BÜYÜK FİKİRLERİN HAREKETE GEÇME ZAMANI

BÜYÜK FİKİRLERİN HAREKETE GEÇME ZAMANI
Zamanın muhtevası bir mana yekunu ile doluyken, o manaya muhalif her türlü fikir, eşyada gerçekleşme imkanından mahrumdur. On dokuzuncu ve yirminci asırdaki Müslüman fikir adamlarının ürettikleri küçük fikirlerin bile tatbikata konulamadığı malum. Zaman batı tarafından işgal edilmişti ve onların anlam haritasının yönlerini gösteriyordu. İslam, batının anlam haritasında, varlığı muhayyel olan bir galaksi gibiydi ve İslam’a ait hiçbir tefekkür, kendini zamanın muhtevasına zerketme imkanı bulamadı.
Adına vatan dedikleri kuru toprak parçasını kurtarmak için sayısız insanı kurban edenler, esas işgale uğrayanın “zaman” olduğunu anlamadılar. Çünkü kendilerin ruhları ve akılları da, batının işgal ettiği zaman tarafından işgal edilmişti. Zamanı batının işgalinden kurtaramayanlar, böyle bir ihtiyacı bile fark edemeyenler, kahramancılık oynadı son bir asırdır.
Artık zaman kendi kendini işgal kurtarmaya başladı, işgalcileri muhtevasından kusmaya başladı, kendini boşaltmaya ve yeni bir çağa doğmaya hazırlanıyor. Hiçbir şeyin muhtevası boş kalmaz. Zamanın muhtevası ise asla boş kalmaz. Zaman muhtevasını dışarıya kapattığında bilin ki, gök yarılmaya, dağlar yerinden yürümeye başlamıştır.
Müslümanlar, son iki asırdır zamanın muhtevasına İslam’ın mana yekununu (yekundan bir parçayı bile) yükleyemez olmuştu. Zaman işgale uğradıktan sonra da o işgali kırmak için bir şey yapacak mecali kalmamıştı. Artık zaman kendi muhtevasını boşaltıyor. Öyleyse zamanı işgalden kurtarmak gibi dev bir mesele kendiliğinden hal yoluna girdi. Şimdi Müslümanlara kalan iş, muhtevasını son hızla boşaltmaya başlayan zamanı fethetmek.
Zamanın iştihasını bilir misiniz? Dev fikirleri lokma gibi yutar. Doyması asırlar sürer. Batının (dünyaya hakim olduğu) bir iki asırda zamanı doldurduğunu zannetmeyin. Zehir enjekte etmişti zamana, zaman da bir iki asırda o zehri kusmaya başladı. Kısa sürmesi bundandır.
*
Müslümanlar büyük fikirler üretmelidir. Büyük fikirlerle meydana çıkmalıdır. Düne kadar “hayal” olarak gösterilen fikirler bu gün için artık “gerçek” haline geliyor. Ne kadar büyük fikir üretirseniz üretin, bilin ki zamanın iştihası karşısında küçük kalacak. Bu sebeple ufkunuzu daraltmayın. Dünün akıl formlarının alay etmesine aldırmayın. Az kaldı, alay edenler, alay edilir hale gelecek.
*
Hacimli olan zamandır. Zaman için ne kadar büyük fikir üretebilirseniz üretin. Fakat eşya küçüktür. Eşya için küçük ve hemen uygulanabilir fikirler üretmeyi ihmal etmeyin. Kainatı aydınlatacak (muhal-farz) projektör imal edebiliyorsanız hiç durmayın fakat önünüzü görmek için de elinizde “el lambası” olsun. Binlerce galaksiyi gözleyin ufkunuzda, bir taraftan da üç tane Müslüman’ı bir araya getirebilecek teşkilat anlayışını ve modellerini geliştirin. Tüm insanlığa teklif edebileceğiniz “sistemler” üretin fakat ailenizi ve arkadaşlarınızı bir çerçeveye alabilmek için lazım olan müesseseleri inşa edin. Gözünüzün biri bütünde (ufukta) diğeri parçada (önünüzde) olsun.
Zaman ile ittifak yapmış olanların karşısında ne durabilir ki. Tasalanmayın, dert etmeyin, ümitsizliğe düşmeyin, zaman “aguşunu” açmış sizi bekliyor. Yanlış yapmaktan çekinmeyin, hata yapmaktan korkmayın, zaman hatalarınızı bile hesabınıza kar olarak yazacaktır. Zaman, kendisiyle ittifak edenlere çok cömerttir. Kendisiyle ittifak edenlerin yanlışlarını doğruya, kendisine muhalif olanların doğrularını da yanlışa tahvil eder. Böyle bir güce ve böyle bir vefaya sahiptir.
Onlarca yıldır batılı değerlerin yanlış olduğunu anlatmaya çalıştı, Müslüman fikir ve ilim adamları. Bir arpa boyu yol alamamışlardı, hatırlayın. Fakat batılı değerler zaman tarafından balon gibi patlatılmaya başlanmadı mı? Artık zaman, batının (eğer varsa) doğrularını da imha edecek, ediyor. Yakın gelecekte batının her şeyi “değersiz”, “anlamsız” ve “yanlış” görünecek. Zaman, batının değerleri arasında bir seçme yapmayacak, ne varsa hepsini çöpe atacak. Yavaş davranmayın, tembellik yapmayın, neticeden şüphe etmeyin. Yatanlar otursun, oturanlar ayağa kalksın, ayaktakiler yürüsün, yürüyenler koşsun, koşanlar uçsun. Herkes kımıldasın, harekete geçsin, istikametini tayin etsin. Atlar çatlasın, arabaların motorları yansın, nefesler kesilsin. Çünkü tüm bunlar, yakın zaman sonra zaten çöpe gidecek, yenileri inşa edilecek, eskilerinin hükmü kalmayacak. Bari son defa kullanın, yenilerini inşa etme yolunda.
En fazla ihtiyacımız olan şey, fikirdir. Fikir üretin, işe yarar mı yaramaz mı demeyin. Doğru mu yanlış mı diye tereddüt etmeyin. Faydalı mı zararlı mı olduğuna kafanızı takmayın. Çünkü artık yeni bir nispet ölçümüz var, zaman… Zaman ürettiğiniz her fikri, ya muhtevasına alacak veya reddedecek. Anlayacaksınız, doğru mu yanlış mı, faydalı mı zararlı mı, iyi mi kötü mü, güzel mi çirkin mi. Zaman yoğuracak fikirlerinizi, içinde küçücük bir “kıymet” olanları değerlendirecek hayatın bir koordinatında. Hiçbir kıymeti olmayanları atacak çöpe, inat etmeyin, peşinden gitmeyin. Zaman, en büyük fikir adamından daha seçicidir, en büyük ilim adamından daha sağlam bir test edici. Artık zaman bizim, zaman bizde, her Müslüman’ın kalbinde ve aklında. Zaman ile kol kola girin, yakın geçmişe kadar zamana karşı mukavemet etmek zorundaydık, artık o psikolojiden kurtulun, zamanın keyfini çıkarın, onunla ünsiyet ve ülfet kesbedin. Aman ha… Zamana karşı mücadele etmeyin, geçti o devir. Müttefikinizle kavga etmeyin, enerjinizi israf edersiniz.
Kuşanın zamanı, kuşatın zamanı, muhtevasına nüfuz edin, muhtevasını kalbinize taşıyın, kalbinizi muhtevasına… Ey Müslümanlar, artık her biriniz, “ibn’ül vakt” oldunuz. “Ebul vakt” olanların işaret parmağına iyi bakın, nereyi gösterdiğini görün.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir