CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(06.03.2014)-“KAİNAT İMAMI”

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(06.03.2014)-“KAİNAT İMAMI”

Başbakan Erdoğan, Osmaniye’de düzenlenen mitingden sonra Ankara’ya dönerken, uçakta gazeteciler ile sohbet etmiş. Bu sohbet, haber ve köşe yazısı olarak birkaç gazetede yayınlandı. Yeni Şafak’ta yayınlanan ve bir tür röportaj niteliği taşıyan o sohbetin yazımızı ilgilendiren kısmı şöyle;

“Örgütlenme şemasını, imamları, kimin kime bağlı olduğunu biliyor musunuz?
Tabii, hepsini. Kainat imamı diye başlıyor. Altta kıta imamları. Mesleki imamlar… Aklınızın, hayalinizin almayacağı şeyler.”

Başbakan, örgüt şemasının ellerinde olduğunu, o şemanın tepesinde “kainat imamı”nın bulunduğunu söylüyor. Kim bu kainat imamı? Ve nasıl oluyor da “kainat imamı” diye isimlendiriliyor?

Bu meseleyi değerlendirmeye, daha önceki yazılarımızda ifade ettiğimiz bir hususu hatırlatarak başlayalım. Fethullah Gülen, mübalağa, takiyye ve yalanı çok seviyor. Bu üç mefhum zaten birbirinin ikiz (üçüz) kardeşidir, birisi varsa diğerleri mecburen vardır. Fethullah Gülen’in üslubunda mübalağanın olduğu aşikar, takiyye ise deşifre oldu, bu ikisi varken üçüncünün olmaması zaten mümkün değil. Kainat İmamı ifadesi de Fethullah Gülen’in malum özelliğinin tezahürü…

Şimdi soruya tekrar dönelim; kainat imamı kim? Fethullah Gülen yaşadığı müddetçe, kurduğu örgütün zirvesinde kendisinden başka birinin olması muhaldir, öyleyse kainat imamı Gülen olmalıdır. O adam Gülen ise, kendisini kainat imamı olarak isimlendirmekle, ancak insanları güldürür. Fakat adamın mübalağa özelliği hatırlanırsa, kendini kainat imamı olarak isimlendirmesi mümkün görünüyor. Hatta Hz. Cebrail’in (AS) (haşa) parti kurması halinde bile ona destek olmayacağına göre, kendini kainatın imamı olarak isimlendirmesi çok tutarlı!

Dün köşe yazarlarından birisi (kim olduğunu unuttum) yazısında, Fethullah Gülen’in Hz. Cebrail (AS) ile ilgili konuşmasını, örgütün kendi içinde tevil ettiğini, hatta tevil eden bir video hazırlayıp tabana yaydığını, o videoda, Cebrail’in, gazetede çalışan bir personel olduğunu söylüyormuş. Böyle bir tevil sanki mümkün, adam konuşmasında, “kendisi sevdiğim bir melek” diyor, bunun neresini tevil edeceksin. Fakat böyle bir taban olduktan sonra, hangi hezeyan tevil edilemez ki?

Bunu niye hatırlattık? Kainat imamı ifadesinin Fethullah Gülen için olmadığını söyleyebilirler, tevil etmeye çalışabilirler de onun için… Tevil (aslında saçmalama) ihtimaline karşılık, biz düşünmeye devam edelim. Kainat imamı mevkiindeki adam Fethullah Gülen değilse kim olabilir? Bu konuda yapabilecekleri tevil imkanı sınırlı, olsa olsa Hz. Resul-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselam Efendimizi söylerler. Nazari çerçevede bakıldığında böyle bir tevil sağlam görünüyor.

Bir ihtimal daha var, kainat imamı mevkiine gerçekten de Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamı koymuş olabilirler. Efendimizin her sohbetlerine, her toplantılarına, her olimpiyatlarına geldiğini, her davet ettiklerinde icabet ettiğini düşünüyorlar. Hal böyle olunca, başa O’nun ismini yazıp, “bin O’nun riyaseti altında bir teşkilatız” diyor olabilirler. Böylece doğrudan O’ndan emir aldıklarını, O’ndan emir aldıkları için de mutlaka haklı olduklarını, kendilerinin karşılarında olanları da en hafif ifadeyle hain olarak yaftaladıklarını düşünmek de mümkün. Bu ihtimalde Fethullah Gülen, Riselet’in halifesi veya naibi olarak yeryüzündeki son söz sahibi mevkiine kurulmuş olur.

Hangi ihtimal olursa olsun, adamlar tamamen sapıtmış olmalılar. Sapıklıklarının en hafifi de, dinin esasları ile ilgili konuda mübalağa yapmaktır. Artık müminler bu adamlardan uzak durmalıdır. Mesele siyasi mahiyet taşımaktan çıktı, itikadi mevzuu haline geldi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir