CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(01.03.2014)-HSYK TAMAM, BAŞINIZ BELADA

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(01.03.2014)-HSYK TAMAM, BAŞINIZ BELADA

Beceriksizler birbirini buldu, beceriksiz paralel örgüt ile beceriksiz paralel parti ittifak yaptı, bir dava dilekçesini bile yazamadı. Ülkede en fazla hukukçusu olan gurup, paralel yapı, onların katkısı bile bir dilekçe yazmaya kafi gelmedi. Yazacakları dilekçe de zor bir iş değil ha, bir stajyer avukat bile yazar.

Hadise malum, CHP, HSYK kanununda değişiklik yapan kanunun iptali için Anayasa mahkemesine başvurdu. Bu arada hatırlatalım, bu ikinci başvurusu, birinci başvurusu, kanun Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadan ve resmi gazetede yayınlanmadan yapılmıştı. Kanunlaşma süreci tamamlanmadığı için hukuk dünyasında yokluğu malum olan kanun için iptal talebiyle Anayasa mahkemesine başvurmak gibi bir garabete imza atmıştı. Yekta Güngör Özdenlerin başkanı olduğu mahkemenin devam ettiğini mi zannediyorlar ne… İkinci başvuruyu, kanun 27.02.2014 günü mesai saatinden sonra resmi gazetenin mükerrer sayısında yayınlanmasıyla, 28.02.2014 tarihinde yaptılar. Beceriksizler, bu defa da dilekçeyi eksik yazmışlar.

Eğer dün (28.02.2014) yaptıkları başvuru neticesinde “yürütmenin tedbiren durdurulması” kararı çıksaydı, aynı gün yapılmış tayinleri “yok hükmünde” sayacaklar ve gayrimeşru kabul edeceklerdi. Aynı 367 meselesinde olduğu gibi boşuna bir sürü tartışma yaşanacaktı, iyi ki dilekçeyi eksik yazmışlar. Beceriksizler… Adalet bakanı gerekli tayinleri yaptı, geçmiş olsun paraleller…

*
Fethullah Gülen örgütü, bu güne kadar hiçbir hamlesinden netice alamadı. Canhıraş yaptığı her hamle boşa çıktı. Bazıları Akparti kadrolarının zekice karşı hamleleriyle boşa çıkarıldı, bazıları ise Akparti’nin katkısı olmaksızın boşa çıktı. Görülen o ki Allah Azze ve Celle açıktan yardım ediyor.

Boşa çıkan her hamle, paralel örgütü deşifre ediyor. Her hamleyle bir tarafları, bir özellikleri, bir kısım kadroları ortaya çıkıyor. Yaptıkları hamleden bekledikleri faydayı elde edemedikleri her saniye geriliyor, yok olmaya biraz daha yaklaşıyorlar. Üstelik daha hükümet operasyona başlamadı bile…

En çok hoşuma giden konu şu; Fethullah Gülen örgütü, kapalı bir gurup olduğu için, karar alma süreçleri bilinmiyor, karar mercileri bilinmiyor, yetkililer bilinmiyor, bir Fethullah bey biliniyor. Durum bu olunca, geçenlerde Hüseyin Gülerce’nin de yazdığı gibi, kendilerinin nasıl davranacağının bilinmediğini, bu sebeple de her an sürpriz olabileceğini düşünüyorlar. Yani, tanınmadıkları için mücadele sahasında üstün olduklarını düşünüyorlar. Buna mukabil, Tayyip Erdoğan meydanda ve şeffaf bir partiyi idare ediyor. Bu durumda Fethullah Gülen örgütü tanınmadığı için avantajlı, Tayyip Erdoğan ve partisi ise tanındığı için dezavantajlıdır. Gerçekten de böyle olması gerekirken, Fethullah Gülen başta olmak üzere, paralel örgüt Erdoğan’ı hiç tanıyamamış. İlginç değil mi, Erdoğan yaklaşık on iki yıldır başbakan, yani tanıyabilmek için yeterince zaman geçti. Buna rağmen tanıyamamışlar.

Tayyip Erdoğan’ı tanıyamamaları, Erdoğan ile ilgili bir durum değil, kendileriyle ilgili bir durum. Tayyip Erdoğan’ı tanımak için gerekli bilgi ve tecrübe mevcut, buna rağmen tanıyamadıklarına göre, adamlar tam bir ahmaklık abidesi.

Erdoğan, Fethullah Gülen örgütünün ilk hamlesi olan 17 Aralık operasyonunda, beklenmeyen bir ihanet olduğu için bir-iki günlük bir sarsıntı yaşadı. Ondan sonra hiç sarsılmadı, hiç tereddüt etmedi, paralel yapıya karşı yürüttüğü mücadelede hiç yanlış adım atmadı. Fethullah Gülen ne yaptıysa işe yaramadı, hangi hamleyi yaptıysa vuramadı, hangi manevrayı yaptıysa virajı alamadı. Netice alamayınca, karşıya ciddi bir hasar veremeyince, aslanı öfkelendirdi, aslanın öfkelenmesi nispetinde de kendisi panikledi. Tabii olan da buydu, kedi aslana meydan okursa, başına gelecek bellidir.

*
Fethullah Gülen ve örgütünün bir türlü anlamadığı ve anlamadığı için de aynı hedefi dövmeye devam ettiği, aynı hedefi dövmeye devam ettiği için de boşa güç kaybettiği husus şu; kendiler insanları ikna etmek için Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamı, sohbetlerine, programlarına, rüyalarına getiriyorlar, buna karşılık Erdoğan çıkıp halka normal şeylerden bahsediyor, olağanüstü hiçbir şey anlatmıyor, bir bakmışsınız etkileyen Tayyip Erdoğan oluyor. Asimetrik güç dengesi denilen şey bu işte… Fethullah Gülen, kamuoyu sonuçlarına baktıkça küplere biniyor, duvarları yumrukluyor, yakında kendini yumruklamaya başlarsa şaşırmayın. Niye böyle oluyor? Çünkü Allah Azze ve Celle Erdoğan’a yardım ediyor, çünkü Fethullah Gülen ve örgütü Efendimizi istismar ediyor.

Fethullah Gülen, beynini yıkadığı insanları, Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam ile kandırıyor ama halka gelince istismarı çırılçıplak ortaya çıkıyor. Aynı beyin yıkama programından geçmeyen insanlar için suiistimali apaçık görünüyor ve sırıtıyor. Daha önceleri kendi iç bünyelerinde istismar ederek kullandıkları ve beyin yıkama eğitiminden geçmiş olanlarda işe yaradığını gördükleri bu sahtekarlığı, Erdoğan’a açıkça savaş ilan ettikten sonra halka karşı da yapmak istediler, dizilerinde o malum sahnede (anlatmaya dilimiz varmıyor) her istediklerinde geldiğini göstermeye çalıştılar, böylece halka, “Efendimiz bizimle beraber” mesajı vermek istediler. Neticede faydasından çok zararını gördüler ve geri çekildiler.

Fethullah Gülen, başın fena halde belada… Karşınızda paniklemeyen, tüm hamlelerinize rağmen sakin şekilde planlamasını yapan bir lider ve kadro var. Fethullah Gülen, başın çok kötü belada… Karşında, senin her türlü melanetine rağmen halkın yarısını ikna eden bir lider var. Allah Azze ve Celle, sana, hak ettiğin ne ise onu versin… Bizim, senin neyi hak ettiğin ile ilgili düşüncelerimizi bilmek istemezsin.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir