AKTÜEL YAZILAR -9- BATI’NIN ÇÖKÜŞÜ VE FELSEFİ KRİZ

Batı’nın çöküşü aşikar… Bu çöküş umumi efkarın sandığı gibi iktisadi bir krizin neticesinden doğan bir çöküş değil. Batı uygarlığında iktisadın ağırlıklı bir yeri olduğu için, Batı’nın pörsüme devrisinde müşahhas sebeblerin başında iktisat sorunu algılanmaktadır. Halbuki bu temelden yanlış bir çıkarımdır. Nasıl mı?  İşte cevabı…Batı’nın bu çağdaki krizi ve çöküşünün temelinde yatan sebeb,  felsefî bir krizden alâkalıdır. Bu yüzden Batı içine düştüğü keşmekeşten kurtulamayacaktır. Zira krizin sebebi felsefî dehalardır.

Özellikle İkinci Cihan harbinden sonra, Batı’da, felsenin adı var, deha çaplı filozofu yoktur. O halde sıkıntının ve krizin kaynağı, bir çoğu yahudi olan 19. Yüzyıl filozoflarındadır. Her biri deha çaplı olan bu cins kafalar, cemiyetteki bütün sıkıntılar karşısında İslamiyet gibi bir güneşten yoksun oldukları için büyük buhrana kapı aralamışlar, ve bir asır sonra bugünkü Batı’nın çöküşünü bir nevi hazırlamışlardır.

Batı çöküyor.

Bize kalan çöken binânın altında enkaz olmak mıdır?

Yoksa dehalarımızı keşfedip ve onlarla istihdam yollarını açmak mıdır? Bu sualin cevabı eğer müsbet bir cevab ise, tatbikat açısından ilk yapılması gereken iş, dehalarımızı içine alacak “akıl terkibini” yani “akl-ı selim terkibini” inşa edebilmektir. İslam orta zekalıların idrakine emanet edilecek kadar kıymetsiz değil.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir