AMERİKA ÇÖKÜYOR-1 (İKTİSADİ DURUM)

İKTİSADİ DURUM
Amerikan rüyası kabusa dönüyor Amerikan devleti ve halkı için. Fikirteknesinde Batı’nın çöküşünün felsefi ve psikolojik temelleri üzerinde çokça durduk. Bu minvalde yaptığımız araştırmalar sonucu elde ettiğimiz sayısal veriler de bizi çok çarpıcı sonuçlara ulaştırdı.

Bırakın süper güç olmayı, bir kaç sene sonra ciddiye alınacak bir Amerika bile kalmayabilir dünya sahnesinde.

Durmaksızın para bastığı halde neredeyse değişmeyen devlet bütçesinin yanında 2008’den bu yana yılda ortalama 1.5 trilyon dolar artan bir borç yüküyle karşı karşıya ABD. Bugün toplamda 16.3 trilyon doları bulan bir borç yükünden bahsediyor Amerikan resmi kaynakları.

100 milyon kişinin devletin yardımıyla ayakta kaldığı bir Amerika var artık.

Suç oranları vahim boyutlara ulaşmış durumda ve gittikçe de önü alınamaz bir kaosa doğru sürükleniyorlar. Öyle ki bazı eyaletlerin güvenlik ofisleri, halka gerektiğinde kendilerini korumaları için silahlarını dolu tutmalarını söylüyor.

Bu yazıyla başlayan bir yazı dizisiyle, İstatistiki verilerle ABD’nin bugünkü durumunu ve gidişatını kaynaklarla aktarmaya çalışacağız.

Bugün ilk olarak ABD’nin iktisadi durumunu açıklayan bu yazıyla başlıyoruz. Yazının içinde bulunan bağlantılara tıklayarak edindiğimiz verilerin kaynaklarına ulaşabilirsiniz.

Borç Durumları, Bütçe Açıkları

Amerika tarihinde hiç olmadığı kadar borç içinde. Bugün yaşayan insanların torunları bile ömürboyu bu borcu ödemek için çalışacak. Bu durumu borç köleliği olarak niteliyor bazı çevreler ki yanlış bir tespit değil.

2008 ocak ayında yaklaşık 9 trilyon dolar borcu 4 trilyon dolar parası varken, 2012 aralık itibariyle borcu 16 trilyon doları geçmiş ve hazinesinde 4.8 trilyon dolar parası var.(Para bastığı gerçeği dikkate alınmalı.)

Aralık 2012 itibariyle Amerika’nın resmi borcu 16.3 trilyon dolar. Bu meblağ, her bir kişi başına $51.918 ve her bir hane başına $134.932 borç anlamına geliyor.

2011 sonu itibariyle;
Devlet çalışanları ve askerler’in emeklilikleri için harcanan para $7.3 trilyon
Sosyal güvenlik(maaşlar, ikramiyeler) için yapılacak finanse edilmemiş ödemeler tahmin edilenin çok daha ötesinde olarak $18.8 trilyon.
Sağlık sigortası kapsamında yapılan yardımların maliyeti $24.4 trilyon.

Bu yıl(2012) Amerikan bütçesi yine 1 trilyon dolardan fazla açık verdi.

Benzer istatistiki verilere buradan ulaşabilirsiniz…

Kredi pazarında(bankaların kredi satması) halkın bankalardan aldığı krediler neticesinde kaydedilen borç 1980 de $5 trilyon dan az iken, bugün bu meblağ $54 trilyonu geçmiş durumda.

Amerika’da tüketici borçları 1971’den bu yana %1700 arttığı gözlemleniyor.

Üniversite eğitimi gittikçe daha pahalı hale geliyor. Üniversite öğrencileri enflasyondan dolayı, 10 yıl öncesine göre 2 kat daha fazla borçlanıyor.

Üniversite öğrencilerinin yaklaşık 3 te 2 si bugün kredilendirilmiş borçlu olarak mezun oluyor. Öğrenciler ortalama $25.000 lık bir borç yüküyle üniversiteden mezun oluyorlar.

Bundan dolayı üniversite öğrencileri ciddi bir borç yüküyle hayata başlıyorlar. Şu anda Amerika’da kredili öğrenci borçları 1 trilyon doları geçmiş durumda.

Birçok eyaletinde toplu taşımanın yaygınlaşmamış olmasından dolayı, bir öğrenci mezun olduktan sonra işe gidebilmek için bir araba almak zorunda. Bugün Amerika’da araç satışlarının %70’i kredili satışlar olarak gerçekleşiyor.

Amerika’da Otomobil pazarında ortalama kredi süresi 6 yıl. Yani bir araba için yapılan borçlanma ortalama 6 yıl. Ev araba satışlarının(kredili satış) yarıya yakını alt gelir grubundan insana yapılıyor. Bu durumda kredili borçların %45’i alt gelir grubuna ait.

1955’den bu yana mortgage borçlanması GDP(Sayri Safi Yurtiçi Hasıla) nın 3 katından fazla. Bankalar evlere, ev sahiplerinden(!) daha fazla sahip durumda aslında. Bu durum eşi benzeri görülmemiş bir durum ABD için. Bugün ev sahipleri ortalama olarak evlerin %40’ına sahipler.

Bir Amerikan vatandaşı bir ev aldığında, tabi ki içini eşyalarla da doldurması gerekiyor. Birçok kişi bu harcamaları kredi kartıyla yapıyor. Kredi kartı kullanların %46 sı borçlarını ödeme ayından bir sonraki aya devrediyor. Bugün Amerika’da kredi kartı borçları toplam 798 milyar doları bulmuş durumda ve 7 Amerikalıdan 1’inin en az 10 kredi kartı var.

Borç yükü Amerika’da orta sınıfı yok ediyor. Yakında Amerika az bir elit ve geri kalanı fakir olan bir ülke haline gelecek.

Amerika’da hasta olmak yasaklanacak bu gidişle. Bir araştırmaya göre kişisel iflasların %60 ından fazlası sağlık masraflarından kaynaklanıyor.

Son 3 yılda, Amerikanın ulusal borcu 5 trilyon dolar arttı. Ve geçen her bir saatte bu borç 150 milyon dolar artıyor.

Borç yükü bu haldeyken devletin yaptığı israflardan yakınan bir makalede, “kokain verilmiş farelerin jaz müzik karşısında verdiği tepkilerin araştırılması” na para harcandığından şikayet ediyor bir makalede.

İşsizlik oranları

İşsizlik oranları kamuoyu nezdinde ekonominin gidişatını açıklaması bakımından çok önemli yer tutuyor. Bu nedenle de aslında en tartışmalı istatistiklerin başında geliyor.

Bu noktadaki araştırmamız ve analizimiz Amerikanın iş ve işçi durumlarının belirlendiği kurum. İngilizce olarak Breau of Labor Statistics olarak adlandırılıyor. Amerika’nın işsizlik oranları ay bazında resmi olarak bu birim tarafından yayınlanıyor.

6 tip işsizlik oranı var, bunlardan bir tanesi de resmi işsizlik verileri olarak belirlenmiş ve anaakım medya resmi işsizlik verisi tipindeki veriyi baz alıyor.

Bu tipteki(U-3) oranlara göre yapılan değerlendirmelerde son aylarda Amerika’daki işsizlik oranlarının düştüğü sonucuna varılıyor. Burada dikkat edilmesi gereken bir kaç husus var;

1’incisi istatistiklerin hiçbirinde son 12 ayda aktif olarak iş aramamış olanlar hesaplanmıyor.(İşi olmayan herkes bir şekilde istatistiki verilere girecek bir noktadan iş aramıştır varsayımı yapılıyor.)
2’ncisi ve çok daha önemlisi kendi isteği dışında yarı zamanlı çalışanlar dahil edilmiyor.
3’üncüsü de son bir yılın az bir döneminde iş aramış(sanırım iş arama konusunda pek aktif olamamış demek istiyor, kurumun internet sitesindeki ifade böyle) olanlar hesaplanmıyor.

Tüm bunlar düşülünce resmi oran epey bir düşük hale geliyor. Fakat bu 6 istatistik tipi içindeki U-6 raporu olarak belirtilen raporda yukarıda 2’nci 3’üncü madde olarak belirttiğimiz kalemler dikkate alınıyor. Resmi istatistik tam da bu noktada kendini ele veriyor.

Resmi istatistik dediğimiz U-3 tipi raporu incelediğimizde Kasım 2012 itibariyle, istatistike göre ABD’nin işsizlik oranı %8.3 fakat U-6 raporuna baktığımızda bu oran %14.4. Ayrıca önceki yıllardaki istatistiklerin seyri, oranlar yaz ve bahar aylarında düşse de kış aylarında tekrar yükseliş trendi gösteriyor.

Zenginler Kaçıyor

Yüksek vergi ödemek istemeyen Amerikalı zenginler daha önce hiç olmadığı oranda vatandaşlıktan çıkıyor.

Krizden sonra Amerika’nın süper zenginlerinde ani bir yer değiştirme baş gösterdi.

2011 yılında 1700, krizden 2012 yılının ilk çeyreğine kadarki sürede toplam 4500 e yakın Amerikalı vatandaşlıktan çıktı. Bunların arasında Singapur vatandaşlığına geçen Facebook milyarderi Eduardo Saverin de çokça bahsedilenlerden.

Ayrıca krizden bu yana 10 milyon kişi de, Amerika içinde farklı eyaletlere göç etmeyi tercih etti. Bu göçlerin de büyük orada güney eyaletlerine doğru gerçekleştiği gözlemleniyor.

Burada yüzlerce başka istatistikten bahsetmek mümkün, yazının içindeki bağlantılardan bu verilere ulaşılabilir. Fakat yerimiz ve zamanımız kısıtlı. Bir an önce artık Batı diye bir uygarlığın kalmadığına ikna olmamız gerekiyor. Dünya’nın medeniyet eksenli düşünebilen fikir adamlarına olan ihtiyacı her geçen gün ekmek ve sudan bile daha büyük bir ihtiyaç olarak hayatımızda yer ediyor.

Bu yazılarla ulaşmaya çalıştığımız nokta “oh olsun onlara” şeklinde sonuçlanmamalı zihinlerde. Medeniyet ufkuna vakıf fikirlere her zamankinden daha çok ihtiyacı var dünyanın bugün.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir