DERSANELER NEDEN VAR Kİ

DERSANELER NEDEN VAR Kİ
Galiba otuz yılı aştı ve kırk yıla yaklaştı dersanelerin yaygın şekilde kurulması ve faaliyetlerine başlaması. Otuz yılını ben hatırlıyorum, daha fazla olabilir, büyük şehirlerde daha da fazla olabilir. Otuz kırk yıldır eğitim hayatının içine yerleştiği için normal gelmeye başlayan dersaneler, bir türlü sorgulanmıyor, ihtiyaç olup olmadığı ciddi şekilde tartışılmıyor, ihtiyaç varsa sebepleri araştırılmıyor. Sadece alışkanlık üzerinden eğitim gibi bir konu yürütülebilir mi?
Dersaneler neden kuruldu, yaygınlaştı ve yerleşti? Sorunun cevabını galiba herkes biliyor, okullardaki eğitim-öğretim yetersizliğinden… Öğrencilerin üniversite imtihanları (bir müddettir lise imtihanları da dahil) için hazırlanmasına katkıda bulunduğu düşünülüyor. Gerçekten de imtihanlara katkıda bulunuyor.
Dersanelerin eğitim sistemindeki yeri nedir? Yukarıdaki sorunun cevabını herkes biliyor ama bu sorunun cevabı bilinmiyor, konuşulmuyor, tartışılmıyor. Bu sorunun cevabı araştırıldığında ortaya çok garip, tuhaf, ilginç bir sonuç çıkıyor. Dersanelerin eğitim sisteminin, “paralel eğitim kurumları” dır. Paralel eğitim kurumları, okullarda verilen eğitim-öğretimi tekrarlıyor. Dikkat edin, okullardaki müfredattan başka bir konu işlemiyor, aynı müfredatı imtihana ayarlı şekilde tekrarlıyor. Özelliği ise imtihan tekniğine ayarlı öğretim vermesi…
Bir eğitim-öğretim kurumuna olan ihtiyaç, müfredatı ile anlaşılır. Mevcut sistem içinde verilmeyen bir eğitim-öğretim müfredatını takip eden kurum, ihtiyaçtır. Mevcut kurumların müfredatını tekrarlayan kurumlar, bir ihtiyacı göstermez, aksine bir ahmaklığı gösterir. Çocuklar okulda aldığı dersi bir de dersanede alıyorsa, almak zorunda kalıyorsa, bundan da faydalanıyorsa, bilmediğim sayıdaki okulda, bilmediğim sayıdaki öğretmen kadrosu tarafından, bilmediğim sayıda öğrenciye, bir türlü bilemediğim eğitim-öğretim sistemi çerçevesinde bir tür ahmaklık talimi yapılıyor demektir. Öğrencinin okulda anlamamasını ama dersanede anlamasını izah edecek biri çıkabilir mi? Memleketin tüm ahmak öğretmen kadrosu milli eğitimde, tüm zeki ve donanımlı öğretmen kadrosu da dersanelerde mi istihdam edildi? Dersanede olup da okulda olmayan nedir? Bu soruların cevabını bildiğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bazı ezberlerinizle konuya bodoslama dalmayın… Dersanelerde mümkün olan neden okullarda mümkün olmasın?
Bırakın Akparti’yi, herhangi bir hükümetin, eğitimde adam gibi bir iş yapmak istemesi halinde programının ön sıralarında mutlaka dersane konusu olmalıdır. Öğrencilerin ve velilerin dersaneye ihtiyaç duymayacak bir eğitim-öğretim alabilmesini milli eğitim okullarında gerçekleştirme hedefi, programının ilk beş maddesi içinde mutlaka bulunmalıdır.
Konu tabii ki dersanelerin kapatılması veya kaldırılması değil. Konu, eğitimin okullarda kaliteli şekilde yapılması, yapılabilmesi, öğrenci ve velilerin dersaneye ihtiyaç duymamasıdır. Bu hedefi gerçekleştirememiş bir hükümet, eğitim alanında esas yapması gerekeni yapmamış, yapamamış, yapmak istememiştir.
Dersaneler ülkede yeterince uzun süreden beri var. Bu süre zarfında bir kısmı kurumlaştı, bir kısmı kurumlaşma sürecinde, bir kısmı ise kurumlaşma çabasında. Aslında geçen zaman içinde dersanelerin ülkede yerleştiği vaki ama eğer biraz daha sürerse, mesela bir-iki on yıl daha sürerse, zaten kaldırma imkanı olmayacak veya köklü bir ihtiyaç haline gelecek. Şimdiden başlayan bir süreçle, önümüzdeki beş-on yıl içinde dersanelerin kaldırılması gerek.
Başbakanın, dersanelerin kaldırılmasıyla ilgili açıklamalarını eleştirenler, aslında eğitim sistemindeki “ahmaklığı”, ahmaklaştırıcı paralel eğitimi savunuyorlar. Bu konu, Tayyip Erdoğan ile ilgili değil, dersaneleri kaldırmanın altyapısını Doğu Perinçek de gerçekleştirse iyi bir iş yapmış olur ve desteklenmesi gerekir. Bir devlet, bütçeden en büyük payı ayırdığı ve yaklaşık yirmi milyon öğrencisi olan milli eğitim işini becerememezlik yapamaz. Bu işi cemaat ile parti arasında kavgaya çevirmek isteyenler ise hangi taraftan olursa olsun, ülkeye zarar veriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir