RAPOR-5-KARZ-I HASEN MÜESSESESİ

TAKDİM

Karz-ı Hasen, ihtiyacı olana borç vermek, borçluyu rahatsız etmemek, mali durumu iyi olmayan borçluya ihtiyacı kadar mühlet tanımak, onun şahsiyetini rencide etmemek… Istılahta bu ve benzeri şekillerde tarif ve ifade ediliyor. Kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’dir. Her iki kaynakta zikredilen, tavsiye ve teklif edilen ahlaki, iktisadi, içtimai bir ibadettir.
Kuşatıcı (üst) mefhumlardan olan “İnfak” çeşitlerinden biridir. Günümüzde unutulmuş görünen infak türüdür. Günümüzde infak mefhumu sadece karşılıksız yardımlar (sadaka) şeklinde anlaşılır hale geldi. Bu durum, sistem çapında düşünme zafiyetinden kaynaklanan bir neticedir.
İnfakın çeşitlerinden biri olan “karşılıksız yardım” mahiyeti taşıyan sadaka, mağdur insanlar için söz konusudur. Çalışma imkanı olanlara karşılıksız yardım yapmak, ataleti (tembelliği) davet eder. Oysa atalet, İslam’ın şiddetle reddettiği bir mizaç ve ahlak özelliğidir. İslami müesseselerin içinde hususi bir yeri olan sadaka ile ataletin yaygınlaşmasını temin etmek, İslam ile İslam’a aykırı neticeler üretmektir. Buna sebep olmak, İslam’ı en seviyesiz ve en kötü şekilde anlamaktır. İslam’ı en çirkin şekilde anlamanın misali, İslami ölçülerle, İslam’ın maksadına muhalif neticeler elde etmektir. Okumaya devam et

Share Button

AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ-İNGİLİZCE-

DECLARATION OF INDEPENDENCE & MORALITY

1. The world has been captivated by a “Dark Mind” that betrays the human race.
2. The Dark Mind takes decisions in the hazy climate of circles that has no divine light, and injects the people in the dark laboratories of parapsychology and rules the world from dark tunnels.
3. The Dark Mind has invaded and destroyed people’s souls, minds, intellects, morals and eventually lives, and then placed the animal instincts of its satanic nature in their stead.
4. The mind of every person infiltrated by the Dark Mind is rapidly demonised and becomes the adversary of the “human”. People who have the dark mind are fooled by the disillusion that they have freedom and independence and they do not realise that they are in fact submitting to the owners of the Dark Mind.
5. The Dark Mind presents itself as doing what is required by animal instincts as freedom and independence. The animal instincts that have been injected by the Dark Mind into the concepts of rights, freedom and independence cause continuous conflicts and war among people.
6. The Dark Mind gains strength and power from the inevitable war of animal instincts and enslaves humanity through those who have been turned by the Dark Mind into violent gunmen that can kill people for a hundred dollars.
7. The Dark Mind has entered all secluded parts of humanity, infiltrated into all the important institutions of states, and invaded countries by military or cultural means.
8. By encouraging same-sex relations, the Dark Mind wants to cause humanity’s extinction; by ensuring that wars occur outside the regions it rules continue uninterruptedly, it wants to make an attempt against humanity, and; by exploiting all values and resources of humanity, it wants to sentence them to poverty and eventually make its own sovereignty permanent.
9. The Dark Mind has separated men and women, individual and society, people and the state and injected all of them with the idea of being an entity on its own. Through these, it has planted the seeds of continuous conflict. By turning each of these notions/concepts into individual ideologies, it has flooded the world with blood.
10. Humanity is facing the deepest invasion and threat in history.
11. Humanity is dying.
12. “The Dark Mind” is deepening its satanic rule.
13. You cannot fight the Dark Mind by weapons, because bullets cannot harm the mind. The only way one can fight the Dark Mind is by forming a new mind, that is to say forming the “Moral Mind”.

So then listen O Mankind…
Okumaya devam et

Share Button

AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ-ARAPÇA-

إعْلَاَنُ الْأخْلَاقِ وَالْاِسْتِقْلَالِ
١- الدُّنْيَا: تَمَّ أَسْرُهَا مِنْ قِبَلِ ” عَقْلٍ مُظْلِمٍ ” يُهِينُ الْجِنْسَ الْبَشَرِيِّ.
٢- عَقْلٌ مُظْلِمٌ: يَأْخُذُ قَرَارَتِهِ فِي الْمَحَافِلِ الضَّبَابِيَّةِ الْمُظْلِمَةِ، وَيَحْقِنُ أَفْكَارَهُ مِنَ الْمُخَتَبِرَاتِ التَّخاطَرِيَّةِ السَّوْدَاءِ لِلْبَشَرِيَّةِ، وَيُدِيرُ الْعَالَمَ مِنَ الْمَمَرَّاتِ الْمِطْلِمَةِ.
٣- عَقْلٌ مُظْلِمٌ: اِحْتَلَّ روحَ وَعَقْلَ وَأخْلَاقَ الْبَشَرِ وَدَمَّرَ حَيَاتَهُمْ، وَاِسْتَبْدَلَهَا بِطَبِيعَتِهِ الشَّيْطانِيَّةِ وَغَرَائِزِهِ الْحَيَوَانِيَّةِ.
٤- سُرْعَانَ مَا تَتَشَيْطَنَ الْعُقُولُ الْمُخْتَرِقَةُ مِنْ ” الْعَقْلِ الْمُظْلِمِ ” وَتَتَحَوَّلُ إِلَى عَدُوٍّ ” الْإِنْسَانِ”. إِنَّ الْأَشْخَاصَ ذَوِي الْعَقْلِ الْمُظْلِمِ مَوْهُومُونَ بِأَنّهُمْ أَصحَابُ حَرِيَّةٍ وَاِسْتِقْلَالٍ، وَلَا يُدْرِكُونَ أَنّهُمْ يُطِيعُونَ مَالِكِي ” الْعَقْلِ الْمُظْلِمِ ”
٥- وَإِطَاعَةِ الْغَرَائِزِ الْحَيَوَانِيَّةِ، تُقَدَّمُ عَلَى أَنّهَا حَرِيَّةَ وَاِسْتِقْلَالٌ. وَتَتَسَبَّبُ الْغَرِيزَةُ الْحَيَوَانِيَّةُ الَّتِي حَقَنُوهَا فِي مَفَاهِيمِ الْحَقِّ وَالْحُرِّيَّةِ وَالْاِسْتِقْلَالِ فِي حُروبٍ وَصِراعَاتٍ دَامِيَةٍ بَيْنَ الْبَشَرِ.
٦- الْعَقْلُ الْمُظْلِمُ: يَكْتَسِبُ الْقُوَّةَ وَالسُّلْطَةَ مِنَ الْحُروبِ النَّاتِجَةِ عَنِ الْغَرِيزَةِ الْحَيَوَانِيَّةِ، مُسْتَغِلًّا المُحَفِزَات ِ الْوَحْشِيَّةِ الَّتِي أَوْصَلَتْ الْبَعْضُ لِقَتْلِ إِنْسَانٍ مِنْ أَجْلِ مِائَة دُولَارٍ فِي اِسْتِعْبَادِ الْإِنْسَانِيَّةِ.
٧- العقل المظلم : دخل إلى جميع النقاط الحساسة للإنسانية، تسلل إلى المؤسسات الهامة للأمم، واحتل الدول بالوسائل العسكرية والثقافية.
٨-الْعُقُلُ الْمُظْلِمُ: يُشَجِّعُ عَلَى الشَّذُوذِ الْجِنْسِيِّ لِتَجْفِيفِ الْعِرْقِ الْبَشَرِيِّ، يُحَافِظُ عَلَى نِيرَانِ الْحَرْبِ فِي الْمَنَاطِقِ الَّتِي لَا يَحْكُمُهَا مُشْتَعِلَةً مُسْتَهْدِفًا بِذَلِكَ الْجِنْسَ الْبَشَرِيِّ وَالْإِنْسَانِيَّةِ، يَسْتَعْمِرُ قِيَمَ الْبَشَرِ وَيَحْتَلُّ مُصَادِرُهُمْ لِيُقَوِّدَهُمْ إِلَى الْعَدَمِ الْمُحَتَّمِ، سَاعِيَا بِكُلِّ ذَلِكَ لإدَامَةِ هَيْمَنَتِهِ.
٩-الْعَقْلُ الْمُظْلِمُ: فَرَّقَ بَيْنَ الرَّجُلِ وَالْمَرْأَةِ وَبَيْنَ الْفَرَدِ وَالْمُجْتَمَعِ وَبَيْنَ الشَّعْبِ وَالدَّوْلَةِ وَفَصْلِهِمْ عَنْ بَعْضِهِمْ الْبَعْضَ لِيَحْقِنَ بَيْنهُمْ فِكْرَةَ الْوُجُودِ الْفَرَدِيِّ، وَيَزْرَعُ بِذَلِكَ نُوَاةَ الصِّراعَاتِ طَوِيلَةَ الْأَمَدِ، وَحَوَّلَ الْعَالَمَ إِلَى مَجْرَى دَمٍ بِنَشْرِهِ لِلْإيدُيُولُوجِيَّاتِ الْفَرْدِيَّةِ.
١٠- الْإِنْسَانِيَّةُ: تَحْتَ أَعْمِقِ اِسْتِعْمَارٍ وَأُخْطِرِ تَهْدِيدٍ فِي التَّارِيخِ.
١١- الْإِنْسَانِيَّةُ تَمُوتُ.
١٢-” الْعَقْلُ الْمُظْلِمُ ” يُرَسِّخُ الْحُكْمَ الشَّيْطَانِيَّ.
١٣- ” الْعَقْلُ الْمُظْلِمُ ” لَا يُحَارِبُ بِالسِّلَاحِ، لِأُنَّ الْعَقْلَ لَا يَتَعَامَلُ مَعَ الرَّصَاصِ، إِنَّ النِّضَالَ مَعَ الْعَقْلِ الْمُظْلِمِ مُمْكِنٌ بِإِنْشَاءِ عَقْلٍ جَديدٍ، عَقْلٍ ذُو أَخلَاقِ.

لِذَا اِسْمَعْ يا بَنِي الْإِنْسَانِ…

Okumaya devam et

Share Button

15 TEMMUZ PROGRAMININ TAKDİMİ

15 TEMMUZ PROGRAMININ TAKDİMİ

15 Temmuz destanının fikriyatını konuşmak, insanlığın istiklali için bir beyanname yayınlamak, milletlerarası bir ŞURA oluşturmak için çağrı…

A-İnsanlığın istiklali için batının karanlık işgal ordularını deşifre etmeliyiz
1-Milletimizin, 15 Temmuz tarihindeki mukavemeti, istiklal mücadelesidir fakat bu mücadele, milletimizle sınırlı değildir, insanlığın istiklalinin bidayetidir
2-Bu çerçevede, batının karanlık işgal ordularının Türkiye şubesi olan FETÖ’ye karşı mücadele, insanlığın istiklal mücadelesinin bir şubesidir
3-Her ülkede, batının karanlık işgal ordularının farklı kisvelerle örgütlenmiş şubeleri vardır
4-Türkiye’de FETÖ ile diğer ülkelerde karanlık işgal ordularının tamamını konuşmak üzere bir sempozyum tertip edilmektedir

B-İnsanlığın istiklali için bir beyanname yayınlanmalıdır
1-Müzakere başlangıcı olmak üzere bir “Ahlak ve İstiklal Beyannamesi” hazırlandı
2-Bu metin üzerinden, 01.07.2018 tarihine kadar müzakere süreci devam edecek ve nihai metin hazırlanacak
3-Nihai metin, imza sahipleriyle birlikte basın toplantısıyla dünyaya duyurulacak
Okumaya devam et

Share Button

15 TEMMUZ PROGRAMI MEVZU HARİTASI

15 TEMMUZ PROGRAMI MEVZU HARİTASI

A-“Karanlık Akıl” çeşidi olarak Fetö
*Fetö’nün karanlık itikadi altyapısı
*Fetö’nün karanlık zihni altyapısı
*Fetö’nün karanlık örgüt yapısı
*Fetö’nün ihanet derecesi
*Fetö’nün “yabancılık” derecesi
*Fetö’nün ahlaksızlaştırıcı tesiri

B-15 Temmuzun Türkiye için anlamı
*Fetö’den arınma bakımından anlamı
*Darbe geleneğinden arınma bakımından anlamı
*Millet hakimiyetinin tesisi bakımından anlamı
*Yeniden kuruluş sürecini başlatması bakımından anlamı
Okumaya devam et

Share Button

AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ

AHLAK VE İSTİKLAL BEYANNAMESİ

1-Dünya; insan cinsine ihanet eden bir “Karanlık Akıl” tarafından esaret altına alınmıştır.
2-Karanlık Akıl; nursuz mahfillerin puslu ikliminde karar almakta, parapsikolojinin karanlık laboratuvarlarında insanlara zerk edilmekte, dünyayı karanlık dehlizlerden yönetmektedir.
3-Karanlık Akıl; insanların ruhunu, zihnini, aklını, ahlakını ve nihayet hayatını işgal ve imha etmiş, yerine kendi şeytani tabiatının hayvani içgüdülerini yerleştirmiştir.
4-Karanlık Aklın nüfuz ettiği her insan zihni, hızlı şekilde şeytanlaşmakta ve “insan” düşmanı haline gelmektedir. Karanlık akla sahip olan insanlar, hürriyet ve istiklal sahibi oldukları vehmine kapılmakta, karanlık aklın sahiplerine itaat ettiklerinin farkına varmamaktadır.
5-Karanlık Akıl; hayvani içgüdülerin gereğini yapmayı, hürriyet ve istiklal olarak sunmaktadır. Hak, hürriyet ve istiklal mefhumunun muhtevasına zerk ettiği hayvani içgüdüler, insanlar arasında mütemadi çatışma ve savaşın sebebi olmaktadır.
6-Karanlık Akıl; hayvani içgüdülerin kaçınılmaz savaşından kuvvet ve iktidar devşirmekte, yüz dolar için insan öldürecek hale getirdikleri vahşi tetikçilerle insanlığı köleleştirmektedir.
7-Karanlık Akıl; insanlığın tüm mahrem noktalarına girmiş, milletlerin mühim müesseselerine sızmış, ülkeleri askeri veya kültürel yolla işgal etmiştir.
8-Karanlık Akıl; hemcinsler arası beraberliği teşvik ederek insan neslini kurutmak, hakim olduğu coğrafyanın dışında savaşların kesintisiz devamını sağlayarak insanlığa kastetmek, insanlığın tüm kıymetlerini ve kaynaklarını sömürerek onları yokluğa mahkum etmek ve nihayetinde kendi hükümranlığını daim kılmak arzusundadır.
9-Karanlık Akıl; erkek ile kadını, ferd ile cemiyeti, halk ile devleti birbirinden ayırmış, her birine yalnız başına varlık iddiası zerk etmiş, böylece mütemadi çatışmanın tohumunu atmıştır. Bunları tek tek ideoloji haline getirerek dünyayı kan deryasına çevirmiştir.
10-İnsanlık; tarihin en derin işgal ve tehdidi altındadır.
11-İnsanlık ölüyor.
12-“Karanlık akıl”, şeytani hakimiyetini derinleştiriyor.
13-Karanlık Akla karşı silahla mücadele edilmez, zira akla mermi işlemez. Karanlık Akla karşı mücadele, yeni bir akılla, “Ahlaklı Akıl” ile mümkündür.

Öyleyse dinle, ey insanoğlu…
Okumaya devam et

Share Button

İSTİKLAL BEYANNAMESİ-ÖZET-

MİLLETE HİTAP

1-Ey Millet-i Necibe-i İslamiye, vaktine hazır ol.
2-1400 küsur seneden beri Hz. Allah’ı ve Peygamber-i Zîşan’ını hizmetine razı ettiğin İslam ölüyor.
3-Ecdadının kanı pahasına fethettiği kalelerin burçlarındaki “Medeniyet Sancağın”, bugün Batı tarafından indirilip, yerine kendi sancağı çekildi.
4-Medeniyet Sancağını burçlara tekrar dikecek hiç mi İslâm gayreti yok!
5-Korkma, korkma seni Batının bütün kuvvetleri birleşse kıramaz.
6-Sen mütevekkilen Alellah kendi mevcudiyetini gösterecek olursan, değil Batının kültür ajanları, nükleer füzeleri bile yıkamaz.

MİLLETİN CEVABI

1-İmanımız ve sadakatimiz Allah’a ve Resulünedir; itaatimiz Allah’a ve Resulüne sadık olanlaradır.
2-İnanırız ki; Müslümanlar muhakkak muzafferdir; dünyada veya ahirette… Okumaya devam et

Share Button

ŞEHİR VE MEDENİYET

ŞEHİR VE MEDENİYET

Bir şehirle medeniyet olmaz ama bir şehirde olmayan medeniyet hiçbir yerde olmaz. Şehir, medeniyetin nüvesidir, numune-sidir, timsalidir. Şehrini inşa edemeyen bir mefkure, medeniyetini inşa edemez, bir medeniyet tasavvuruna sahip olduğunu iddia edemez. Bu manada her İslam Şehri, bir medeniyet timsalidir, böyle olmalıdır.
İslam medeniyet tasavvuru muhakkak ki bir şehre sığmaz. Şehrin büyüklüğü bu meselede ehemmiyetsizdir, mevzuu, medeni-yet tasavvurunun bir şehirle sınırlandırılamayacak olmasıdır. İslam medeniyet tasavvuru, bir şehri, o şehrin içinde olduğu ülkeyi, o ülkenin içinde olduğu İslam coğrafyasını ve nihayet tüm dünyayı kuşatacak hacimdedir. Ne var ki medeniyet tasavvurunun ilk inşa edeceği (veya ilk imtihan sahası) şehirdir, bu manada bir ülkedeki siyasi sistem de değildir. Bir ülkede İslam’ın hukuku, siyaseti, ahlakı devlet çapında kurulsa bile, o ülkede İslam medeniyetinin kurulduğunu söylemek kabil olmaz, ta ki İslam şehri inşa edilene kadar. Okumaya devam et

Share Button

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ 29. SAYI FİHRİSTİ

TERKİP VE İNŞA DERGİSİ 29. SAYI FİHRİSTİ
(KAPAK KONUSU; İNŞA FİKRİ)

FİHRİST
Takdim Editör 3
İnşa fikri ve usulü Haki DEMİR 5
Büyük Doğu ve İnşa fikri Prof. Dr. Veysel ASLANTAŞ 10
Medrese-inşa-tatbikat Ebubekir Sıddık KARATAŞ 12
İnşa fikrine neden ihtiyacımız var Ömer Faruk SANCAKTAR 14
İhtilal fikri Mehmet Emin KONYALI 17
İnşa fikri ve ihtilal fikri Hasan Hüseyin TUNÇ 19
İnşa fikri, çağın fikridir Ayhan KARATAY 22
İnşa fikrindeki temel savrulma Cahit KARADEMİR 24
İrfanımızda hüma kuşu yahut himmet hümaları Ahmet Doğan İLBEY 26
Mazi, hal ve istikbal tasavvurunda inşa fikri A. Bülent CİVAN 28
İnşa fikri ve kurucu şahsiyet Ünal YILMAZ 30
Kurucu şahsiyet Necip Fazıl TOPRAK 32
Dünya görüşü ve kurucu şahsiyet Osman Kürşat BUHARALI 35
Kurucu şahsiyette yirminci asır çıkmazı Baybars OĞUZHANOĞLU 37
Anlama gayreti yahut problemi Büşra Nur DEMİR 39

Share Button

İDRAK KAYNAĞI OLARAK KALB

İDRAK KAYNAĞI OLARAK KALB

(Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı)

“İnsan, madde ve ruhtan mürekkeptir” gibi ifadeler, ruhun varlığına işaret etmek içindir, yoksa özü itibariyle eksik bir bakıştır. İnsan, madde (beden) ve madde ötesi (üstü) varlıkların terkibidir. Ruh, insandaki madde üstü tek varlık değildir. Kalb, madde ötesi anasırın ve vakıanın havzası ve özet ifadesidir.
Kalb, yürek kelimesiyle ifade edilen et parçası olmayıp, uçsuz bucaksız bir evrendir. İnsanı ifade eden en harikulade hikmet, “alem-i sağir” olduğudur. “Küçük alem” olması ise bedeni cihetiyledir, kalbi ve ruhu cihetiyle “alem-i kebir”dir. Okumaya devam et

Share Button

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

HAKİ DEMİR

FİHRİST

Takdim 4

ANAYASA FİKRİYATI
Medeniyet telakkisi 8
Devlet tasavvuru 13
Cemiyet anlayışı 19
Şahsiyet terkibi 22
Anayasa fikriyatı 27
İnşa süreci anayasası 33
Nihai anayasa 42
Manevi mesuliyete dair endişeler 45
Tatbik edilebilirlik meselesi 49

ANAYASA TEKLİFİ
Beyanname 53

BİRİNCİ KİTAP-ŞAHSİYET
Tarif, tavsif ve hedef 57
Hakiki şahsiyet 61
Hükmi şahsiyet 66
Hak ve hürriyetler 72
Mükellefiyetler 93
Okumaya devam et

Share Button

DARBENİN SEBEPLERİ

DARBENİN SEBEPLERİ
Bir ülkede darbe neden olur? Herkes yoğun şekilde darbe tedbirlerini konuşuyor, darbenin sebeplerini teşhis etmeden tedbiri mi olur? Mesele, Fetöcüler darbe yaptı, Kemalistler darbe yaptı, filanlar darbe yaptı cinsinden ele alındığı sürece, tedbirler de şöyle olur, Fetöcülerin kökünü kurutacaksın, mesele kalmaz… Hangi ideolojik gurubun kendine has hangi sebeplerle darbe yaptığından önce, bir devlet ve devlet tasavvuru meselesidir. Bir ülkede hakiki manasıyla devlet varsa, o ülkede kırk tane darbe niyetli örgüt olsa bile yine de darbe yapamaz. Öyleyse meseleyi kaynağından ele alıp tek tek tetkik edelim. Zira darbe sebepleri anlaşıldığında, darbenin tedbirleri de ortaya çıkacaktır.

*Devlet tasavvuru ve müesses devlet Okumaya devam et

Share Button

AKL-I SELİM MEKTEBİ 5. CİLTTEN…

16.MEVZU: TECRİT GÜZERGAHI
1.Ders
*Tecrit istikameti nedir?
2.Ders
*Tecrit istikametinin vahdeti
3.Ders
*Tecrit istikametinin vahdeti, külli idraki mümkün kılar
4.Ders
*Tecrit istikametinin vahdeti, tevhide ulaşmanın ön şartıdır
5.Ders
*Tecrit güzergahı nedir?
Okumaya devam et

Share Button

KADRO VE HAREKET DERGİSİ

KADRO VE HAREKET DERGİSİ
Milyonlarca hamiyetperver insan hareket halinde… Ülke ve ümmet için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ne var ki, lider-kadro-teşkilat, fikir-müessese-tatbikat, itaat-itiraz-isyan, nüfuz-telkin-tesir, fikir hareketi-içtimai hareket-siyasi hareket, hareketin tabiatı-hareketin meşruiyeti-hareketin merhaleleri, şahsiyet-cemiyet-devlet, mücadele fikri-strateji fikri-taktik fikri, ricat fikri-manevra fikri-tedbir fikri, müdafaa fikri-taarruz fikri, gibi daha birçok mevzuda kitap ve dergi yok, yani tetkik ve telif çalışması yok. Fikri olmayan bir mevzuun fiili, tatbikatı, hareketi olur mu, olursa netice ne olur?
Dergi, müşterek fikir üretim ve neşir vasıtasıdır. Yukarıda sayılan ve sayılamayan yüzlerce mevzuda fikir üretmek, neşretmek, gerektiğinde talim ve terbiye müesseselerini ihdas etmek için öncelikle bir dergi çıkarılması şart. Dergiyle meselenin fikriyatı ortaya konulduktan sonra talimi ve tatbikatına dair Müslümanların yol alması mümkün olabilir.
Terkip ve İnşa dergisi kadrolarının fikir üretim hacmi ile bunları tatbik etme imkanı arasında uçurum var. İmkanlarımız fikrimizi taşıyacak kadar fazla değil. BU SEBEPLE, DERGİYİ ÜSTLENECEK, ŞAHSI VEYA KURULUŞU ADINA ÇIKARACAK OLANLARLA İŞBİRLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ.
Hazırladığımız mevzu haritasının bir kısmını teferruatlı, bir kısmını başlık olarak aşağıda yayınlıyoruz. Mevzu haritasının tamamı burada yayınlanandan ibaret değil, malum olsun. Tamamını teferruatıyla yayınlamıyoruz zira meseleden anlamayanlar alıyor, istismar ediyor ve en kötüsü muhtevasını tahrip ediyor.

MEVZU HARİTASI

BİRİNCİ YIL
Okumaya devam et

Share Button

AHLAK HAVZASI VE “OBJE İNSAN”

AHLAK HAVZASI VE “OBJE İNSAN”

(NOT:Bu yazı, “İnsan zihninin ana haritası” isimli kitabımızdan nakledilmiştir)

Ahlak zemini, iman ile akıl arasındaki bir alanda meydana gelir. Sadece akıl veya gerçeklik zemininde meydana gelmiş olsaydı insandaki “ben” merkezine bağlı olacaktı. Çıplak haliyle “ben” merkezine ayarlı bir yapı mümkün olsaydı eğer, davranış şekilleri diğer insanları ilgilendiren bir “kural” haline gelemeyecekti.
Davranış kuralları ile davranış şekilleri arasında mahiyet farkı vardır. Davranış şekillerinin altında (arkasında) tek insan, bir anlamda insandaki “ben” merkezi vardır. Bu mahiyet davranış şekillerini sosyal hedeflere yöneltmez. Davranış kurallarının arkasında ise tek insan değil, cemiyet ve hatta insanlık bulunmaktadır. Bu mahiyet davranış kurallarını cemiyetin varlığını esas alır hale getirir ve tek insanın değil insanlığın (en azından bir insan topluluğunun) çevresinde toplandığı bir özün hareket biçimlerini oluşturur. Davranış şekli ferdin sahip olabileceği ve riayet etmek zorunda olmadığı, hatta kendi menfaati için istismar edebileceği bir manevra niteliği taşıyabilir. Davranış kuralı, ferdin sahip olamadığı ve riayet etmekle kendini bir merkeze (topluma veya düşünceye) ayarlı hale getireceği sosyal vakıadır. Davranış kuralında cemiyet, davranış şeklinde ferd vardır.
Okumaya devam et

Share Button

MÜDERRİS ANLAYIŞI

MÜDERRİS ANLAYIŞI

(NOT:Bu yazı, “İslam maarif anlayışı-1-Temel telakki” isimli eserimizden nakledilmiştir)

İki Cihan Serveri Aleyhiselatü Vesselam Efendimizin, Risalet vazifesini teslim aldıktan sonraki tüm hayatı, müderris, muallim, mürebbi olarak geçmiştir. Her hal ve kavli, ders veren, öğreten, terbiye eden, inşa eden ve nihayet tatbik eden bir emsaldir. Birçok sıfat şahsiyetinin yıldızları olarak parlamakta, her yıldız ayrı bir sahada “nihai emsal” vazifesini görmektedir. Asli vasfı ve vazifesi, malum olduğu üzere Risalet ve tebliğdir, bundan hemen sonraki vasfı ve vazifesi ise müderrislik ve tedrisattır.
Hz. Risaletpenah Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin “müderrislik” vasfı ve tedrisat vazifesi tam olarak anlaşılmadan, İslam’ın anlaşılması kabil olmaz. Çünkü Risalet, İslam’ı, kafirlere tebliğ, Müslümanlara ise tedris etmiştir. Müslümanlara yönelik tedrisat faaliyeti ise, tabii olarak altmış üç yıl, asli olarak da yirmi üç yıldır. Müderrisliğin ilk vasfı “emin” olmaktır, O, “emin” sıfatını kırk yaşına kadar iktibas ve muhafaza etmiştir, bu sebeple müderrisliği, tabii olarak altmış üç yıldır. Okumaya devam et

Share Button

DEĞİŞİM HIZI VE DEĞİŞİMİ ZORLAMAK

DEĞİŞİM HIZI VE DEĞİŞİMİ ZORLAMAK

(NOT: Bu yazı, “Değişim Süreçlerinin Tabiatı” isimli kitabımızdan nakledilmiştir)

Değişimin tabii seyri kendine ait bir hıza sahiptir. İçtimai değişim hızı ile hayatın değişim hızı her zaman paralel olmaz, halk bazen hayatın değişimine mukavemet eder, bazen de hayatın değişim hızından daha yüksek bir hızla değişir. Değişimin hızını belirleyen unsurlardan birisi, mevcut hayat altyapısının hayatı taşıyamayacak hale gelmesi, çürümesi, tortulaşmasıdır. Bu durumda halk değişim için hazır hale gelmiştir. Mevcut hayat altyapısı, hayatı yaşamayı kolaylaştırmak yerine zorlaştırmaya başlamıştır, ucuzlatmak yerine pahalandırmıştır, kolaylaştırmak yerine zorlaştırmıştır. Bu hal, değişime karşı mukavemet kaynaklarının tükendiğini gösterir, halk değişime mukavemet etmek yerine değişim için can atmaya başlar.
Hayat altyapısı zafiyete uğramamışsa, hayatı taşıyacak güçteyse, hayatı kolaylaştırmaya devam ediyorsa, değişimin tabii hızı yavaştır. Hayat, rahat bir şekilde yaşanmaya ve akmaya devam ediyorsa, değişim talebiyle ortaya çıkmak, değişim talebinde bulunmak, bunu icbar etmeye çalışmak, halk nezdinde “yıkıcı” bir hareket olarak anlaşılmaya mahkumdur. Okumaya devam et

Share Button

İHTİLAL SÜRECİNİN SAFHALARI

İHTİLAL SÜRECİNİN SAFHALARI

(NOT:Bu yazı, “İhtilal” isimli kitabımızdan nakledilmiştir)

İhtilal sürecinin safhaları iki alanda tasnif edilmelidir. Birisi fikri safhalar diğeri fiili safhalar. Fikri safhalar, şuur safhası, akıl safhası, bilgi safhası, siyasi safha ve nihai safhadır. Fiili safhalar, sürecin başlaması, sürecin yoğunlaşması ve nihai hamledir. Fiili safhalar ayrı başlıklar altında tetkik edildiği için burada fikri/zihni safhalar açıklanacaktır.

*Şuur safhası

İhtilal süreci önce şuurda başlar. Şuur safhası aynı zamanda ideolojik safhadır. Sistemin temel kabulleri önce şuura çarpar. Gelişmiş akıllarda dahi sistemin temel kabullerini tenkit edecek kudret bulunmaz. Eğer şuur, sistemi tenkit etmezse aklın sisteme yönelmesi kabil değildir.
Şuur, yüksek idrak sahiplerinde meydana gelir. Çok az insanın şuuru teşekkül etmiştir. Şuur genellikle halkta bulunmaz. Halk hayatı akılla yaşar. Halkın akıl yaşı ortalaması ise düşüktür. Okumaya devam et

Share Button

ZİHNİ KİLİTLENMEYİ ÇÖZME

ZİHNİ KİLİTLENMEYİ ÇÖZME

(NOT: Bu yazı, “Reşit Akıl” isimli eserimzden nakledilmiştir)

Zihni kilitlenme hayat alanlarından birinin aşırı güçlenmesiyle meydana gelir. Güçlenen alan hayat alanı içinde bir girdap oluşturur ve hayatı ve hayat alanlarını kendine doğru çeker ve emer.
Hayat alanlarının dış cephesi ve iç cephesi vardır. Hayat alanı sadece dış dünyada varolan bir hayat çerçevesi değildir.
Dış dünyanın kendini kabul ettirişindeki tazyik ile beraber iç dünyanın imkanlarının buluşması neticesinde hayat alanı çerçevesi ortaya çıkar ki, dış dünyadaki hayat alanlarının her birine karşılık insan iç dünyasında bir yansıma meydana gelecektir. Bu anlamda hayat alanlarından birinin güçlenmesi sadece dış dünyada görünen hayat alanlarından birinin güçlenmesi olarak anlaşılmamalı aynı zamanda iç dünyada meydana gelen hayat alanlarından birinin de güçlenebileceği farkedilmelidir.
Hayat alanlarından birinin aşırı güçlenmesi, dış dünyadaki imkanlara paralel olarak dış dünyadaki hayat alanlarından birinin güçlenmesi şeklinde ortaya çıkabileceği gibi iç dünyadaki imkanlara paralel olarak iç dünyadaki hayat alanlarından birinin güçlenmesi şeklinde de ortaya çıkabilir.
Okumaya devam et

Share Button

İHTİLAL LİDERİNİN RUHİ VE ZİHNİ ÖZELLİKLERİ

İHTİLAL LİDERİNİN RUHİ VE ZİHNİ ÖZELLİKLERİ

(NOT: Bu yazı, “İhtilal liderliği” kitabından nakledilmiştir)

İhtilal liderinin diğer insanlardan farklı olarak bazı ruhi ve zihni özelliklere sahip olması gerekir. İhtilal en büyük siyasi-içtimai vakalardan birisi olduğuna göre, ihtilal liderinin kendi hayatını (ferdi hayatı) yaşaması için gerekli olan ruhi ve zihni kaynaklardan çok daha fazlasına sahip olması şartı açıktır.
*Güçlü mizaç hususiyetlerine sahip olmak
Liderlik, zayıf mizaca sahip insanların altından kalkabileceği bir şahsiyet türü değildir. Zayıf mizaca sahip insanlar kendi hayatlarını dahi yaşamak konusunda yardıma ihtiyaç duyabilirler. Liderler asla kendi hayatları için yardıma ihtiyaç duymazlar.
Liderlerin şahsi ihtiyaçlarının karşılanması için insan istihdam edilmesi konusu, liderlerin hayatlarını yaşamak için başkalarına ihtiyaçları olduğu manasına gelmez. Liderlerin şahsi ihtiyaçlarının karşılanması, küçük işlerle meşgul edilmemesi içindir.
Okumaya devam et

Share Button