Dalgalı Kur: GÖNÜL

Gönül, kalemle yazılamayacak kelamla anlatılamayacak aklın idrakine eriş/e/mediği gizemli hazine…
Ariflerin esrarına vakıf olduğu cahillerin kıymetinden gafil kaldığı bilinmezlik…

Gönül, insanın özü şairlerin sözü… Yanardağın en derin noktası, ateşin közü…
O kadar sıcak, o kadar yoğun, o kadar hareketli, o kadar patlamaya hazır. Say ki bir volkan…
Ve her an sükûnete boğulup köşesine çekilebilecek. Ve her an sönüp ateşini yitirebilecek…

Zaman olur varlığı yokluğu bellisiz. Kabuğundan çıkmaz…
Dem olur göl gibi durgun… Ve bazen şelale misali coşkun…

Aşkın-Aşığın muhatabı… İyi bir bekleyen… Ümidini kaybetmeden…
Sevgilinin karargâhı… Vatanı. Gamhane. Ağa düşmüş bir balık, bir kuş…
Yağmalanmış, darmadağın, dertli, perişan, biçare, kararsız…

Gönül, sevgilinin vuslat bayramında kesilmek üzere beslenen aşığın kurbanıdır. (Mehmet YARDIMCI)

Yılda bir kurban keser halkı âlem ıyd içün
Dem be dem sâat be sâat men senin kurbanınam (Fuzûlî)

Aşkın, muhabbetin, aşk acısının, vuslat sevincinin, ayrılık ateşinin velhasıl bütün hislerin membaı…
Şairin dediği gibi:
Hem kadeh hem bâde hem bir şûh sâkidir gönül
Ehl-i aşkın hâsılı sahib mezâkıdır gönül. (Nefi)

Kutsal bir ev… Sahibi Allah…
Aşkın tecelli ettiği yer, Hakk’a açılan kapı…
Bir aynadır gönül. Temiz olduğunda cemal-i yârin tezahür edeceği bir ayna…

Elle tutulmaz, gözle görülmez… Hükmü zor, hakimi az… Döner, sapar, evrilir, çevrilir…
Aslındandır her an değişiklik arz eden halleri… Bundan dolayı hükmedenler; irfan sahipleri…

Ve gönül bazen öyle bir hastalığa düşer ki ne ilacı vardır ne tabibi ne tedavisi…

Velhasıl gönül ehlinin dediğinden;
Gönül bir bahr-i ummândır ana hadd-ü payân olmaz
Derûnu dürr-ü cevherdir ki pinhândır ayân olmaz
Divan-ı Hulûsî-i Darendevî

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir