GİDELİM, MÜSAADE GEREKMEZ

GİDELİM, MÜSAADE GEREKMEZ

Yürek rutubet aldı, feleğin mühleti doldu
Geçti şarap mevsimi, parklar tenha değil.
Ben dağlara yanmıştım, Musa ırmaklara vuruldu
Bu şarkılara içilir mi Musa, bu çalan bizim hava değil.

Şimdi kentler, kamusal alanlarında üşüyor
Musa, dünyanın çözülen büyüsüne dipnot düşüyor.

Biz çarpıp çıkalım kentin kapılarını
Gemileri limanlarında bu şehrin, kim yakarsa yaksın.
Sen ıslık çalmayı bilirsin, söyle artık şarkılarını
Gir koluma Musa, hayaletlere çarpacaksın.

Bütün kaleler düşüyor Musa, sıyrılıyor erdeminden
Hüzün karlı dağlar ardında, çıktı insanın gündeminden.
Okumaya devam et

Share Button

ÇOCUK EY ÇOCUK

Çocuk Ey Çocuk

Ay yansıyacak bir alem arıyor
Gümüş alnını aya sunsana çocuk.

Ay gümüş sofralarda çocukları ağırlıyor
Bizim yüzümüz eskidi, ay ihtiyarlıyor.

Ay öpüyor seni yanaklarından
Aya bir kez dokunsana çocuk.

Sen bir paratonersin, bilmezsin
Kötülüğü nasıl izâle ettiğini.
Sen bir fenersin ıssız koylarda
Uzak ilhamlardan yüreğime
Bir görünür bir sönersin.
Sen bir gümüş paratonersin
Bilemezsin gücünün nelere yettiğini.
Okumaya devam et

Share Button

KELİMELERLE YÜRÜMEK

KELİMELERLE YÜRÜMEK

Sana kelimeler sunmak isterdim
Sözden sükûttan öte, lâl.
Sana götürmeseydi kelimelere küserdim
Kelimeler ki soramaz hâl üzre suâl.

Turna kanatları, karanfil yaprağı üzre
Serin selviler. Mezar toprağı üzre
Güvercin bakışları, yürek sunağı üzre
Melâlime bigâne, kelimeler ki kıyl-ü kaal
Okumaya devam et

Share Button

AÇIKTA

AÇIKTA

Yerli yerinde her şey, yersiz olan benim.
Maskelerim anlamlarını bir bir yitirdi
Son maskemi çıkarmada mütereddidim
Huzurunuzda yüzsüz kalabilirim belki

Bütün görüntülerini kaydet zira
Bu simülatik yaşam az sonra resetlenecek
Bir büyülü gizemi yoksa kim çeker pazara
Aşka dair ve aşkın ne varsa denetlenecek
Okumaya devam et

Share Button

NEFES

NEFES
-Ali Yurtgezen Hocama hürmetle-

“Merhamet et her şeye agâhım Ali
Var mı senden başka söyle, ilticâgâhım Ali”
Neyzen Tevfik

Ehli hâl değilim, esrârı kapalı semânın
Esmâya muhatap âdem olamadım Ali.
Pür kusurum hem pişman, şâkisiyim daru’l emânın
Dünyaya yüzüstü düşmüşüm, doğrulamadım Ali.

Bunca yıl kapındayım, yine ağyârım Ali
Nâçârım, eşiğinden geçmedi âhu zârım Ali

Rind-i Kerbelâ iken dilencisiyim dergâhının
Ahvâl-i arza ne hâcet, müşkilim sana âyandır.
Meczûbuyum, hayrânıyım ilm-i ledün mâhının
Ahâlî ta’n eylemiş, hâlim ehl-i irfâna tuğyandır.
Kuşatılmış sadrım, hem zebûnum, dermânım Ali
Nedâmetten melâmete kalbet fermânım Ali
Okumaya devam et

Share Button

MEDET YA SAHİBEL EMAN

Medet Ya Sâhibel Emân / İsmail Göktürk (Aczî)

Resûlü sakaleynsin, sultânı enbiyâsın
Ümmetin nûr-u ayn-ı, kâinâta ziyâsın
Raûfur rahîm dedi vasfında seni Mevlâ
Âlemlere rahmetsin, dü-cihanda ulyâsın

Sensin risâlet-penah, vesile-i hidâyet
Ağûş-u şefkatinde, rûz-i mahşer selâmet
Salât-ı selâmınla mâkes bulur her duâ
Emînsin, emânına son nefesler emânet

Sidre-i müntehâda mihmân, cemâle mazhar
Hakkın rahmetini sen ettin kullara izhar
Bir selâmınla senin, ömürler bulur safâ
Bin can fedâdır bir kez kılsan muhabbet nazar
Okumaya devam et

Share Button