BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-SALAHİYET VE VAZİFE-

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-SALAHİYET VE VAZİFE

Başyücelik Akademyası, Üstadın ifade ettiği gibi ülkenin kültür erkan-ı harbiyesidir. Ülkedeki tüm ilim, fikir ve sanat adamlarının teşkilatıdır, ülkedeki tüm ilim, fikir ve sanat üretimlerinin havuzudur, ülkedeki tüm ilmi hamle ve keşiflerin, fikri cehd ve çabaların, sanat tertip ve imalinin teşvikçisidir.
Ana vazifesi, İslam medeniyetini inşa ve temsil etmektir. Bunun için ihtiyaç duyduğu her hamle ve hareketi gerçekleştirebilmenin fiziki, fiili, fikri imkanlarına sahiptir, milletin her ferdi, devlet cihazının her şubesi bu faaliyetler için seferberdir. Akademyanın ve azalarının, nihai maksada matuf her kıpırdanışı, büyük bir heyecan ve kıymetle karşılanır, lüzumlu her türlü imkan önlerine serilir.

***
Akademya, İslam medeniyet inşası için, cemiyetin ve devletin ihtiyaç duyduğu “medeniyet müesseseleri” fikrini imal etmek, müessesenin tertip ve teşkiline refakat etmek, tatbikattaki neticelerini tahlil ve lüzumu halinde tashih etmekle mükelleftir.

Akademya, herhangi bir sahada imal ettiği medeniyet müessesesi fikrini, Nakibü’l Eşrafa, Başyüce’ye, Yüceler Kurultayına sunar ve içtimai bünyelere (mesela sivil toplum kuruluşlarına) bildirir. Fikri imal edilen medeniyet müessesesi, devlet tatbikatıyla ilgiliyse Yüceler Kurultayından çıkarılacak bir kanunla ihdas edilir. Akademya, o müessese fikrini imal eden heyetten birini, müessesenin inşa ve tesis süreçlerini takip, faaliyete başladıktan sonra maksada muvafık çalışmalarını tetkik, elde edilecek neticeleri tahlil etmesi için görevlendirir. Tüm bu süreçlerde Akademya azası, müessesenin kanuna muvafık şekilde inşa edilmesine, faaliyet göstermesine nezaret eder, ihtiyaç duyduğu her safhada müdahale eder, yanlış inşa ve tatbikat gördüğü yerde tashih eder. Bu işleri yapmak konusunda Akademya azası salahiyet sahibidir, tatbikattaki tüm süreçler için ondan daha fazla salahiyet sahibi yoktur. O kadar ki, inşa, tatbik ve elde edilen neticelerde, müessesenin kanununun yanlış tertip edildiğini gördüğünde, Akademya Riyaseti yoluyla Yüceler Kurultayından, kanunun değiştirilmesini talep eder.

Medeniyet müessesesinin gayriresmi mahiyet taşıması ve içtimai bünyeler tarafından inşa edilmesi halinde, aynı şekilde Akademya Riyaseti tarafından, müessese fikrini imal eden heyetten birisi, murakıp aza olarak meseleye refakat etmesi için vazifelendirilir. Medeniyet müessesesini inşa ve tatbik etmek isteyen içtimai bünye, Akademyanın vazifelendirdiği azanın salahiyetlerini kabul etmek mecburiyetinde değildir, bu vazifelendirmenin kabulü rızaya bağlıdır. Akademyanın refakat ve murakabesini kabul eden içtimai bünyenin, inşa ettiği müesseseye “medeniyet müessesesi nişanı” verilir. Bu nişanı alan müessese, resmi veya gayriresmi olsun, medeniyet müessesesidir ve Akademyanın himayesindedir.

Akademyanın himayesindeki müesseseler (resmi veya sivil), birçok cihetten farklı muameleye tabi tutulur. Bu müesseselerin teftiş kadroları, Akademya veya Nakibü’l Eşraf mensuplarından teşkil edilir, tayinleri de Nakibü’l Eşraf veya Akademya Riyaseti tarafından yapılır. Bu işler için iki teşkilat arasında ihtilaf vuku bulduğunda, nihai söz ve karar mercii, Nakibü’l Eşraftır.

Medeniyet müessesesi nişanı alan resmi teşekkül, Akademya Riyaseti ve Nakibü’l Eşrafın muvafakati olmadan Başyüce tarafından bile kapatılamaz, Yüceler Kurultayı bu yönde bir (ilga edici) kanun çıkaramaz. Akademya Riyaseti ve Nakibü’l Eşraf, birlikte veya tek tek, herhangi bir medeniyet müessesesinin kapatılması için Başyüce ve Yüceler Kurultayından talepte bulunabilir. Her iki müessese de kapatma talebini, gerekçeleriyle birlikte rapor halinde sunar. Akademya Riyaseti ve Nakibü’l Eşrafın ittifak halinde talepte bulunması halinde, müessese için müstakil kanun varsa Yüceler Kurultayı tarafından ilga edici kanun çıkarılır ve müessese kapatılır, kanun gerekmeyen hallerde Başyüce tarafından kapatılır. Sadece Akademya kapatılması talebinde bulunur ve Nakibü’l Eşraf bu talebe katılmazsa, Yüceler Kurultayı talebi kabul veya ret salahiyetine sahiptir. Talebi reddetmesi halinde, talepteki hususları değerlendirir ve lüzum görülen tedbirler alınır, ıslah edilir.

Medeniyet müessesesi nişanı olan içtimai teşekkül bu vasfını kaybettiğinde, Akademya tarafından “medeniyet müessesesi nişanı” geri alınır, bu durumda teşekkül, normal bir müessese haline gelir. Bu halde müesseseyi kuran içtimai bünye, teşkilatı devam ettirip ettirmemekte serbesttir.

***
Akademya azaları, kendi sahalarında olmak üzere talebe kabul edebilir, talebelerine icazet verebilir. Akademya azaları, eser vermeden azalığa seçilemediği gibi, eser vermeden azalığını da devam ettiremez, eser verme mesuliyetine, talebe yetiştirmek işi de dahildir. (Bu mevzu, maarif teşkilatında tetkik edilmiştir)

***
Başyücelik Akademyası mensuplarından on azanın müşterek imzası ile “içtihat şurasından” içtihat talep edilebilir.

Vatandaşlar, İçtihat Şurasında içtihat davası açabilir, şu kadar ki, içtihat mevzuunun mütehassısı on alimin tavassutu (vekaleti) şart koşulur. İçtihat davası açma salahiyeti, Başyücelik Akademyası azalarına aittir.

***
“Başyücelik Akademyası, saf irfan meselelerinde, daima Başyüce’nin istişare çevresi halindedir” (İdeolocya Örgüsü, sahife 274)

***
Milli dil, lügat, ansiklopedyalar, dağıtılacak mükafatlar, milli tarih, resmi irfan programları ve yetiştirme planları ve alakalı vekaletlerin saf ve mücerret irfan meseleleri, Başyücelik Akademyasının vazifeleri içindedir. (İdeolocya Örgüsü, sahife 274)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir