BÜYÜK SEÇİM…

BÜYÜK SEÇİM…

Bir seçim var önümüzde, kanunun yazdığına göre mahalli seçim ama kamuoyunun dediğine göre başka, bambaşka bir seçim… Evet, kamuoyu doğru söylüyor, bu seçim bambaşka bir seçim, kanun yanılıyor bu defa…

Mademki hayati bir seçim, öyleyse neyi seçeceğimize bir bakalım…

Son bir asırdır batılıların ve Batılılaşanların yönettiği bu ülkeyi, kimin yöneteceğine karar vereceğiz, artık yerli halk mı yönetmeli yoksa batılılar mı yönetmeli? Tabii ki tarihi bir seçim, ilk defa halkın kendi ülkesini yönetme hakkının olduğu ve bu hakkını net bir şekilde istediği bir seçim yaşıyoruz, soru belli, ülkeyi kim yönetecek?

Akparti, on iki yıllık tarihinde ilk defa “Medeniyet yürüyüşünden” bahsediyor, ilk defa kendi kaynaklarımıza bu kadar açıktan atıf yapıyor, ilk defa kendi medeniyetimizi yeniden inşa etmekten bahsediyor. Bu ülkeyi yüz yıldır yönetenler, milleti batı uygarlığına eklemlemek için çabalıyorlardı, bu seçimde ilk defa kendi medeniyetimizin lafını duyduk. Siyasi manevra olsa bile ne gam, biz bunun yalanına bile oyumuzu veririz. Bu seçim, batı uygarlığı ile İslam medeniyeti arasındaki seçimdir, bizim tercihimiz ise sabittir, İslam medeniyeti…

Cumhuriyet tarihinde ilk defa doğu ve batı kutupları birleşti Türkiye’ye karşı. İlk defa “içimizdeki hainler”, bizden zannettiğimiz münafıklar Türkiye’ye ve Erdoğan’a saldırdı. İlk defa Müslümanlar bu kadar net bir şekilde birleşti, ilk defa saflar bu kadar netleşti. Bizim safımız zaten net, biz her şartta Müslümanların yanındayız. İslam’a ihanet eden Müslüman kisveli alçaklara meyletmemiz hayal bile edilemez.

Müslümanlar son yüzyılda ilk defa tarihi bir yürüyüş başlattılar. Batıya ve batının doğudaki tüm kötü versiyonlarına karşı ilk defa bu kadar güçlü şekilde isyan ve itiraz ettiler. Erdoğan son bir asırdır batıya “hayır” diyebilen tek lider oldu. Batıya “hayır” diyebilen, buna rağmen ayakta kalabilen tek lider… Batının tüm birimlerini seferber ederek alaşağı edemediği uzunluktaki adamı, biz mi alaşağı edeceğiz? On yıllardır “tarihi yürüyüşün” başlaması için hayaller kurduk, rüyalar gördük, canhıraş şekilde çabaladık. Bu gün o yürüyüş başladı, ona biz mi engel olacağız?

Ümmet, bir asırdan beri ilk defa parçalanmışlığını üzerinden attı ve açıkça Türkiye’yi karargahı kabul etti, Erdoğan’ı ise lideri… Ümmetin vahdetini biz mi dağıtacağız, ümmetin ümidini biz mi boşa çıkaracağız? İki milyarlık insan kütlesi bizi beklerken, Erdoğan’ı beklerken, Kemalistler gibi “ne haliniz varsa görün” der miyiz? 1923 de demiştik, ondan beri de huzur bulamadık, ondan beri ekmek bile bulamadık, bir asır sonra yine geldi o fırsat, tekrar bir asır daha erteler miyiz?

Hiçbir fikri olmayan, batıdan tercümesini bile yanlış yaptıkları kanunlarla bu millete zulmeden, yarım metre karelik kumaşın herhangi bir şekli (şapka) için binlerce insanı asan CHP’yi seçer miyiz? Bu millet, Fethullah Gülen kadar aklını kaçırmış olabilir mi, CHP’ye hain bir alim müsveddesinin tavsiyesiyle oy verir mi? Biz vermeyiz, dünya alem bilsin ki biz vermeyiz, münker ile nekir tescil etsin ki biz vermeyiz.

Alim kisvesi altında ihanet örgütü kuran Fethullah Gülen’i mi, yoksa dünyaya meydan okuyan bir lideri mi seçeceğiz? Erdoğan orta yerde, gözümüzün önünde, yanlışını da görüyoruz, doğrusunu da… Ama kanalizasyonlara saklanmış bir ihanet örgütünün neler düşündüğünü, neler planladığını bilmiyoruz, bilme imkanımız da yok, hangisini seçmeliyiz? Mülakat verirken halim-selim görünen ama twetter da, tetikçilerine her türlü ihaneti, iftirayı, ahlaksızlığı yaptıran bir adama mı teslim edeceğiz “mukaddes emaneti”? Erdoğan’ın gazeteciyi arayıp fırça attığına dair ses kaydı yayınlıyorlar, işte biz o uzun adamın bu mertliğini sevdik. Başkasına bile aratmayan, bizzat kendisi arayan, düşüncesini açıkça söyleyen civanmert lideri sevdik, onun karşısındaki kubur farelerinin takiyyeciliğinden ise iğrendik. Tahmin edin bakalım biz kimi seçeceğiz?

Söz çok, uzatmaya gerek yok. Biz seçimimizi kalbimizle yaptık zaten…

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir