CEMAATİN PSİKOLOJİK KAOSU-3-PARAPSİKOLOJİK METOTLAR

CEMAATİN PSİKOLOJİK KAOSU-3-PARAPSİKOLOJİK METOTLAR

Beyin yıkama metodu da bir eğitimdir. Eğitim modellerinin uç noktasında bulunur. Normal ötesidir, hem metodik olarak normal ötesidir hem de neticeleri bakımından normal ötesidir. Kısacası paranormal metotlardır.

Batıdaki adıyla parapsikoloji, doğudaki adıyla mistik bazı uygulamalardan bahsediyoruz. İslam ve İslami tedrisat, ne doğudaki mistik uygulamalara ne de batıdaki parapsikolojik metotlara cevaz verir.
Her kültür evreni “normal ölçüsünü” kendine göre tarif ve tayin eder, bundan dolayı başka bir kültür evreninin normal ölçüsü, paranormal görünür. Bu zaviyeden bakıldığında İslami tedrisat, batı pozitif eğitim anlayışına göre (ama parapsikolojiye göre değil) paranormal görünür. Bunun gibi, batı pozitif eğitim anlayışı ile birlikte parapsikolojik metotlarda İslami tedrisata göre paranormal alandadır. Normal ölçüsünde müşterek bir zemin olmadığı için, her kültür evreni kendi dışındakileri normal dışı olarak tarif etmekte ve kendi normal ölçüsünü dayatmaktadır. Bu mesele derin ve girifttir ve uzun izahları gerektirir. Bizim burada esas aldığımız kıstaslar manzumesi, İslam’dır ve İslami tedrisattır. Çünkü Fethullah Gülen Müslüman olduğunu söyleyen, dolayısıyla İslami tedrisata göre kendini savunacak olan birisidir.

Fethullah Gülen’in eğitim metodu, hem doğunun mistik unsurlarını hem de batının parapsikolojik unsurlarını taşır. Kitap ve Sünnetten bahsettiği için, İslami olduğu zannını uyandırır ama metodik olarak İslam ile ilgisi yoktur.

Fethullah Gülen’i tehlikeli kılan şey, hem doğunun mistik unsurlarını hem batının parapsikolojik metotlarını hem de İslami tedrisatın hususiyetlerini bilmesidir. Tüm bunları harmanlayarak bir eğitim modeli çıkarmış, üç kültür evreninden de unsurlar ihtiva ettiği için de girift bir kompozisyon oluşturmuştur. Batıdan bakan nispeten modern ve pozitif unsurları, doğudan bakan nispeten mistik unsurları, İslam’dan bakan ise İslami unsurları görmekte, herkes kendi kültür gözlüğünün gördüğünü anlamakta, diğer kültür unsurlarını anlamamaktadır. Zaten kendi kültür gözlüğünün görmediğini anlama imkanı yoktur.

Parapsikolojiyle ilgili uygulamaları Müslümanlar için fazla yabancı olduğu için, kendi kültür gözlüğümüzle görülmemekte, görülmediği için anlaşılmamakta, anlaşılmadığı için de yok sayılmaktadır. Adamın aslında gizlemeye bile lüzum görmediği parapsikolojik unsurlar, herkesin kültür gözlüğü tarafından perdelenmekte, görülmemekte, anlaşılmamaktadır. Gerçekten çok ilginç…

Müslümanların gözünü perdeleyen esas unsur, Fethullah Gülen’in alim kisvesi giymesi, Kitap ve Sünnetten bahsetmesidir. Kitap ve Sünnetten bahseden İslam alimi kisveli bir insanın yaptığı işin İslam dışı bazı metotları ihtiva ettiği düşünülmüyor. Daha vahim olanı ise adamın uyguladığı metotların İslam dışı olduğunu anlatmanın zorluğudur. İnsanlar böyle bir ihtimali öngörmedikleri için anlamaya hazır değiller, hele de ezber tekrarının revaçta olduğu bir ülkede bu tür meselelerin izahı fevkalade zorlaşır.

*
Fethullah Gülen’in en yaygın uyguladığı parapsikolojik metotlardan birisi Hipnotizmadır. Kendinin “metafizik gerilim” diye isimlendirdiği hadise, bir çeşit hipnotizmadır ama hiçbir hipnotizör bunu farketmez. Farketmemesinin temel nedeni şablonun farklı olmasıdır, aslında ise muhteva aynıdır. Maalesef Türkiye’deki seviye budur. Her meslek sahibi işinin şablonunun uzmanıdır, muhtevasının uzmanı yoktur. Bu durum bilim dalları için de böyledir ve üniversite bilimi batıdan nakleder.

Bir Müslümanı hipnoz etmenin en kolay ve etkili yolu, batıda geliştirilen hipnoz metotları değil, aksine Kitap ve Sünnetten bahsetmektir. Kitap ve Sünneti, İslam tedrisatına uygun şekilde değil de, başka bir şablon içinde sunduğunuzda, Müslümanları hipnoz edersiniz. Tabii ki şablonun bazı hususiyetleri vardır ve gelişigüzel bir uygulama değildir.

Kitap ve Sünnet, İslam irfan müktesebatı tarafından on dört asırdır geliştirilen tedrisat usulüne uygun şekilde anlatılmazsa, anlaşılan İslam değil başka bir şey olur. Ne okuduğunuz kadar nasıl okuduğunuz da önemlidir ve Kuran ile Sünneti müsteşrikler (oryantalistler) de okur. Bir Müslüman ile bir oryantalist Kur’an-ı Kerimi ve Sünnet-i Seniyyeyi aynı şekilde anlıyorsa, yani bir Müslüman kitap ve sünneti oryantalistler gibi anlıyorsa, orada İslam’dan bahsetmiyoruz demektir. Bu durum, Müslümanları, Allah ve Resulü ile aldatmanın en ileri noktasıdır.

Mesele ile ilgilenenler ve birazcık bilgisi olanlar, metafizik gerilim ile hipnoz tekniğinin birbirine zıt olduğunu zanneder. Hipnoz, derin uyku halidir, buna mukabil Fethullah Gülen’in metafizik gerilim dediği hadise, isminden de anlaşılacağı üzere müthiş gerilimli bir psikolojik haldir. Ne var ki metafizik gerilim metodunun ilk aşaması ağır bir gerilime işaret eder, o kadar ağır ve dayanılmaz bir gerilimdir ki, o gerilimin zirvesine ulaşıldığı andan itibaren hipnozun son devresi olan ağır uyku haline çok hızlı bir geçiş yaşanır. Hipnoz ve metafizik gerilim, birinci aşamalarında birbirinin zıddı gibi görünse de, ikinci aşamadan itibaren aynı mecraya dökülür ve aynı hedefe ulaşır.

Fethullah Gülen’in cemaat üzerinde uyguladığı parapsikolojik beyin yıkama metotlarını uzun uzun anlatacağız. Yazı serimizin başında sadece konunun başlıklarına işaret etmekle yetiniyoruz.

“CEMAATİN PSİKOLOJİK KAOSU-3-PARAPSİKOLOJİK METOTLAR” için bir yanıt

  1. Selahattin Bey,
    Yazılarınızı büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Çok karmaşık bir durumu mümkün olduğunca sarih ve etkili bir şekilde anlatıyorsunuz, tebrikler.
    Anlamadığım şu;örgütün elebaşı Fethullah Bey,bu kadar bilgi ve beceri sahibi iken nasıl bu kadar ahmak olabiliyor?
    Ya da belli bir dozun üstüdeki bilgi de, cehalet kadar ahmaklaştırır mı insanı?
    Bu eğer böyleyse, kendime dönüp soruyorum, sahip olduğumu vehmmettiğim bilgilerden nasıl kurtulmalıyım?
    Mesele bu kadar basit değil elbette, ama gerçekten ilginç değil mi, ışığa maruz kaldıkça körleşmek?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir