CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(24.02.2014)-MAZA TEF’ALU EKREM DUMANLI?

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(24.02.2014)-MAZA TEF’ALU EKREM DUMANLI?

Maza tef’alu Ekrem Dumanlı (Ne yapıyorsun Ekrem Dumanlı)?

Ekrem Dumanlı, bugünkü (24.02.2014) yazısına “Fe eyne tezhebun” başlığını koymuş, ifadeyi Kur’an-ı Kerim’den alarak… Kendinin ve medya temsilcisi olduğu örgütün neler yaptığını hiç umursamadan, Müslümanlara “nereye gidiyorsunuz?” diye soruyor. Öncelikle senin bu soruyu Müslümanlara değil, Hıristiyan ve Yahudilere sormanı gerektiriyor, Müslüman mahallesinde salyangoz ticaretinin distribütörlüğünü yapma.

(Bir not; sitedeki arkadaşlar, “yeniden günlüklere başla, özellikle de Ekrem Dumanlı’yı takip et” dediklerinde şiddetle itiraz ettim. Ekrem Dumanlı’nın nasıl bir psikolojik tertibe sahip olduğunu bildiğim için, onu takip etmek ve yazılarını tenkit etmek kabil değil. Çünkü istismarın ve suiistimalin tecessüm etmiş halidir Ekrem Dumanlı, nasıl tenkit edebilirsiniz ki. Ama “vazife vazifedir” deyip bağrıma taş basarak işi yapmak zorunda kaldım. Bunları niye anlatıyorum? Ekrem Dumanlı’yı takip ve tenkit etmek benim için ruh karartıcı bir iştir, Müslümanları bu tür fitnelere karşı ikaz etme mesuliyeti olmasa, milyonluk ücretlerle bile yapacağım iş değil)

*
22.02.2014 tarihli günlükte, Zaman gazetesinin örgüt yayını olduğundan bahsetmiştik. Ekrem Dumanlı, yönettiği gazeteyi örgüt yayını haline getirmekten, bunu da açıkça ilan etmekten kaçınmıyor. Bugünkü yazısının “Panorama” ara başlığı altında yazdığı şu ifadeler, örgüt yayını olduğunu, bunu da pervasızca yaptığını ortaya koymuyor mu?

“Her gün paralel yapıdan bahsedip somut bir delil ortaya koyamayanların en büyük umudu böcek vakasıydı. Onun üzerinden hayalî senaryolar yazılıyor, etrafa korku salınıyordu. Olayın üzerinden 3 sene gibi bir zaman geçtikten sonra Başbakan’ın ofisine konan “böcek”i gündeme getirenlerin korkunç senaryosu hafta içinde çöktü.”

Bu arada, Tayyip Erdoğan’ı hiç tanımamış oldukları ne kadar belli. Erdoğan, bir işe başlamak için gerekli olan tüm hazırlıkların yapılmasını, tüm tedbirlerin alınmasını bekleyecek kadar sabırlı bir liderdir. Paralel yapı ile ilgili soruşturmanın hazırlandığından, çok da iyi hazırlandığından hiç şüpheniz olmasın. Erdoğan’ın beklemesinin birçok sebebi var da, birisi de Ekrem Dumanlı’nın yönettiği gazetenin “örgüt yayını” olma özelliğinin, hukuki delil kıvamına gelmesidir. Ekrem Dumanlı, kendisine “mühlet” verildiğinden habersiz görünüyor. Oysa bu mühlet içinde pişman olması da mümkündü ve bu ihtimalde kurtulacaktı, o ise tam aksi istikamette hareket etti ve suçta ısrarcı oldu.

Ekrem Dumanlı bunu neden yapıyor? Aslında Ekrem Dumanlı bunları yapmaz, kendi haline bırakılsa yapamaz. Yukarıdan ısrarla emir geliyor, yapması için… Sebebi ise şu; paralel yapı ile ilgili soruşturmanın sahasını genişletmek, gerekirse on binlerce insanı kapsamasını sağlamak… Bu neden yapılıyor? Çünkü bu durumda temerküz kampları kurmayı gerektirecek kadar büyük bir soruşturma gerekecek ve Türkiye dünyada kendini savunamaz hale gelecek. Fethullah Gülen örgütü, yakın zamana kadar yeraltında çalışır, üyelerinin deşifre olmasını istemezdi. Üyelerinin tespit edildiğini görünce, üye sayısını artırmak, çok göstermek için çabalıyor. Açılacak soruşturmanın sanık sayısını artırarak tıkanmasını istiyor. Bunun için kullanacakları en uygun malzeme ise yayın organları…

Örgütün ve Ekrem Dumanlı’nın anlamadığı konu şu; hükümet soruşturmayı sadece üst yönetici kadroya karşı yürütecek… Alt kadrolarla ilgili soruşturmalar da açılacak ama bunlar binler veya on binleri bulmayacak. Veya her biri için ayrı soruşturma dosyası açılacak ve kendi şehrindeki mahkemede görülecek. Böylece toplu dava görüntüsü verilmeyecek. Durum bu olunca, Ekrem Dumanlı, kendi ateşinin odununu taşımaktan başka bir iş yapmıyor. Kendisi baş sanıklardan biri haline geldi, artık geri dönüşü de yok.

*
Ekrem Dumanlı’nın kendini ve temsil ettiği örgütü tarif edişi muhteşem. Bakın şu ifadelere;
“İftiranın bini bir para! Kendine muhafazakâr demokrat diyen kişiler kürsüden iftira üstüne iftira ediyor. Medyadaki goygoycuları da aynı nakaratı tekrar ederek gerçekleri örtbas etmeyi deniyor. Nafile! Her gün on kez iftira ediyorlar; ama o iftiralar da akşam vaktini göremeden sönüp gidiyor. Gerçekler ortaya çıktığında bari özür dileseler! Konu Müslümanlıktan açılınca hâlâ “İslamî kimlik”i tepe tepe kullanmayı biliyorlar; fakat İslam dışı bir metotla “her yol mubahtır”ın gölgesine sığınıyorlar.”

Ekrem Dumanlı bu ifadeleri kendileri için değil, karşı taraf için kullanıyor ama bir an bu paragrafı kendilerine dönük olarak okuyun. Allah aşkına, ne kadar isabetli değil mi, bire bir uymuyor mu? Hiçbir kural tanımıyorlar, hiçbir ölçüye bağlı değiller, hiçbir vicdani alamet taşımıyorlar.

Basın yayın yoluyla bazı iddiaları tekzip ediyorlar ama unuttukları bir şey var; çocuklarımız okullarınızda okuyor, okullarda neler anlattığınızı bilmediğimizi mi zannediyorsunuz? Kamuoyundaki iddiaların on katını yapıyorsunuz, bunu bizzat biliyoruz. Gazete ve televizyonlar delillendirmekte sıkıntı çektikleri için yaptığınız her şeyi anlatamıyorlar. Anlattıklarının hepsi gerçek, bunları bizzat kendi çocuklarımızın anlattıklarından biliyoruz.

*
Bu örgütün en tahammül edilmez yanı, her şeyi istismar etmeleri. Kur’an-ı Kerim’i istismar ediyorlar, Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamı istismar ediyorlar. Daha bir çok kıymeti istismar ediyorlar da ilk ikisini söyledikten sonra gerisine gerek kalmıyor.

Ekrem Dumanlı, bugünkü yazısında kıyamet ayetlerini iktibas etmiş. Yazıyı okurken zannedersiniz ki kıyameti tasvir eden ayet-i kerimeler sadece bizim için inmiş… Kendilerini hiç ilgilendirmiyormuş gibi, bir ürperti hissetmiyor, bir vicdan kımıltısı yaşamıyor, bir haşyet duygusu görünmüyor. Ayet-i Kerimeleri, bize karşı kılıç gibi sallıyor, sanırsınız ki mülkiyetinde… Oysa Kur’an-ı Kerim, okuyana hitap eder, okuyan kendine hitap edildiğini bilir ve kendine çekidüzen verir. Ekrem Dumanlı, Ayet-i Kerimeleri, birer kılıç gibi bizim boynumuza çalıyor. Edep be adam… Sanki tebşir ayetleri kendilerine, kıyamet ve cehennem ayetleri bize inmiş gibi… Bu ne ahlaksızlık yahu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir