BAŞYÜCELİK AKADEMYASI

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI

(NOT: Bu yazı, “Büyük Doğu Devleti-3-Başyücelik Akademyası” isimli eserimizden nakledilmiştir)

İdeolocya Örgüsü’nde en çok dikkat çeken müessese, Başyücelik Akademyası’dır. Üstad, Başyücelik Akademya’sını, devlet cihazı içinde tetkik etmiştir, bu zaviyeden bakıldığında resmi bir müessese gibi görünür. Mesele dikkatli tetkik edildiğinde ise resmi bir müessese değil, sadece Başyüce’nin himayesinde teşkil edilmiş bir müessesedir.
Üstad, mütefekkirdir. Mütefekkir olması cihetiyle tefekkürün kıymetini bilir. Tefekkürün kıymetini bilmek için mütefekkir olmak gerekmez ama mütefekkirlerin dışında tefekkürün kıymetini bilenlere de pek rastlanmaz. Tefekkürün kıymetini sadece mütefekkirlerin bilmesi, aynı zamanda onları yalnızlaştıran bir vaziyettir ki, ülkenin ve milletin kendine gelememesinin temel sebeplerinden birisi de budur. Yalnızlaşmalarının en bariz neticelerinden birisi, hayattaki etkisizlikleridir.
Necip Fazıl, mütefekkir olduğu için kıymetini bildiği tefekkürü, Büyük Doğu coğrafyasında hususi bir yere oturtmuştur. Üstadın bu hassasiyeti, tefekküre ve mütefekkirlere torpil yaptığı manasına gelmez, sadece bir kıymeti, layık olduğu mevkie çıkardığını gösterir.
Okumaya devam et

Share Button

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

(NOT: Bu yazı, “Büyük Doğu Devleti-2-Nakibü’l Eşraf Teşkilatı” isimli eserimizden nakledilmiştir)

Nikabet Teşkilatı devlet cihazının içine girmez fakat onu, üç yüz altmış derecede mevcut olan tüm zaviyelerden tarassut altında tutar. Devlet ve cemiyetin tüm teşkilatlarındaki günlük işler ve ihtilaflara güneş kadar uzaktır lakin devlet cihazının her vahidi ve cemiyet kadrosunun her ferdi, yaşayabilmek için güneş ışığına ne kadar muhtaçsa o kadar yakındır. Gölgeye kaçmayanlar için her insana aynı miktar ve seviyede ulaşır.
Nakibü’l Eşraf, devlet teşrifat (protokol) listesinde yoktur, zira o, teşrifatın üzerindedir. Teşrifat listesine alındığında, hangi sıraya konulursa konulsun, asaletine denk düşmez, o, teşrifat ve devlet üstüdür.
Nakibü’l Eşrafın makamı, devlet teşkilat yekunundan müstakildir, hiçbir siyasi teamül ile kayıtlı değildir.
Okumaya devam et

Share Button

SEFERBERLİK ZAMANI

SEFERBERLİK ZAMANI
Akparti’nin on üç yıllık iktidar süresi rehavete sebep oldu. Akparti’nin sürekli iktidar olması, iktidardan düşmeyeceği yönündeki kanaatin yerleşik hale gelmesi, ülkede yeni bir psikolojik altyapı oluşturdu. Her ne kadar ülkede seçimler yapılıyorsa da “Akparti muhakkak iktidar olur, lazım olan işleri de zaten Erdoğan yapar” cinsinden bir psikolojik altyapı… Yeminli muhalifler dışında herkes mesuliyetlerini Erdoğan’a havale etmiş, ekonominin büyümesiyle de refahın tadını çıkarmaya başlamıştı. Bu psikoloji o kadar yerleşmişti ki Akparti’ye muhalif olan Müslümanlar bile tenkitlerini aynı düşünce zemininde gerçekleştiriyor, sadece Akparti’nin neler yapması gerektiğinden bahsediyordu. Yani taraftarı da muhalifi de mesuliyetlerini Akparti ve Erdoğan’a ihale etmiş gibiydi. Hiç kimse, “biz ne yapabiliriz, ne yapmalıyız?” diye sormuyor, bir mesuliyet üstlenmiyordu.
Okumaya devam et

Share Button

YÜCE DİN DAİRESİ-MUKADDİME-

YÜCE DİN DAİRESİ-MUKADDİME-

Yüce Din Dairesi, Üstadın devlet tasavvurunda fazla bir yer işgal etmez. Şöyle ifade eder Üstad mevzuu; “Esasta Yüce Din Dairesinin hüviyet ve ruhu bütün iş dairelerine sindirilmiş olacağı için, böyle bir teşkilata lüzum, sadece mesleki ihtisas bakımındandır ve bu ihtisasın murakıplığından ibarettir.” (İdeolocya Örgüsü, sahife 270) Okumaya devam et

Share Button

KAZA TEŞKİLATI-İÇTİHAT ŞURASININ FAALİYET ESASLARI

İÇTİHAT ŞURASININ FAALİYET ESASLARI

İçtihat Şuraları daimi müessese olmayıp, ihtiyaç duyulduğunda teşkil edilir. Şura teşkil edildiğinde çalışma mekanı ve yardımcı kadroların hazır olması için, müessesenin binası, idari teşkilatı hazırdır, bu zaviyeden bakıldığında şura daimi bir müessesedir. Hulasa edersek, teşkilat bünyesi cihetinden daimi bir müessese, içtihat faaliyetlerini gerçekleştirecek aza cihetinden ise muvakkattir. Şura muvakkaten teşkil edilir çünkü muvazzaf müçtehit olmaz. Okumaya devam et

Share Button

KAZA TEŞKİLATI-İÇTİHAT ŞURALARININ TEŞKİLİ-

İÇTİHAT ŞURALARININ TEŞKİLİ

İçtihat Şuralarının teşkili ve faaliyetlerinin gözetimi, Nakibü’l Eşrafın salahiyetindedir. Nakibü’l Eşraf, bizzat şuraya reislik edebilir, bu halde bir muavin tayin eder, muavin şuranın teşkil ve içtimaı için icrai işleri yapar. Nakibü’l Eşraf, kendisi başkanlık etmek istemezse şuraya bir reis tayin eder.

*İtikadi ve İbadi İçtihat Şurası Teşkili

İtikadi ve ibadi içtihat şurası, Nakibü’l Esraf tarafından, tamamen kendi salahiyet ve ihtiyarında olmak üzere teşkil olunur. Bu şuraların teşkilinde Nakibü’l Eşrafın muavini, Yüce Din Dairesi Reisidir. Yüce Din Dairesi Reisi, şuranın teşkilinde, icrai bir vazifeye sahiptir.
Okumaya devam et

Share Button

İÇTİHAT ŞURASI-İÇTİHAT MEVZULARI VE ÇEŞİTLERİ

İÇTİHAT ŞURASI-İÇTİHAT MEVZULARI VE ÇEŞİTLERİ

İçtihatlar, muhtelif tasnife tabi tutulabilir. Bizim tercih ettiğimiz tasnif, mevzularına nispetle yapacağımız taksimi esas alıyor. Buna göre içtihatlar; İtikadi içtihatlar, İbadi içtihatlar, İlmi içtihatlar, Amme hukuku içtihatları ve Kazai içtihatlar olmak üzere beş çeşit olarak tetkik edilecektir.

*İtikadi içtihat
İtikada müteallik mevzularla ilgili içtihatlardır. İtikat mevzuu, itikadi mezheplerle inşa edilmiş, dairesi tamamlanmıştır. İtikada dair yeni içtihat ihtiyacı neredeyse yok gibidir, esasa müteallik olmamak üzere yeni bazı bahisler zuhur etse de, bunlar ana çerçeve içinde halli mümkün olan vakıalardır. İtikadi içtihatlar, mevcut çerçeveyi tahkim eder, yeni meseleleri o çerçeve içinde halleder.

Buna rağmen dünyada ve hayatta neler olacağı meçhuldür. Ciddi itikadi meselelerin zuhuru muhale yakın olsa da, muhal değildir. Meselenin ehemmiyetinden dolayı bu mevzuun boşlukta bırakılması düşünülemez.
Okumaya devam et

Share Button

KAZA TEŞKİLATI-İÇTİHAT ŞURASININ VAZİFELERİ-

İÇTİHAT ŞURASININ VAZİFELERİ

İçtihat Şurasının iki vazifesi var; içtihat yapmak ve devlet ricalini muhakeme etmek… İçtihat mevzuu teşri vazifesidir, devlet ricalinin muhakemesi ise kazai vazife… Teşri vazifesi mahiyetindeki içtihat yapma faaliyeti muhtelif başlıklar altında vuzuha kavuşturuldu, burada devlet ricalinin muhakemesi meselesi izah edilecektir.

İçtihat Şurasına bellibaşlı devlet ricalinin muhakemesi vazifesi verilmesinin sebebi, önlerine gelecek ihtilafların, amme hukukunu zenginleştirmesi içindir.
Okumaya devam et

Share Button

KAZA TEŞKİLATI-İÇTİHAT ŞURASI-

KAZA TEŞKİLATI-İÇTİHAT ŞURASI-

Cemiyetin (ümmetin) ve devletin hukuk ihtiyacını karşılamak, Şeriat’a uygun kanunlar çıkarmak, ilmi sahalardaki tatbikat meselelerinde nihai hududu tayin etmek için içtihat şurası teşkil olunmuştur. İhtilafların halli için acil olan kaza teşkilatı tatbikatlarındaki içtihat ihtiyaçlarından başlamak üzere, itikat, ibadet ve ilmi meselelerdeki içtihat ihtiyacını karşılayacak müessesedir.

İçtihadın ihtiyaç haline gelip gelmediğini, bir mevzuda veya sahada gerçekten içtihat ihtiyacının doğup doğmadığını bilmek ve anlamak gerekir. İçtihat mevzuu, dinde reform meselesi ile bitişik haldedir, küçük bir zaviye kayması, içtihat yaparken, reform yapmak tuzağına düşülmesine sebep olabilir. Ulemanın içtihat kapısını kapalı tutması, bu hassasiyetten kaynaklanan bir tedbir mahiyetindedir. Nazari manada içtihat kapısı asla kapanmaz ama reformcuların müçtehitlik iddiasına mani olmak gerekir.
Okumaya devam et

Share Button

KAZA TEŞKİLATININ ANA ŞEMASI

KAZA TEŞKİLATININ ANA ŞEMASI

Bir sahanın teşkilatını anlatmak veya inşa etmek için ilk lazım olan mevzuu, “ana şemadır”. Teşkilatın tüm unsurları en başta tespit edilen ana şema üzerinde işaretlenir, bu yolla nizami bir inşa faaliyeti gerçekleştirilebilir.

Büyük Doğu Devlet Mefkuresinde kaza teşkilatının ana şeması şöyle olmalıdır; zirvede “İçtihat Şurası”, onun altında “Temyiz Mahkemesi”, aşağıda mahalli mahkemeler. Bu mecranın haricinde bir de ahlak mecrası mevcuttur, aşağıdan yukarıya doğru şöyle bir silsile ve nizam ifade eder; hakem mercileri, istinaf mahkemeleri, Nakibü’l Eşraf Riyaseti…
Okumaya devam et

Share Button

KAZA (YARGI) TEŞKİLATI-MUKADDİME

KAZA (YARGI) TEŞKİLATI-MUKADDİME

Büyük Doğu devlet mefkuresinde kaza teşkilatı izah edilmemiş, umumi devlet nizamı içine yerleştirilmemiş, sadece riyasetinin Başyüce tarafından tayin edileceği kayıt altına alınmıştır. Üstad, “Başyücelikte Ceza Ölçüsü” başlığı altında “had suç ve cezalarına” kısaca temas etmekle iktifa etmiş, o bahiste de ceza hukuku fikriyatının hulasasını yapmıştır.

İdeolocya Örgüsündeki Devlet ve İdare Mefkuremiz kısmı, devlet cihazının zirvesini teşkil eden birkaç mevzuu hakkındadır ve onlar dahi hulasa cinsindendir. Büyük Doğu Devlet Nizamı üzerinde tetkik ve telif faaliyetinde bulunmak, ruhu ve fikri tayin edilen, umumi dairede tertibi yapılan bir mevzuu üzerinde çalışmaktır. Netice olarak; devlet cihazı, zirvesinden eteklerine kadar fikir ve şekil (şema) olarak telif edilmelidir. Kaza teşkilatı ise hiç temas edilmemiş olması münasebetiyle umumi hatlarından teferruatındaki şekil şartlarına kadar örülmelidir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-HAKEM MÜESSESELERİ-

HAKEM MÜESSESELERİ

Hayatın altyapısı hukuk kaidelerinden ibaret değildir, hukuk yalnız başına, insan kalabalığını cemiyet haline getiremez. Hayatın “haklar” altyapısı hukuktur ve haklar katidir. Oysa hayat keskin ölçülerle yaşanamaz ve yaşatılamaz. Hukukun kati ölçülerinin yanında, munis esaslar manzumesi olan ahlakın da bulunması şarttır.

***
Ahlak, yazıya geçirilebilir ve karara bağlanabilir mi? Bu soruya “evet” cevabını vermek zor görünüyor ama aslında doğru cevap “evet” olmalıdır. Kaydedilen ve kararlara mevzu edilen ahlakın, ahlak olmaktan çıkıp hukuk haline gelmesinden endişe edilir, bu endişe yanlış değil. Bu endişe giderilmeli, ihtiyaç duyulan tedbirler alınmalı ve ahlak kayda geçmelidir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-ASALET YÜKSEK MERCİ-

ASALET YÜKSEK MERCİİ

Asalet Yüksek Merciinin iki vazifesi var, devlet ile vatandaşlar arasındaki ihtilaflara ilk derece mahkemesi olarak bakmak ve vatandaşlar arasındaki ihtilafların hakem mercilerindeki kararlarını temyizen tetkik etmek…

Asalet Yüksek Merciinin kararlarına karşı temyiz makamı, Nakibü’l Eşraf teşkilatının “meşayıh niyabetidir”.

Asalet Yüksek Mercii, ihtiyaca mebni olarak bölgelerde kurulur.

*Asalet Yüksek Mercii, devlet teşkilatları ile vatandaşlar arasındaki ihtilaflara, ilk derece mahkemesi olarak bakar.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ-

NAKİBÜ’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ

Nikabet Teşkilatı, İslam Ülkelerinin tamamında teşkilatlanabilir, Nakibü’l Eşrafın bu istikametteki iradesi hiçbir murakabeye tabi değildir. Teşkilatın, İslam ülkelerindeki hükümetlerin tavır ve davranışlarıyla alakalı olmak üzere, istediği büyüklükte ve çeşitlilikte şube açması mümkündür.

Nikabet Teşkilatının yurtdışı teşkilatlanmaları, en az iki niyabet üzerine bina edilir; hariciye niyabeti ve meşayıh niyabeti… Tüm hariciye teşkilatı, hariciye niyabeti tarafından idare edilir.

İttihad-ı İslam’ın siyasi veçhesinden Başyüce mesuldür, Başyüce’nin hariciyedeki vazife listesinin birinci sırasında İttihad-ı İslam vardır. Ümmetin vahdeti ise Nakibü’l Eşrafın mesuliyet listesindedir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ

NAKİBÜ’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ

Meşayıh niyabeti, cemiyetin kalbi idare merkezidir. Hayatın kalbi-manevi hünkarları olan meşayıh, kendi alemlerindeki makam ve mertebeleri, manevi meclislerinde mahfuz ve cari olmak üzere, zahiri hayat ölçüleriyle bu niyabete bağlıdır.
Meşayıh Niyabeti, velayet iddiasındaki her şahsı hesaba çekmek, imtihan etmek, ceza veya beraat kararı vermek salahiyetine maliktir. Mezkur Niyabet, bu işleri yapmak üzere muvakkat veya daimi “meşayıh şurası” teşkil edebilir.
Meşayıh Niyabeti, cemiyetin ve hayatın merkezini, kalbi daireye ve hassasiyete taşımakla vazifelidir. İhtilafları kalbi hassasiyet ölçülerine göre halletmek işiyle meşguldür. Hayatı, feragat ve fedakarlık, af ve merhamet, teavün ve tesanüt, infak ve ikram üzerine kurmayı gaye edinir. Hak ölçüleri keskindir, Şeriat kat’i ölçülerden mürekkeptir. Oysa kalp merkezinde doğan ve büyüyen edep ve ahlak, munistir, mutedildir, muhittir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE-

NAKİBÜ’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE

Nikabet Teşkilatı, kendi mensuplarıyla tesis edilir. Nakibü’l Eşraf, ihtiyaç duyduğunda teşkilat dışından kadro istihdam eder.

*
Teşkilatın başında Nakibü’l Eşraf bulunur, onun yanında “Asalet Şurası” mevcuttur.

*
Nakibü’l Eşraf, teşkilatı idare etmek için ihtiyaç duyduğu kadar naip tayin eder. Yedi adet naiplik teşkilatı zarurettir; devlet naipliği, meşayıh naipliği, teşkilat naipliği, hariciye naipliği, ceza işleri naipliği, maarif naipliği, kaza naipliği…
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI

NAKİBÜ’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI

Seyyid ve Şerif şubelerinden mürekkep “asil neslin” mensupları, resmi ve icbari surette olmamak üzere, devlet teşkilat şemasının hiçbir hücresinde vazifelendirilmemelidir. İhtiramın ikamesi ve ilelebet muhafazası için, ihtilaf kuyusunun kapısı asil nesle kapatılmalıdır.

Devlet, halk nezdinde kıymetli olsa da, iktidarla haşır neşir olmaktan kaynaklanan bir yozlaşma havzasıdır. Her ne yaparsanız yapın devlet cihazı zaman içinde çürür ve çürütür. Sıhhatli ve berrak kalması arzu edilen, böyle kalması şart olan müesseseleri, devletin dışında tutmakta azami fayda var. Devletin dışında tutulan ruh ve akıl sıhhati sabit mihrakları, zinde kuvvetler olarak devletin üzerinde bir tarassut mevkiine yerleştirmek ayrıca bir zaruret. Günlük hayhuya bulaşmayacak, günlük siyaset ihtilaflarına müdahil olmayacak zinde kuvvetler büyük sarsıntıların emniyet koludur.
Okumaya devam et

Share Button

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

Nikabet Teşkilatı devlet cihazının içine girmez fakat onu, üç yüz altmış derecede mevcut olan tüm zaviyelerden tarassut altında tutar. Devlet ve cemiyetin tüm teşkilatlarındaki günlük işler ve ihtilaflara güneş kadar uzaktır lakin devlet cihazının her vahidi ve cemiyet kadrosunun her ferdi, yaşayabilmek için güneş ışığına ne kadar muhtaçsa o kadar yakındır. Gölgeye kaçmayanlar için her insana aynı miktar ve seviyede ulaşır.

Nakibü’l Eşraf, devlet teşrifat (protokol) listesinde yoktur, zira o, teşrifatın üzerindedir. Teşrifat listesine alındığında, hangi sıraya konulursa konulsun, asaletine denk düşmez, o, teşrifat ve devlet üstüdür.

Nakibü’l Eşrafın makamı, devlet teşkilat yekunundan müstakildir, hiçbir siyasi teamül ile kayıtlı değildir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME-

NİKABET TEŞKİLATI-NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME

Nikabet teşkilatı, Abbasilerden başlayarak İslam Devlet Cihazında ve ananesinde hususi ehemmiyete sahiptir. En son ve en mütekamil haliyle Devlet-i Ali Osmanide ihdas ve tanzim edilmiştir.

Malum olduğu üzere nikabet teşkilatı, Seyyid ve Şerifleri hami olan, onların ahval ve efalini takip eden, diğer nüfus unsurlarından tefrik ile sicilini tutan, lüzumu halinde kendi mensuplarının cezai işlerini (muhakemelerini) gören müessesedir.

Bir neslin baştacı edilmesinin yolu, öncelikle onları tanınır hale getirmek, sonra imtiyazlar tanımak, nihayet devlet cihazında altın ile örülmüş bir sütun yapmaktır. Ehl-i Beyt neslinden bahsedildiğinde ise, hassasiyetin irtifa kesbetmesini, hürmetin ise bazı hal ve hareketlerden (davranışlardan) ibaret kalmamasını iktiza eder. Bu cihetle, fikirde ve amelde, mevzuatta ve tatbikatta Ehl-i Beyti doğrudan işaretleyen, mücevherden inşa edilmiş sarayda iskan eden, ülkenin en itibarlı sicilinin “defter-i tayyibe” olduğunun devlet riyasetinden cemiyetin madun kadrosundaki serkeşine kadar ferd ve cemiyet yekununun kalbine ve kafasına kazıyan bir hukuk, ahlak, adap gerekir.
Okumaya devam et

Share Button

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-SALAHİYET VE VAZİFE-

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-SALAHİYET VE VAZİFE

Başyücelik Akademyası, Üstadın ifade ettiği gibi ülkenin kültür erkan-ı harbiyesidir. Ülkedeki tüm ilim, fikir ve sanat adamlarının teşkilatıdır, ülkedeki tüm ilim, fikir ve sanat üretimlerinin havuzudur, ülkedeki tüm ilmi hamle ve keşiflerin, fikri cehd ve çabaların, sanat tertip ve imalinin teşvikçisidir.
Ana vazifesi, İslam medeniyetini inşa ve temsil etmektir. Bunun için ihtiyaç duyduğu her hamle ve hareketi gerçekleştirebilmenin fiziki, fiili, fikri imkanlarına sahiptir, milletin her ferdi, devlet cihazının her şubesi bu faaliyetler için seferberdir. Akademyanın ve azalarının, nihai maksada matuf her kıpırdanışı, büyük bir heyecan ve kıymetle karşılanır, lüzumlu her türlü imkan önlerine serilir.

***
Akademya, İslam medeniyet inşası için, cemiyetin ve devletin ihtiyaç duyduğu “medeniyet müesseseleri” fikrini imal etmek, müessesenin tertip ve teşkiline refakat etmek, tatbikattaki neticelerini tahlil ve lüzumu halinde tashih etmekle mükelleftir.
Okumaya devam et

Share Button