Aşk ve Muhabbet davasında yalancıyım…

Bize sesleniyorum!
Cahiliz!
Daha kötüsü;
Cahil olduğumuzdan da cahiliz!
Halimizi geçti kâlimiz!

Tasavvufu anlatıyorduk ya devam ediyoruz.

Tasavvuf;
Ruhu geldiği yere geldiği gibi gönderebilmek.
Zatımızda mevcud Tanrı bilgisini perdeleyen nefis perdelerini indirebilmektir.

Ne diyordu İmam Malik Bişr-i Hafi için;
“Ben ilmi ondan iyi bilirim, o ise Allah’ı benden iyi bilir.”

Tasavvuf “sağlam bir kulptur” tutunabilene…
Siz deyin “Allah’a ulaşmaya vesile arayın” ayetindeki vesile
Ben deyim “Alimler peygamberlerin varisleridir” hadisine hayat veren altın silsile.

Tasavvuf Allah’ın nuru ile bakmak
Görmeyi bakmaktan ayırmaktır.

Tasavvuf bir yoldur yürüyebilene;
“Esfel-i safilin”den “Ahsen-i takvime”e
Bir adetten, bin adetten bî –adede…
Cesetten ruha, ruhtan Allah’a…
Varlıktan yokluğa, yokluktan varlığa…

Şemsiye altında şemsiye istememek
Gölgede gitmek ama gölge etmemektir.

Tasavvuf;
Aramakla bulunmayacağını bile bile hakikat arama hali
Su taşıyan karınca misali…
Yârdan özge yar edinmeme hayali…

Ve ilk sözüm son sözüm;
Tasavvuf; ruhu geldiği yere geldiği gibi gönderebilmektir.
Vesselam!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir