BUNALTAN AHMET ALTAN

BUNALTAN AHMET ALTAN

Kemalizm ;vahşi kapitalizmin en katmerli zulüm aracıdır.
Hedefinde daima İslam vardır.
İslamın imhası vardır.
İslamdan halkı uzaklaştırmak esastır.Ya uzaklaştıracak,ya İslamı sulandıracak,ya bulandıracak yada İslamı aşağılayacak bir zihin inşasını enjekte etmek esas maksaddır.
İslam hayattan-akıldan –fikirden –kalpten –ruhtan uzaklaşsında yerine ne gelirse gelsin;bu netice kemalizm için her daim kazançtır.
Koca bir rejim bütün müessseleriyle topyekün icraatıyla bu maksada hizmet etmiştir.
Bu hedefine ulaşmak için evvela memlekette önceleri Yahudi-Rum-Ermeni mason –farmason ,rotary –lions kulüpleriyle uşak ruhlu ,aydın maskeli elitler teşekkül ettirilmiştir..
Bu maksad için İslam hukukunun devrim kanunlarıyla kaldırılmasından sonra; Türk vatandaşları İsviçre medeni kanununa göre evlenen,İtalyan mussolini yasalarına göre cezalandırılan,Alaman ceza mahkemeleri usulune göre yargılanan,Fransa idare hukukuna göre idare edilen adına kemalizm dedikleri bir nizam teşekkül edilmiştir.Aslında bu İslamla meczolmuş Türk milletinin kanunlar eliyle Küfürle daima çatıştırılarak kanun gücüne karşı aciz –biçare hale getirilmek suretiyle yeis ve ümitsizlik içinde debelenen birer biçareye çevrilmesi ve Müslüman şahsiyetlerinin asla asli hüviyetine kavuşturulmaması hedeflenmiştir..
Küfür kanunlarının kıskacına alınan Türk milletinin inim-inim inletilerek hayattan elimine edilmesi ve neticede İslamı yaşayamaz hale getirilmesi sağlanmıştır..
Bunuda yetersiz gören zeleme gruhu her on senede bir darbelerle halkı ezmişler mahf-u perişan etmişlerdir..
Buna rağmen direnci kırılmayanları asimile edebilmek için aydın maskeli uşak ruhlu elitler türetilmiş ve bunlar ikide bir Ankara caddelerinde siyah hakim-savcı avukat cüppeleriyle halkın inancını tel’in ve aşağılama ve tahkir ve alaya almak için anıtkabir sırtlarında gezdirilmiştir..
Buda yetmez diye Üniversitelerde güya bilim yuvalarında kitapsız (–te’lif esersiz )torpille prof yaptıkları aydın müsveddeleri ikide bir İstanbuldan yola çıkarılıp anıtkabir kapılarında yürüyüşler yaptırılıp İslama karşı-halka ve halkın mukaddes bütün değerlerine karşı aşağılayıcı tahkir edici sloganlarla öttürülmüştür..
Öttürülen bu batı uşağı vahşi kapitalizmin bütün nimetlerinden faydalanıp milletin vergisiyle har vurup harman savuranlar ;üzerlerindeki takımından atletine ,gömleğinden çorabına- donuna kadar milletin vergisiyle aldıkları elbiselerin içinden millete karşı dilleriyle gece gündüz sokakta derste –okulda gazetelerde tv lerde sanki çanakkkale savaşında millete hücum eden düvel-i muazzamanın ileri koldaki sömürge memurları- elçileriymiş gibi halkın bütün mukaddes değerlerini aşağılamayı meslek edinmişlerdir..
İşin garabetine bakınki;Milletin parasıyla kurulan İş bankasının devredildiği CHP milletvekilleri İstanbul un kalbi Sulatnahmet bombalanınca İstiklal marşı okuyacaklarına milletin parasıyla aldıkları elbiselerin –ayakkabıların içinden taksimde Fransız milli marşını seslendirmişlerdir..
Ve bu aşağılık hallerindende gurur duyan, birer kibir abidesi edalarıyla utanmaz suratlarıyla arlanmaz çehreleri ile arz-ı endam etmekle günlerini senelerdir gün etmişlerdir..
2003 ten önce..
Taa 1924 ‘e kadar..
Utanmaz –arlanmaz,sıkılmaz hayasız bu aydın bozuntuları sokaklara namazı tahkir için indikleri günün arefesinde hemen bütün üniversite ve okullarda ve devlet dairelerinde ne kadar namaz kılan varsa fişlenir ve işten el çektirilirdi..
Başörtüsünü aşağılamak için anıtkabir sırtlarına çıktıklarında bu sefer başörtü takanlarla beraber onlarla gönül bağı içinde olanlarda üniversitelerden ve okullardan tart edilirdi..Akrabalarıyla beraber..
Sakallıları aşağılamak için yürüyüş tertiplediklerinde bütün devlet dairelerinde ve üniversite ve okullarda bu seferde sakallı akrabası olan gençler fişlenir ve onlar devlet dairelerinden ve üniversitelerden ve okullardan kayıdları silinirdi..
Ve bu zulme maruz kalmamak için bütün Türkiye sathında herkes akşam berbere koşup sakalını tıraş ediveridi..
Memlekette rejim kimlerin imhasına karar vermişlerse Yürüyüş yapanlar onları hedefine aldıklarında akaibinde hedeflenenler devletin bütün imkanlarından mahrum bırakılırlardı..
Aydın müsveddelerinin işi –gücü imha edilecek olanların deşifre edilmesi-tesbiti-afişe edilmesi ,aşağılanması ve tahkiri ve imhası idi..
Bu işleri; eskiden bu işlerin organizatör baş aktörlerinden olan eski tüfek Çetin Altanın oğlu Ahmet altandan daha iyi bilecek hiçkimse yoktur..
Elbette babasının mesleğini en iyi oğlu bilir..
50’li/60’lı/70 ‘li senelerde 1925 senesinden beri esaret altında tutulan başta Bediüzzaman Said-i Nursi olmak üzere Necip Fazılların ,Osman Yüksellerin ,Eşref ediplerin hal ve imhası için Çetin Altanın ve ünivrsitelerdeki avanelerin ne yalan –yanlış yazılar yazdığını ne manşetler attığını ve bu yazıları suç delili sayan savcı ve hakimlerin polis tevkifleriyle suçsuz yere bu maznunlara hapislerde ne çileler çektirildiğini en iyi Ahmet Altan bilir..
Sadece kitap yazan –düşünen Müslüman fikir ve tefekkür erbabının kara propagandayla algı operasyonlarıyla ,hakaret ve aşağılayıcı gazete manşetleriyle aşağılanması yetmezmiş gibi gazetelerde ‘’İrticacılar işte bunlar’’ diye manşetler atılır atılmaz bu manşetleri suç delili sayan savcı ve hakimlerin memleket sathında Müslüman avına nasıl çıktıklarını Ahmet altandan daha iyi kim bilebilir..Çünkü babası Çetin Altan bu kara propagandaların baş mimarlarındandır..
Bu kara propagandalarla nice mazlum- masum maznun insanlar hapislere tıkılmış hayatları zindan edilmiş dünyaları mahf-u perişan edilmiş ve bir çoğuda hapislerde sessiz sedasız ölüp gittiği halde ailelerinden dahi cesetleri esirgenmiştir..
CHP nin tek partili devirlerinde diktatör nasıl olur?Kimdir?neler yapar?Millete nasıl caka satar?nasıl çalım atar?nasıl milletin şeref-haysiyyet ve hürriyetini ayaklar altına alır ;Ahmet altan çok hemde çok iyi bilir..
Te’lif eser sahibi ne kadar alim-ulema –seyda molla fikir adamı aydın mütefekkir varsa aydın müsveddelerinin hedefi haline getirilip bukalemun kılıklı edalarıyla hayasız iftiralarıyla attıkları manşetlerle nicelerinin hayatlarının karartıldığından hiç bahsettiğini duydunuzmu Ahmet Altanın..
Siz adalet dedikçe İslamın mukaddesatını ve Müslümanın hakimiyetini imha etme hürriyeti istediğinizi..
Eşitlik deyince dinsizliğin en katmerlisine Müslümanı hapsetme özgürlüğü istediğinizi,
Özgürlük dedikçe göbek altı ve belaltı krallığının memlekette hakimiyetini istediğinizi,
Diktatör dedikçe;dinsizlik lehine İslamın ve Müslümanların esaretine sebeb olacak zilleti Müslümanlara yaşatmak istediğiniz çok iyi biliyoruz..

Şimdilerde müsveddde aydınların müdafiliğine soyunan ve bu uğurda güya cansiperane edalarında Sayın Reis-i Cumhurumuz Tayyib Erdoğanı hedefine alan yazılarıyla dikkat çekmeye çalışan Ahmet Altan gibi kuzu postun da kurt kılıklıların derdi nedir biliyormusunuz?
Bunların derdi saltanatlarını sallantı merhalesinden geçip imha merhalesine girmiş olmasıdır elhamdülillah..
Attıkları manşetleri suç delili sayıp kimi imha etmek istiyorlarsa onları tevkif edecek savcı ve hakimlerin ve terörle mücadele polislerinin neslinin tükenmiş olmasıdır..
Bu aydın müsveddeleri sokaklara inip nümayiş yapa- yapa geziciler gibi yürüdükleri zaman bu nümayişlerini suç delili sayıp millete caka satacak savcı hakim ve polislerin neslinin tükenmiş olması bunları kudurtuyor aslında..
Eski günlerin bi daha gelmeyeceğini görmenin hüsranı ruhlarını paramparça ettikçe; bu imkanlarını ellerinden alan ve bunların bir asırdır eze-eze inim –inim inlettiği milleti arkasın alıp milletle beraber bu soytarı kılıklıların ne mal olduklarını millete afişe edip kırmızı kartı gösterip yollarını kesip topyekün hesaplarını görecek bir vasatın meydana gelmesine vesile olan Tayyib Erdoğandan nefret etmeleri gayet normal aslında..
Başka değil sağa sola salya sümük saldırmaya kalkışlarının maksadı..

REMZİ YILDIZ

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir