BU

BU

Bunu ben
Yanlış bir cevap gibi
Yüzüme çarpan yağmura söyledim.
Akşamları dönecek bir evi olmayan
Ve her günü akşam olan yarasalara da.

Memnû niyetlerim vardı,
Memnuniyetle karşılanan.
Hayat bir kumardı,
Elimizde hileli bir zar
-soğan zarı-
Sahte gözyaşları.

Seni bilmediğin bir adrese götürüyorlar
Sahte bir kimlik taşımak suçundan.
Başka bir kimliğin yok, anlamıyorlar.

Oysa ben bunu yağmura çarpan
Yanlış sorulara da söyledim:
Benim şeyhim
Soru sormayan bir sarı çiçektir
Ateistlerin hiçbir yerde tanrı misafiri olamadığı
Bilinen bir gerçektir.

Ömer KARAYILAN

Share Button

BU” üzerine 2 düşünce

  1. Şiir; bir manaya belli belirsiz pençeyi geçirmek ve o manayı bazen aleni izah bazen mahfuz bir hazine gibi setretmekse,

    Şiir; bulmanın değil, mütemadiyen aramanın macerası ise ve menzildeki bulunacak olan değil de güzergahtaki rastgelişler ise,

    Şiir; nizamın en üst boyuttaki halini ifade etmenin kalıbı olmasına mukabil mana ile suretin birbirinden tefrik edilemez girift kompozisyonu ise,

    Şiir; duygunun ele geçirdiklerini aklın kelama dökmesi olduğu halde aklın asla görülmediği sanat metni ise,

    Şiir; uçurumdan yuvarlanırken bile “düşüşün” ritmini yakalamak ise,

    Şiir; kainattaki en büyük sanat olan “hayatı sanatkarane yaşama”nın ana dili ise,

    Şiir; mücerret olanı bulup kayaya çarparak tuzla buz olmasından sonra elde edilen elmaslardan gerdanlık yapmak ise,

    Şiir; meçhulde el yordamıyla dolaşmak mecburiyetinde kalıp da yolunu şaşırmamanın usul ve üslubu ise,

    Şiir; sureti olmayan manaları kalple (ruhla) müşahade ve keşfetmenin cehdi ise,

    Şiir; nizamdaki keşmekeşi ve keşmekeşteki nizamı bulabilmenin mahareti ise,

    Şu ifade şiir, sen de şairsin…

    “Ateistlerin hiçbir yerde tanrı misafiri olamadığı
    Bilinen bir gerçektir.”

    Harikulade…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir