FİKİR KADRO HAREKET DERGİSİ 1. YIL MEVZU HARİTASI

FİKİR KADRO HAREKET DERGİSİ YILLIK MEVZU HARİTASI

1.SAYI-LİDER
*Lider nedir?
*Liderliğin vasıfları
*Liderliğin zuhur şartları
*Lider çeşitleri nedir?
*Fikri liderlik
*İçtimai liderlik
*Siyasi liderlik
*Manevi liderlik
*Lider ve mefkure
*Lider ve kuvvet
*Lider ve müeyyide
*Lider ve itaat
*Lider ve itiraz
*Lider ve istişare
*Lider şahsiyet terkibi
*Liderlik şahsiyetinin cem etme mahareti
*Liderlik ve tek adamlık
*Tek adamlığın tehlikeleri
*Liderliğin zarureti
*Tek adamlığın tedbirleri
Okumaya devam et

Share Button

“ÇINAR”I NASIL BİLİRSİNİZ?

“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?

(Bir önceki yazımız “Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak-2-” başlığıydı. Bu tarzda bir yazının uzun düştüğünü ve okunmasının zor olacağını düşünerek, kitabın derûnunu anlamaya kitaptan seçtiğimiz yazı başlıklarıyla devam etmeyi uygun bulduk)
———————– “Çınar”, Âl-i Osman”dan bugüne Müslüman Türklerin derûnunda sembolleşmiş bir ağaçtır. Anlatacağımız çınar rüyası, bu necip millete aidiyeti olanların malûmudur; Şeyh Edebali Hz.lerinin müridi olan Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey şeyhinin dergâhında seyr u sülûkunu tamamlamak üzere yanında yatıyor ve rüya görüyor.
Okumaya devam et

Share Button

DEHŞETENGİZ HESAPLAŞMA

DEHŞETENGİZ HESAPLAŞMA
Tayyip Erdoğan paralel ihanet örgütüne her istediğini verdi, onlar sinsice Erdoğan’ın kuyusunu kazdı. Tayyip Erdoğan seksen yıllık Kemalist rejimin zulümle ürettiği ve büyüttüğü Kürt meselesini, “siyasi hayatıma mal olsa da çözeceğim” dedi, cumhuriyet tarihinde Kürtlere en fazla hakkı verdi, HDP ve PKK ihanet örgütü Erdoğan’ın kuyusunu kazdı. Erdoğan, tüm dünyanın İran’a karşı cephe aldığı dönemde İran’ı destekledi, İran ve Şiiler Erdoğan’ın kuyusunu kazdı.
Bu misaller, kamuoyunun gözünün önünde cereyan etti, kapalı kapılar arkasında değil. Paralel ihanet örgütü, bu ülkede herkes gibi Kemalistlerden zulüm gördü, Erdoğan geldi onların zulmünden kurtardı, onlar sinsi ihanet planlarıyla darbeye kalkıştılar. Kemalistler seksen yıldır Kürtlere, çarşıda bile Kürtçe konuşturmadı, Erdoğan geldi Kürtçe televizyon bile kuruldu, Kürtlerin haklarını savunduğunu iddia eden HDP ve PKK ihanet örgütleri, sinsi planlarla silah depoladılar. Okumaya devam et

Share Button

İSLAM CEZA HUKUKUNA GİRİŞ -14- ‘İslam Hukuku Bölgesel Hukuk Değildir’

İslam Hukuku Bölgesel Hukuk Değildir

 

Geçen yazılarımızda İslam hukukunun evrensel hukuk olduğunu belirtmiştik. İslam hukuku evrensel hukuktur. Fakat günümüzde tatbikatı sınırlı olduğu için bölgesel olması neticesini doğurduğunu, bu yüzden sadece dâr’ül-islâmda tatbik zemini bulduğunu belirtmem gerekiyor.

İslam hukukunun bölgeselliği hakkındaki sınırları tetkik etmeye çalışalım. İslâm hukukunun hükümleri islam ülkelerinde yaşayan herkese mi uygulanır, yoksa bir kısmına uygulanır bir kısmına uygulanmaz mı? İslâm hukuku dâr’ül-islamda işlenen suçlara uygulanırsa dâr’ül-islamın ahalisinin dâr’ül-harbde bulundukları sıraada bu suçları işlemeleri halinde onlara yine islam hukuku tatbik edilir mi edilmez mi?

Okumaya devam et

Share Button

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

(NOT: Bu yazı, “Büyük Doğu Devleti-2-Nakibü’l Eşraf Teşkilatı” isimli eserimizden nakledilmiştir)

Nikabet Teşkilatı devlet cihazının içine girmez fakat onu, üç yüz altmış derecede mevcut olan tüm zaviyelerden tarassut altında tutar. Devlet ve cemiyetin tüm teşkilatlarındaki günlük işler ve ihtilaflara güneş kadar uzaktır lakin devlet cihazının her vahidi ve cemiyet kadrosunun her ferdi, yaşayabilmek için güneş ışığına ne kadar muhtaçsa o kadar yakındır. Gölgeye kaçmayanlar için her insana aynı miktar ve seviyede ulaşır.
Nakibü’l Eşraf, devlet teşrifat (protokol) listesinde yoktur, zira o, teşrifatın üzerindedir. Teşrifat listesine alındığında, hangi sıraya konulursa konulsun, asaletine denk düşmez, o, teşrifat ve devlet üstüdür.
Nakibü’l Eşrafın makamı, devlet teşkilat yekunundan müstakildir, hiçbir siyasi teamül ile kayıtlı değildir.
Okumaya devam et

Share Button

YÜCE DİN DAİRESİ-MUKADDİME-

YÜCE DİN DAİRESİ-MUKADDİME-

Yüce Din Dairesi, Üstadın devlet tasavvurunda fazla bir yer işgal etmez. Şöyle ifade eder Üstad mevzuu; “Esasta Yüce Din Dairesinin hüviyet ve ruhu bütün iş dairelerine sindirilmiş olacağı için, böyle bir teşkilata lüzum, sadece mesleki ihtisas bakımındandır ve bu ihtisasın murakıplığından ibarettir.” (İdeolocya Örgüsü, sahife 270) Okumaya devam et

Share Button

İÇTİHAT ŞURASI-İÇTİHAT MEVZULARI VE ÇEŞİTLERİ

İÇTİHAT ŞURASI-İÇTİHAT MEVZULARI VE ÇEŞİTLERİ

İçtihatlar, muhtelif tasnife tabi tutulabilir. Bizim tercih ettiğimiz tasnif, mevzularına nispetle yapacağımız taksimi esas alıyor. Buna göre içtihatlar; İtikadi içtihatlar, İbadi içtihatlar, İlmi içtihatlar, Amme hukuku içtihatları ve Kazai içtihatlar olmak üzere beş çeşit olarak tetkik edilecektir.

*İtikadi içtihat
İtikada müteallik mevzularla ilgili içtihatlardır. İtikat mevzuu, itikadi mezheplerle inşa edilmiş, dairesi tamamlanmıştır. İtikada dair yeni içtihat ihtiyacı neredeyse yok gibidir, esasa müteallik olmamak üzere yeni bazı bahisler zuhur etse de, bunlar ana çerçeve içinde halli mümkün olan vakıalardır. İtikadi içtihatlar, mevcut çerçeveyi tahkim eder, yeni meseleleri o çerçeve içinde halleder.

Buna rağmen dünyada ve hayatta neler olacağı meçhuldür. Ciddi itikadi meselelerin zuhuru muhale yakın olsa da, muhal değildir. Meselenin ehemmiyetinden dolayı bu mevzuun boşlukta bırakılması düşünülemez.
Okumaya devam et

Share Button

KAZA TEŞKİLATI-İÇTİHAT ŞURASININ VAZİFELERİ-

İÇTİHAT ŞURASININ VAZİFELERİ

İçtihat Şurasının iki vazifesi var; içtihat yapmak ve devlet ricalini muhakeme etmek… İçtihat mevzuu teşri vazifesidir, devlet ricalinin muhakemesi ise kazai vazife… Teşri vazifesi mahiyetindeki içtihat yapma faaliyeti muhtelif başlıklar altında vuzuha kavuşturuldu, burada devlet ricalinin muhakemesi meselesi izah edilecektir.

İçtihat Şurasına bellibaşlı devlet ricalinin muhakemesi vazifesi verilmesinin sebebi, önlerine gelecek ihtilafların, amme hukukunu zenginleştirmesi içindir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ-

NAKİBÜ’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ

Nikabet Teşkilatı, İslam Ülkelerinin tamamında teşkilatlanabilir, Nakibü’l Eşrafın bu istikametteki iradesi hiçbir murakabeye tabi değildir. Teşkilatın, İslam ülkelerindeki hükümetlerin tavır ve davranışlarıyla alakalı olmak üzere, istediği büyüklükte ve çeşitlilikte şube açması mümkündür.

Nikabet Teşkilatının yurtdışı teşkilatlanmaları, en az iki niyabet üzerine bina edilir; hariciye niyabeti ve meşayıh niyabeti… Tüm hariciye teşkilatı, hariciye niyabeti tarafından idare edilir.

İttihad-ı İslam’ın siyasi veçhesinden Başyüce mesuldür, Başyüce’nin hariciyedeki vazife listesinin birinci sırasında İttihad-ı İslam vardır. Ümmetin vahdeti ise Nakibü’l Eşrafın mesuliyet listesindedir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ

NAKİBÜ’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ

Meşayıh niyabeti, cemiyetin kalbi idare merkezidir. Hayatın kalbi-manevi hünkarları olan meşayıh, kendi alemlerindeki makam ve mertebeleri, manevi meclislerinde mahfuz ve cari olmak üzere, zahiri hayat ölçüleriyle bu niyabete bağlıdır.
Meşayıh Niyabeti, velayet iddiasındaki her şahsı hesaba çekmek, imtihan etmek, ceza veya beraat kararı vermek salahiyetine maliktir. Mezkur Niyabet, bu işleri yapmak üzere muvakkat veya daimi “meşayıh şurası” teşkil edebilir.
Meşayıh Niyabeti, cemiyetin ve hayatın merkezini, kalbi daireye ve hassasiyete taşımakla vazifelidir. İhtilafları kalbi hassasiyet ölçülerine göre halletmek işiyle meşguldür. Hayatı, feragat ve fedakarlık, af ve merhamet, teavün ve tesanüt, infak ve ikram üzerine kurmayı gaye edinir. Hak ölçüleri keskindir, Şeriat kat’i ölçülerden mürekkeptir. Oysa kalp merkezinde doğan ve büyüyen edep ve ahlak, munistir, mutedildir, muhittir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE-

NAKİBÜ’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE

Nikabet Teşkilatı, kendi mensuplarıyla tesis edilir. Nakibü’l Eşraf, ihtiyaç duyduğunda teşkilat dışından kadro istihdam eder.

*
Teşkilatın başında Nakibü’l Eşraf bulunur, onun yanında “Asalet Şurası” mevcuttur.

*
Nakibü’l Eşraf, teşkilatı idare etmek için ihtiyaç duyduğu kadar naip tayin eder. Yedi adet naiplik teşkilatı zarurettir; devlet naipliği, meşayıh naipliği, teşkilat naipliği, hariciye naipliği, ceza işleri naipliği, maarif naipliği, kaza naipliği…
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI

NAKİBÜ’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI

Seyyid ve Şerif şubelerinden mürekkep “asil neslin” mensupları, resmi ve icbari surette olmamak üzere, devlet teşkilat şemasının hiçbir hücresinde vazifelendirilmemelidir. İhtiramın ikamesi ve ilelebet muhafazası için, ihtilaf kuyusunun kapısı asil nesle kapatılmalıdır.

Devlet, halk nezdinde kıymetli olsa da, iktidarla haşır neşir olmaktan kaynaklanan bir yozlaşma havzasıdır. Her ne yaparsanız yapın devlet cihazı zaman içinde çürür ve çürütür. Sıhhatli ve berrak kalması arzu edilen, böyle kalması şart olan müesseseleri, devletin dışında tutmakta azami fayda var. Devletin dışında tutulan ruh ve akıl sıhhati sabit mihrakları, zinde kuvvetler olarak devletin üzerinde bir tarassut mevkiine yerleştirmek ayrıca bir zaruret. Günlük hayhuya bulaşmayacak, günlük siyaset ihtilaflarına müdahil olmayacak zinde kuvvetler büyük sarsıntıların emniyet koludur.
Okumaya devam et

Share Button

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

Nikabet Teşkilatı devlet cihazının içine girmez fakat onu, üç yüz altmış derecede mevcut olan tüm zaviyelerden tarassut altında tutar. Devlet ve cemiyetin tüm teşkilatlarındaki günlük işler ve ihtilaflara güneş kadar uzaktır lakin devlet cihazının her vahidi ve cemiyet kadrosunun her ferdi, yaşayabilmek için güneş ışığına ne kadar muhtaçsa o kadar yakındır. Gölgeye kaçmayanlar için her insana aynı miktar ve seviyede ulaşır.

Nakibü’l Eşraf, devlet teşrifat (protokol) listesinde yoktur, zira o, teşrifatın üzerindedir. Teşrifat listesine alındığında, hangi sıraya konulursa konulsun, asaletine denk düşmez, o, teşrifat ve devlet üstüdür.

Nakibü’l Eşrafın makamı, devlet teşkilat yekunundan müstakildir, hiçbir siyasi teamül ile kayıtlı değildir.
Okumaya devam et

Share Button

NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME-

NİKABET TEŞKİLATI-NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME

Nikabet teşkilatı, Abbasilerden başlayarak İslam Devlet Cihazında ve ananesinde hususi ehemmiyete sahiptir. En son ve en mütekamil haliyle Devlet-i Ali Osmanide ihdas ve tanzim edilmiştir.

Malum olduğu üzere nikabet teşkilatı, Seyyid ve Şerifleri hami olan, onların ahval ve efalini takip eden, diğer nüfus unsurlarından tefrik ile sicilini tutan, lüzumu halinde kendi mensuplarının cezai işlerini (muhakemelerini) gören müessesedir.

Bir neslin baştacı edilmesinin yolu, öncelikle onları tanınır hale getirmek, sonra imtiyazlar tanımak, nihayet devlet cihazında altın ile örülmüş bir sütun yapmaktır. Ehl-i Beyt neslinden bahsedildiğinde ise, hassasiyetin irtifa kesbetmesini, hürmetin ise bazı hal ve hareketlerden (davranışlardan) ibaret kalmamasını iktiza eder. Bu cihetle, fikirde ve amelde, mevzuatta ve tatbikatta Ehl-i Beyti doğrudan işaretleyen, mücevherden inşa edilmiş sarayda iskan eden, ülkenin en itibarlı sicilinin “defter-i tayyibe” olduğunun devlet riyasetinden cemiyetin madun kadrosundaki serkeşine kadar ferd ve cemiyet yekununun kalbine ve kafasına kazıyan bir hukuk, ahlak, adap gerekir.
Okumaya devam et

Share Button

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-SALAHİYET VE VAZİFE-

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-SALAHİYET VE VAZİFE

Başyücelik Akademyası, Üstadın ifade ettiği gibi ülkenin kültür erkan-ı harbiyesidir. Ülkedeki tüm ilim, fikir ve sanat adamlarının teşkilatıdır, ülkedeki tüm ilim, fikir ve sanat üretimlerinin havuzudur, ülkedeki tüm ilmi hamle ve keşiflerin, fikri cehd ve çabaların, sanat tertip ve imalinin teşvikçisidir.
Ana vazifesi, İslam medeniyetini inşa ve temsil etmektir. Bunun için ihtiyaç duyduğu her hamle ve hareketi gerçekleştirebilmenin fiziki, fiili, fikri imkanlarına sahiptir, milletin her ferdi, devlet cihazının her şubesi bu faaliyetler için seferberdir. Akademyanın ve azalarının, nihai maksada matuf her kıpırdanışı, büyük bir heyecan ve kıymetle karşılanır, lüzumlu her türlü imkan önlerine serilir.

***
Akademya, İslam medeniyet inşası için, cemiyetin ve devletin ihtiyaç duyduğu “medeniyet müesseseleri” fikrini imal etmek, müessesenin tertip ve teşkiline refakat etmek, tatbikattaki neticelerini tahlil ve lüzumu halinde tashih etmekle mükelleftir.
Okumaya devam et

Share Button

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-AKADEMYA AZALIĞI-

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-AKADEMYA AZALIĞI

Üstad, Akademya azalarının nasp ve tayin salahiyetini Başyüce’ye vermiştir. Mevzuu, İdeolocya Örgüsünde şöyle ifade edilmiştir; “Başyücelik Akademyası’nın azasını, kemmiyet haddiyle kayıtlı olmayarak, doğrudan doğruya Başyüce tayin eder.” (Sahife 274) Nakibü’l Eşraf müessesesinin olmadığı bir devlet ve cemiyet tasavvurunda bu tanzim doğrudur. Fakat Nakibü’l Eşraf teşkilatını raptettiğimiz devlet ve cemiyet tasavvurunda Akademya azalarını tayin salahiyeti Başyüce’ye verilmemelidir.

Nakibü’l Eşrafı raptettiğimiz devlet ve cemiyet tasavvurunda, bazı salahiyetlerin Nakibü’l Eşrafa verilmesine Üstadın itiraz etmeyeceği zannındayız. Bu sebeple mevzuu (devlet tasavvuru ve teşkilatı) üzerinde rahat çalışıyoruz,
Okumaya devam et

Share Button

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-TEŞKİLAT ESASLARI-

BAŞYÜCELİK AKADEMYASI-TEŞKİLAT ESASLARI

Üstad Başyücelik Akademyası’nın üç ana şube halinde teşkilatlanacağını beyan ediyor. “Başyücelik Akademyası’nın üç ana kolu vardır: İlim ve Tefekkür Kolu, Fen ve Keşifler Kolu, Edebiyat ve Güzel Sanatlar Kolu…” (İdeolocya Örgüsü sayfa 273) Bu tasnif aslında teşkilat haritasından ziyade ana mecraları tayin fikrini gösteriyor. Başyücelik Akademyası gibi bir müessesenin teşkilatlanmasını bundan ibaret görmek, hem Büyük Doğu’yu hem de Necip Fazıl’ı anlamamaktır.

Üstadın tespit ve işaret ettiği üç kol, Akademi azaları olan münevverlerin ana mecralarını gösterir ve bu şubeler teşkilatlanmada esas alınır. Bu taksimle beraber her sınıftan (koldan) azaların ihtiyaç adedince bir araya gelmesiyle başka bünyeler de oluşturulur. Bu bünyeler, teşkilat haritasını değil, vazife ve mesuliyet haritasını oluşturur.
Okumaya devam et

Share Button

SİYASET AHLAK VE CEMAATLAR

SİYASET AHLAK VE CEMAATLAR
(ANADOLU BULUŞMALARI – 9 / 12–17 Ağustos 2014 Kuzuluk)
PROGRAM:

12 AĞUSTOS 2014 Salı
21.00–23.00 – Açılış, Sinevizyon ve Selamlama Konuşmaları/ Celal Eyinç
Açılış Konuşması: Siyaset Ahlak ve Biz / Turgay Aldemir

13 AĞUSTOS 2014 Çarşamba
Sabah Panel (10.00–11.15) DİN-DEVLET-SİVİL TOPLUM VE CEMAATLER

Moderatör: Halime Kökçe

Sunumlar:
STKlar-Siyaset İlişkisi: Yılmaz Ensaroğlu

Din-Devlet İlişkisi Çerçevesinde İslami Yapıların Devletle ilişkisi: Prof.Dr. Hasan Ayık

Devlet Yapılanmasında Bürokratik Oligarşi: Av Cüneyt Toraman

Öğlen Panel (11.30–13.00) İSLAM DÜŞÜNCE GELENEĞİ VE GÜNÜMÜZE YANSIMALARI

Moderatör: Necla Koytak

Sunumlar:
Şia ve Yeni Yüzleri: Av. Haki Demir

Sufilik Ve Yeni Yüzleri: Prof. Dr. Ekrem Demirli

Ehli Sünnet Ve Yeni Yüzleri: Prof. Dr. Selahattin Polat
Okumaya devam et

Share Button

BAŞYÜCELİK HÜKÜMETİ-İHTİYAT HÜKÜMETLERİNİN FAALİYETLERİ-

BAŞYÜCELİK HÜKÜMETİ-İHTİYAT HÜKÜMETLERİNİN FAALİYETLERİ-

İcrai hükümetin istişare taleplerine cevap verir, istişare yapar, fikirlerini beyan eder. Temel hükümet siyasetlerinin tayininde tüm ihtiyat hükümetlerinin katılacağı istişare toplantıları tertip edilir, tamamının fikir ve teklifleri kayda geçirilir.

***
İhtiyat hükümetleri her sahada paralel hükümet olarak faaliyet gösterir, tek eksikleri icrai salahiyete sahip olmamasıdır. İhtiyat hükümetlerinin vekilleri, resmi hükümet terkibini oluşturan vekilliklerdeki tüm bilgilere ulaşabilir, her safhada fikir ve tekliflerini arzeder, yanlış tatbikatlar gördüklerinde ikaz eder, kayıt altına alır, rapor hazırlar.
Okumaya devam et

Share Button

BAŞYÜCELİK HÜKÜMETİ-İHTİYAT HÜKÜMETLERİ AZALARININ SEÇİMİ-

BAŞYÜCELİK HÜKÜMETİ-İHTİYAT HÜKÜMETLERİ AZALARININ SEÇİMİ

Yüceler Kurultayı azalarının insan kaynaklarını arayıp bulacak müessese, Yüceler Kurultayı bünyesinde ihdas edilmiş olan bir müessesedir. Bu müessese, “Vatan ileri gelenlerinden en layıklarına Yüceler Kurultayına namzet unvanı altında, sayıyla kayıtlı olmayarak, manevi bir derece verir”.

Yüceler Kurultayı teşri mercii ve meclisi olduğu için esas mevzuu, kanun yapmaktır. Teşri vazifesi (kanun yapmak), nazari boyutu, ameli (tatbiki) boyutundan daha kesif bir faaliyettir. Teşri faaliyetinin bu hususiyeti, İslam’ı, namütenahi derinlik güzergahında uçsuz bucaksız bir mesafe alışla ve asgari kainat genişliğindeki muhitini kuşatışla idrak etmeyi ilzam eder. Bu manada teşri meclisinin (Yüceler Kurultayının) azası olabilmek için alim olmak bile kafi değil, allame olmak zarurettir.
Okumaya devam et

Share Button