DEVLET KURAN TEŞKİLAT

DEVLET KURAN TEŞKİLATTürkiye’de, 1923 yılında devlet kurulduğunu zanneden akıl garibanlarını bir tarafa bırakalım. Ülke, 1918 yılından bu yana işgal altında… Yani yakın zamana kadar öyleydi. İşgal bitti mi, hayır. Fakat hızlı şekilde işgal bitiriliyor, devlet kuruluyor, bölgesine doğru nüfuz etmeye başlıyor. Türkiye’nin bağımsızlığı, bu ülkede devlet kurulmasıdır, devlet kurulmadan bağımsız olmak imkansız.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa böyle bir teşebbüs yaşanıyor, ilk defa bu topraklarda devlet olmadığını ve yapılması gereken işin devlet kurmak olduğunu, buradan başlanması gerektiğini düşünen bir teşkilat kuruldu. Bu düşünceye sahip insanlar, fikir ve ilim adamları bulabilirdiniz, konu, bu düşünceyi hayata geçirebilecek bir teşkilatlanmayı becerebilmekteydi. Evet, birileri becerdi, devlet kuran teşkilatı kurdu, o teşkilat ile devleti kurmaya başladı, ciddi işler yaptı, birçok aşamayı geçti, son hamlenin eşiğine geldi. İşte hikayesini anlatacağımız teşkilat bu… İsmi ne mi? İsmi yok, isim koymadılar, iş yapmayana isim vermek adetten değildir ya… İlk işi, Türkiye’de ciddi ve büyük (en azından büyüme istidadına sahip) bir devlet kurmak… Devlet kurma işi bittiğinde, ismini de alacak…

Türkiye’de devleti yöneten, Anayasanın üzerinde yer alan, kendisi için gizli anayasası olan gizli teşkilatlar olagelmiştir. Ergenekon davalarında ortaya çıkan teşekküller, cumhuriyet dönemindeki hükümet üstü gizli teşkilatların misallerinden biridir, hepsi de bundan ibaret değil. NATO ve ABD’nin bu ülkede, başlangıçtan beri hükümet üstü teşkilatları olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri, “derin devlet” olarak isimlendirilen her teşkilat, dış kaynaklıdır ve müstemleke yönetiminin parçasıdır. Zaten ülkede devlet olmamasının, devlet kurulamamasının sebebi de bunlardır. Bir ülke kendi başkentinden yönetilmiyorsa, o ülkede müstemleke idaresi vardır ve devlet yoktur.

Ülkede ilk defa devlet kurma iradesine sahip olan, ülkeyi kendi başkentinden yönetmeye çalışan bir teşkilat kuruldu. Otuz yıl kadar önce temelleri atılan, yavaş yavaş büyüyen ve yerleşen bu teşkilat, bilinen örgütlenme tarzlarından hiçbirine benzemiyor. Son on yıldır ülkedeki tüm kurum ve kuruluşları gözden geçiren, hepsini yenilemeyi düşünen, her alanda yeni projeksiyonlar üreten, şartları gerçekleştiğinde uygulamaya geçen bir teşkilat.

Klasik teşkilat tarzlarına bakıldığında, teşkilatlanmasını tamamlamadığı kanaati uyandırıyor. Fakat durum böyle değil… Teşkilatlanma tarzı yeni ve farklı. Bu sebeple çözülemiyor, keşfedilemiyor, deşifre edilemiyor, varlığı kabul edilemiyor.

Yeni devlet kurmak isteyen bir teşkilatın ilk ihtiyacı fikirdir. Belli bir dünya görüşü olmadan devlet kurmak gibi bir projeksiyona sahip olması düşünülemez. Bir dünya görüşü ve fikir sistemi var. Fakat bu güne kadar fikriyatını açıkça telaffuz etmedi. Kamuoyuna bazı sızıntılar gerçekleşti ama hem teşkilatın varlığı bilinmediği için hem de sızıntının ciddi boyutlara ulaşmamasından dolayı farkedilmedi.

Teşkilatın fikriyatı, Büyük Doğu ve Necip Fazıl… Teşkilat, yakın gelecekte, fikriyatını piyasaya pompalamaya başlayacak. Necip Fazıl ile ilgili doğum ve ölüm yıldönümlerindeki faaliyetler yoğunlaşacak, bu vesileyle Büyük Doğu fikir sistemi olarak gündeme getirilmeye başlanacak. Bir müddet sonra doğum ve ölüm yıldönümleri dışında doğrudan doğruya gündeme getirilecek, Büyük Doğu, açıktan tartışılmaya başlanacak.

Teşkilat, kendini deşifre etmeden Büyük Doğu ve Necip Fazıl’ı efkar-ı umumiyenin gündemine sokacak. Büyük Doğu her açıdan tartışılacak… Bunun için uzun zaman beklenmeyecek, önümüzdeki birkaç yıl içinde bu süreç başlatılacak. Bizzat Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Akparti ileri gelenleri tarafından Büyük Doğu ve Necip Fazıl gündeme getirilecek.

Teşkilat, kamuoyunun bildiği Büyük Doğucuların dışında kuruldu. Kamuoyunun tanıdığı Büyük Doğuculardan bazıları bu teşkilatın içinde ama teşkilatın içinde olduklarını bilmiyorlar. Çünkü teşkilat bilinen tarzlara göre kurulmadı ve bir organik yapısı yok.

Teşkilat, Necip Fazıl’ın “İdeolocya Örgüsü”nde bahsettiği devlet sistemini bire bir kurmayacak. İdeolocya Örgüsündeki devlet sisteminin olduğu gibi uygulanabileceğini düşünmüyor fakat o kitap el kitapları ve oradan ilham alıyorlar.

Umumi olarak Risale-i Nur camiasını ve hususi olarak da Fethullah Hoca cemaatini, Büyük Doğu ile dengeleyecekler. Türkiye’de Risale-i Nur hareketinin ulaştığı büyüklüğe denk başka bir fikir hareketi yok. Onlarla rekabet edebilmek için öncelikle bir fikriyat gerekiyor. Teşkilat, Risale-i Nur’dan bir siyasi sistem çıkmayacağını biliyor. Türkiye’de devlet sistemi teklif eden tek fikir hareketi Büyük Doğu olduğu için, onu öne çıkarmak, “Cemaati” fikri altyapıda engellemenin tek yolu olarak görüyor.

İşin ilginç tarafı, Büyük Doğu fikriyatını geliştirecek “ideologları” yok. Zaten şimdiye kadar ideolojik çalışmaları da yok. İdeolojik çalışma yapacak kadro olmadığı için, bu tür çalışmaların içine girmiyorlar, o tür gayretlerin, kadrosuzluk sebebiyle netice vermeyeceğini bildikleri için, pratiğe yoğunlaşmış durumdalar. Büyük Doğu ile aralarındaki bağ, keskin ideolojik bağ niteliğinde değil. Kadrolar genellikle “analist” özelliği taşıyor. Büyük Doğu’dan vazgeçme imkanları da yok çünkü fikir ihtiyacını karşılayacakları bir kaynak bulamıyorlar. Zaten teşkilatın büyük çoğunluğu Büyük Doğucu değil ve Büyük Doğu için çalıştıklarını bilmiyorlar. Teşkilatın beyni Büyük Doğu ile fikri irtibat kurmuş durumda.

kitabı indirDEVLET KURAN TEŞKİLAT

Share Button

DEVLET KURAN TEŞKİLAT” üzerine 2 düşünce

  1. Vay canına!
    Gerçekse eğer, bu çok güzel ve bütünüyle ilginç bir haber.
    Fakat Necip Fazıl merhumu sahiden anlayanlar var mı memlekette?
    Üstelik -anlayanlar- işbirliği içine girebiliyorlar mı?
    Fakat, “Ol!” deyince olduran Allah her şeye kaadirdir.
    Görelim mevla neyler…

  2. “Büyük Doğu fikriyatını geliştirecek “ideologları” yok. ” demişsiniz. Salih Mirzabeyoğlu bunu eserleriyle kanıtlamıştır. Bizzat Üstad’ın kendisine dair söyledikleri de ortadadır. İstediğiniz kadar saklamaya çalışın, bugün Büyük Doğu’ya muhatap olan yeni nesil Mirzabeyoğlu’nu Büyük Doğu’nun yürüyeni olduğu noktasında şüphe taşımıyorlar. Size kolay gelsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir