CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(15.03.2014)-MÜNAFIKLIK İFŞA OLDU

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(15.03.2014)-MÜNAFIKLIK İFŞA OLDU

STV dünkü (14.03.2014) haber bülteninde, Filistin’deki Yahudi domuzlar örgütünün (namı diğer İsrail’in), Gazze’ye saldırısını, “Gazze’deki terör hedefleri vuruldu” şeklinde vermiş. Aslında bu konuda yazı yazmak gerekmezdi, zira apaçık bir “sapkınlık” için yazı yazmak, izah etmek lüzumsuzdur. Çünkü apaçık sapkınlığı izah etmeye çalışmak, insanların akıllarına ve zekalarına hakarettir. Sapkınlığı göstererek, “bakın bu sapkınlık” demek, muhatapları tahkir etmektir. Bu sebeple Gazze’deki mücahit gurupları, direniş kıtalarını, domuzların korkulu rüyalarını savunmak gereksiz.

Öyleyse biz ne yapmaya çalışıyoruz? Bu konuda yazı yazmamızın sebebi, ihanet örgütünün alçaklık ve hainlikte her dem yeni yeni zirveleri zorladığı bu günlerde, onların ciğerlerini göstermek…

Müslümanlar ne kadar hamdetse azdır. Yaşadığımız dönemin öyle bir özelliği var ki, tüm sırlar ifşa oluyor. Allah Azze ve Celle, kırk yıl saklanan sırları en ahmak insanın bile anlayacağı açıklıkta ortalığa saçıyor. Hainler teşhis ediliyor, alçaklar kendiliklerinden meydan yerine fırlıyor ve alçaklıklarını bağıra bağıra ilan ediyor. Saflar netleşiyor, kalpler bütün çıplaklığı ile ortaya çıkıyor.

Fethullah Gülen örgütüne hiçbir Müslüman “münafık” dememişti. Müslümanların hüsnü zannından ördükleri çelik yelekleri giymişlerdi. Zahirde dillerinden düşürmedikleri Allah’ın, sırları, niyetleri, gizli maksatları açığa çıkardığını unutmuşlardı. Gün geldi, kimse bunların münafık olduğunu iddia ve ispat etmek zorunda kalmadı, bizzat kendileri, Allah’ı zikrettiklerini söyledikleri dilleriyle, geceler boyu Allah’ı zikrettiklerini söyledikleri kalplerindeki karanlığı, şeytanlığı, hainliği ilan ettiler. Allah Azze ve Celle, kendilerine itiraf ettirdi, kendilerine ilan ettirdi, hem de gazetelerinden, hem de televizyonlarından, hem de dergilerinden…

Filistin Müslümanlar için bir “ölçü” haline geldi. Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs’ü, Allah, bir avuç Filistinlinin muhafızlığına verdi. Kim ki Filistinlilerin aleyhine ve Yahudi domuzlar çetesinin lehine bir söz söyler, o Müslümanlardan değildir, Müslümanlardan görünenler ise münafıklardandır. Bunun aksini savunmak isteyenler, “insi şeytanlardır”.

Filistinliler, tüm Müslümanların vazifesi olan Kudüs’ü kurtarma mesuliyetini yerine getirmeye çalışan tek Müslüman topluluktur. Otuz metre karelik bir evde onbeş-yirmi kişilik ailelerin yaşıyor. İşleri yok, aşları yok, dünya nimetlerinden uzak bir hayat yaşıyorlar. Üstelik ne zaman başlayacağı bilinmeyen, hiçbir sözünde durmayan İsrail domuzlar çetesinin saldırısı altında savunma imkanları olmadan, top mermilerine gövdelerini siper ederek yaşıyorlar. İsrail domuzlar çetesi, o toprakları terkedecek Filistinlilere ciddi miktarlarda para vermesine rağmen bu zorlukları göze alarak orada kalmaya devam ediyorlar. Filistinli, bütün bunlara rağmen nöbet yerini terketmeyen askerin asaletine maliktir. Allah Azze ve Celle, Filistinlilere, yetmiş yıldır Kudüs muhafızlığı gibi asil bir vazife tevdi etmiştir ki, bugünün dünyasında bir ömür boyu başını secdeye çivileyerek edilecek dua ve niyaz ile ele geçmeyecek bir ihsandır. Dünya Müslümanlarının Kudüs için yapacağı en hafif gayret, Filistinlileri aziz bilmek ve aleyhlerinde olmamaktır.

Filistin ölçüdür, evet… Filistin, sayısız haini deşifre eden bir özelliğe sahiptir. Dikkat edin, Mısır’da İsrail domuzlar çetesinin kuklası Sisi, darbe yaptıktan sonra ilk olarak Gazze sınırını kapatmıştır, evet, Filistin ölçüdür. Filistin, Müslüman kisveli insanların Müslüman mı münafık mı olduğunu açığa çıkaran bir ölçüdür. Kim ki İsrail lehine, Filistin aleyhine bir şey yapıyor, o Müslümanlardan değildir.

Kudüs’ün neden esaret altında olduğunu, neden bir türlü kurtulamadığını, İsrail domuzlar çetesinin kanalizasyon artığı ayakları altında neden çiğnendiğini merak edenler, artık anlamalılar; Kudüs ve Filistin, Müslümanların ölçüsü olarak muhafaza ediliyor olmalıdır. Müslümanlar, Kudüs’ün muhafızı Filistinlere nasıl bakıyorlarsa, muhtemeldir ki Allah Azze ve Celle de onlara öyle bakıyordur. Filistin, Müslümanların samimi olanları ile hain olanlarını birbirinden ayıran en net ölçüdür, iman ve samimiyet İslam coğrafyasına hakim olana kadar Kudüs bu görevi gereği esaret altında kalacak gibi görünüyor. Ne zaman ki Müslümanların içindeki hainler (münafıklar) deşifre olur, samimi iman sahipleri onlardan ayrılır, Kudüs o zaman kurtulur. Öyle ki Kudüs, yeryüzü coğrafyasının herhangi bir beldesi değil, kalp coğrafyamızın iman ve samimiyet merkezidir.

*
Kırk yıllık takiyye timsali Fethullah Gülen örgütünü bile ifşa etti. Hani zaten anlaşılmıştı da, Allah Azze ve Celle, kalbinde hala tereddüdü olanlar için meseleyi vuzuha kavuşturdu.

İsrail domuzlar çetesi, küçücük bir menfaati için dev bir ihanet örgütünü tehlikeye atacak kadar alçaktır. Fethullah Gülen örgütünü bu kadar açık şekilde İsrail yanlısı göstermekle onları Müslüman coğrafyada imha ediyor. Meselenin ne kadar kritik bir süreçten geçtiği anlaşılıyor mu? Dünyanın birçok yerinde, yer altında istediği işleri yaptırdıkları ihanet örgütünü gözden çıkarıyor ve kendilerinden olduğunu açık etmelerini istiyor. Meselenin kritik noktası şurası; artık cepheye sürecekleri tetikçi kalmadı, uyuyan son hücrelerini, Fethullah Gülen örgütünü açıkça cepheye sürüyorlar.

Artık herkes anlamalı ki, bu savaş, Türkiye’nin son kurtuluş savaşıdır. Bu savaşı kazandığımızda arınacağız, temizleneceğiz, bağımsızlığımızı elde edeceğiz. Pensilvanya (ve Tel-Aviv) merkezli ihanet örgütünün hesabını görmek zorundayız, bu son savaş veya savaşın son mevziidir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir