. Yahudi Domuzlar Çetesi (nam-ı diğer İsrail) akılsız vahşet dönemini başlatmakla, kendi kafasına sıkmıştır ve bundan sonra hızla yokolacaktır.
Bir noktada değerlendirme hatası yaptığımız doğru. Aslında Yahudi Domuzlar Çetesi, uzun bir müddetten beri, “akıllı vahşetten”, “akılsız vahşete” doğru hızla kayıyordu. Fakat nedense bu noktayı göremedik. Gazze deniz seferine yapılan saldırı, “akılsız vahşet” döneminin açık şekilde başladığını gözlerimize soktu.
“Akılsız vahşet” döneminin başladığının bilinmesi gerekiyor. Akılsız vahşet döneminin başladığını anlamadan yapılacak her şey yanlış olacak ve eksik kalacaktır. Akılsız vahşet döneminin tek özelliği vardır; kuvvet… Akılsız vahşet dönemini başlatan Yahudi Domuzlar Çetesine karşı kullanılması gereken tek dil, kuvvet dilidir. Bunun anlamı ise açık, sürekli savaş…
Evet… Akılsız vahşet çağını başlatan Yahudi Domuzlar Çetesine (YDÇ) karşı sadece kuvvet kullanılmalı ve bu durum kesintisiz devam ettirilmelidir. Ne zamana kadar? YDÇ sinin hesabı “bire” kadar görülene kadar. Müslümanlar başta olmak üzere tüm dünyanın YDÇ sine karşı kesintisiz savaşı başlatması gerekiyor.
Fakat…
YDÇ sinin başlatmış olduğu akılsız vahşet çağına karşı açılacak olan “kesintisiz savaş”, onların “akılsız vahşetine” mukabil, “akıllı savaş” olmak zorundadır. Zira unutulmamalıdır ki, savaşı kazanan silah değil, insandır ve insada da iman ve akıldır. Müslümanlarda imanın olduğunu bildiğimiz için bu savaşı kazanacak olan manivelanın “akıl” olacağını söyleyelim.
***
Akılsız vahşet, hayvanlarda akıl olmadığı için “hayvani vahşet” şeklinde anlaşılabilir. Uyandıracağı ilk tedainin (çağrışımın) bu olacağını tahmin ettiğimiz için yanlış anlamayı önlememiz lazım. Hayvanlarda akıl olmadığı doğru ama aklın dışında adına sevk-i tabi (içgüdü) dediğimiz sınırlayıcı bir tabiat bulunmaktadır. Hayvanlar kendi varlıklarına yerleştirilmiş olan tabiatlarının dışına çıkma imkanına sahip olmadıklarından dolayı, vahşetleri, tabiatlarındaki programla tahdit edilmiştir. Varlık aleminin içinde tabiatını aşma imkanına sahip olan insandır. İnsan ise tabiatını “akıl” ile aşabilir. Tabiatını aşma kudretinin manivelası olan akıl, misilsiz bir nimettir ama aşılan mizacın (insan tabiatı) aşağı mı yukarı mı olduğu sorusu unutulmamalıdır. Akıl, insan tabiatını aşağı (hayvandan daha aşağı) ve yukarı (meleklerden daha yukarı) aşma kudretine sahiptir. Bu özellik aklın yalnız başına bir “kıymet” olmadığını gösterir. Akıl, insan tabiatını aşağı doğru aşmaya başladığında ulaşabileceği ufuk korkunçtur. Dünya tarihindeki vahşetlere bakıldığında akılla işlenebilmiş olan vahşetleri, hiçbir hayvan işlememiştir. “Akıllı vahşet” bile sınırsızdır.
Akılsız vahşet ise, varlık içindeki insan cinsinin, akılla elde etmiş olduğu bilgi, tecrübe ve teknolojiyi kullanırken aklı devre dışı bırakmış halidir. Temelinde yine de akıl olduğundan dolayı “akılsız vahşet”, “akıllı vahşet”ten mukayesesiz şekilde daha alçakçadır. Vahşetin malzemelerini, araç ve gereçlerini, metot ve formüllerini akılla temin eden “akılsız vahşet”, yeryüzünde hiçbir vahşet ile mukayese edilemez. Hayvanların vahşeti, “akıllı vahşet”in sınırlarına bile ulaşamazken, “akılsız vahşet”i ufukta bile göremez.
***
“Akılsız vahşet” sahipleri ile yapılacak savaşın bazı özellikleri var.
*Akılsız vahşet sahipleri ile yapılan savaşta adalet kaygısı taşımaya gerek yoktur. Bu savaşın sadece akıllıca yapılması gerekir. Savaşın nihai hedefi akılsız vahşet sahiplerinin imhası olduğu için adalet ve barış gibi yüce değerlerin, bu mahluklara uygulanması lüzumu yoktur. Zira adalet ve barış gibi yüce değerler bu mahluklara tatbik edildiğinde kirlenir. İmha edilmesi gerekenlere karşı adil davranılması lüzumundan bahsedenler, anlamsız bir adalet fetişizmi içinde kıvranmaktadır.
*Akılsız vahşet sahipleri ile yapılacak savaş kesintisiz olmalıdır. Bu savaşın fasılalarla yapılması ve aralarda barış görüşmelerine başvurulması, onların kendilerini “insan sınıfına” koymalarına sebep olur. Bundan şiddetle kaçınmak gerekir.
*Akılsız vahşet sahipleri ile yapılacak savaşın nihai hedefi, barış değil imhadır. “Akılsız vahşet” sahiplerinin ıslahının imkansız olduğu asla unutulmamalıdır. “Islahı imkansız olanın imhası zarurettir” düsturunun unutulması, dünyanın ve insanlığın bu pisliğe katlanmak zorunda kalmasına vesile olur. İnsanlık bu pislikten kurtulmadıkça “arınamaz”, “insanlaşamaz”, medeniyet kuramaz ve aynaya bakamaz.
*Akılsız vahşet sahipleri ile yapılacak savaşın maksadı, toprak kazanmak, ekonomik menfaat elde etmek vesaire değil, insanlığı hayvandan milyonlarca kat daha aşağı olan mahluklardan kurtarmaktır. İnsanlık, tarihinde bir defa da olsa, hiçbir menfaat gözetmeden bu savaşı gerçekleştirmeli ve kendini tarihi mesuliyetten kurtarmalıdır.
*Akılsız vahşet sahipleri ile yapılacak savaşta, asla ve kat’a diplomasinin kullanılmaması ve muhatap alınmaması gerekir. Hayvanlardan milyonlarca kat daha aşağı olan “insan suretinde yaratılmış” mahluklarla görüşme yapmak (aynı masaya oturmak) onlardan farklı görünmeye mani olur.
*Akılsız vahşet sahipleri ile yapılacak savaş, idealist bir savaş olmalıdır. Dünya insanlığı, bu savaş için neye katlanmak gerekiyorsa idealist tavırla katlanmalıdır. Akılsız vahşet sahipleri, dünyayı istila eden özel tür bir mikroptur ve tüm dünya bu mikrobu imha etmek için işbirliği yapmalı ve gerekirse en ağır bedeli ödemelidir. Asla unutulmamalıdır ki, mikrobun ıslahı imkansızdır.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir