CEMAAT CHP’LİLEŞTİ

CEMAAT CHP’LİLEŞTİ

CHP aday belirleme sürecinde karıştı. Belediye başkanlarının CHP’li olduğu ve CHP’nin kazanacağı düşünülen il ve ilçelerdeki aday belirlemelerinde kıyamet koptu. CHP genel merkezinin önü sürekli eylem alanı haline getirildi. İnsanlar kapıları yumrukluyor.

Anladık ki CHP’de hiçbir mefkure yok, hiçbir ideal yok. Sadece menfaat var, aday yapılmadığında istifa ediyor adamlar. Kendi adamları aday yapılmayan kalabalıklar da parti genel merkezi önünde eylem yapıyor. Neticede bir ilçede bir tane belediye başkanı var, dolayısıyla bir tane aday olacak. Ama aday adayı fazla, aday yapılmayanlar, çevreleriyle birlikte istifa ediyorlar, eylem yapıyorlar. Her kim aday olursa olsun, istifa edecek ve eylem yapacak birileri mutlak var çünkü aday adayı bir tane değil.

Kendisi aday yapılmayınca partisinden istifa eden adamın bir düşüncesi ve bir ahlakı var mıdır? Aday yapılmadığı için partisinden istifa eden kişi, neden aday ve başkan olmak istiyordur? Bu sorunun, “menfaat” kelimesinden başka bir cevabı olabilir mi? Allah’a şükürler olsun ki CHP iktidar olamıyor. İktidar olsa neler olabileceğini hayal etmek mümkün değil.

*
Bu meselenin Fethullah Gülen cemaati ile ne ilgisi var? Cemaat ile birazcık haşır neşir olanlar bilir ki, hükümet, cemaatin taleplerinin bir kısmını kabul etmediği, başka cemaatlerin de talepleri olduğu, onlara da kadro ayrılması gerektiği düşüncesiyle hareket etmeye başladığı andan beri kavganın düğmesine basıldı. Bir kurumda on kişilik kadro ihtiyacı varsa, cemaat bunun tamamına talip oldu, yedi sekiz tanesine bile razı olmadı. Hükümet en fazla onların taleplerini karşılamasına rağmen cemaat, kendilerine karşı tavır alındığı düşüncesiyle muhalefete başladı.

Cemaatin Müslümanlarla hiçbir müşterek altyapısının olmadığı, sadece kendi planını yaptığı ve uyguladığı, bir kuruma herhangi bir Müslümanın yerleşmesini kazanç saymadığı malum. Bu kadar iğrenç ve seviyesiz bir ahlaki yapıya sahip olan cemaat, olsa olsa CHP’ye benzer.

Cemaatin kendi menfaatini öncelemesi yeni bir şey değil, baştan beri bu prensibini ısrarla sürdürüyor. Müslümanların bunlara ses çıkarmamasının sebebi ise, fitne çıkarmamaktı. Bu beyinsizler de kendilerinden korktuklarını zannetmeye başladı ve orta yere atladı. Tehditlerin, şantajların esas sebebi, Müslümanların kendilerinden korktuklarını zannetmesiydi, yavaş yavaş anlıyorlar veya yavaş yavaş da olsa anlayacaklar ki kimse korkmuyor. Müslümanlar, fitne çıkarmaktan korkuyorlardı, fitneyi cemaat çıkarınca, fitne çıkarmak suçunu işleme tehlikesi ortadan kalktı. Bundan sonra Müslümanların ne kadar cesaretli olduğunu görecekler.

*
CHP, bu milleti İslam’dan koparmak, İslam’ı bu ülkeden kazımak için kurulmuş milletlerarası örgütün adıdır. Yirminci asrın başında batının, İslam dünyasına dönük olarak hazırladığı ve uyguladığı projeksiyonların en büyüğü CHP’dir. Çünkü CHP, İslam dünyasının her parçasında uygulanan benzer projeksiyonların, ümmetin kalbi ve karargahı olan merkezindeki örneğidir.

Fethullah Gülen örgütü ise, aynı batılıların, yirmi birinci asır için hazırladıkları en sinsi projeksiyondur. On dokuzunda asrın sonlarında başlayan İttihat ve Terakki fırkasının son şekli olan ve yirminci asırda ümmetin kalbini işgal eden CHP gibi, yirminci asrın sonlarında kurulmaya başlanan ve yirmi birinci asrın başlarında ümmetin kalbini ifsat ve işgal etmeye çalışan Fethullah Gülen örgütü, kaderin garip bir cilvesi olarak, 2014 mahalli seçimlerinde bir araya geldi. Biri, İslam düşmanlığının eskimiş, pörsümüş, güçten düşmüş merkez karargahı olan CHP, diğeri zinde, yeni, sinsi şekilde organize olmuş İslam düşmanlığının merkez karargahı Fethullah Gülen örgütü… Tabiatları farklı olsa da hedefleri aynı olduğu için, kaderin muhtevasında mahfuz olan ve hala anlamadığımız bir sır tarafından aynı cephenin neferleri haline getirilmiştir.

Fethullah Gülen’in, BBC’ye verdiği mülakatta, CHP ile ittifak yapma veya onu destekleme rezervini reddetmemesi buna mukabil açıkça ilan da etmemesi, özünde aynı olan iki hareketin, kamuoyundaki tepkiden çekindiği için yaşadığı bir tutukluktan ibrettir. Özü aynı olduğu için CHP ile ittifakı reddetmemekte fakat kamuoyundan çekindiği için de açıkça kabul ettiğini ilan etmemektedir. Halkı ahmak yerine koyan bu densiz tiplerin anlamadığı konu ise, ümmetin ve milletin ferasetinin açılmış olmasıdır.

Sadece Türkiye’de değil, İslam coğrafyasının her tarafında Müslümanlar, Tayyip Erdoğan’a dua ediyor, Fethullah Gülen’e ateş püskürüyor. Tüm ümmetin dua ettiği bir lidere, Fethullah Gülen ve şürekası ise beddua ediyor. Zaman gazetesi ise iki de bir, Fethullah Gülen hakkındaki yayınların “arş-ı ala”yı titrettiğini söylüyor. Tüm ümmet Erdoğan için dua ediyor ama cemaate ve gazetesine göre, kendilerinin duası imtiyazlı olmalı ki, ümmetin ittifakla yaptığı dua hiç gözlerine görünmüyor.

Ümmetin toplu olarak dua ettiği bir kişiye beddua etmenin ne manaya geldiğini anlamayacak kadar idraki kapandı cemaatin. Allah dostu diye pazarladıkları Fethullah Gülen’in, Türkiye’de ve dünyada sayısız Allah dostu tarafından dua edilen Tayyip Erdoğan’a beddua etmesi, Fethullah Gülen’i, kendinin ifadesiyle “kıtmir” olmaktan öteye götürmez. Allah dostlarının duasına karşılık bir kıtmirin duası ne olabilir ki?

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir