DUYGU EĞİTİMİ-6-DUYGU KONTROLÜ

DUYGU KONTROLÜ
Duygu kontrolü, duygu eğitimi konusu değil, duygu ve akıl eğitiminin neticesinde elde edilebilecek bir yetenektir. Bu sebeple önceki yazımızda (başlıkta) ifade ettiğimiz gibi “gelişmiş ve güçlenmiş akıl sahiplerinin yapabileceği iştir.
Duyguya cepheden direnmek imkansıza yakın zordur. Mümkün ve kolay olsa da yapılmamalıdır, zira cepheden direnerek durdurulsa bile bir yerlerde birikir ve ileride daha büyük patlamalara sebep olur. Biriken duyguların patlaması ise önünde durulması mümkün olmayan çapta gerçekleşiyor.
Aklın duyguya cepheden direnmeye çalışması, tüm gücünü kullanmayı göze alması demektir. Bu durumda akıl, duyguyu durdurmak için kendini, varlığını tehlikeye atıyor. Direnişi cepheden sürdürmek, varlık-yokluk mücadelesi manasına gelir. Eğer duyguyu durduramazsa, duygu kendini imha eder. Özellikle “büyük duygu patlamaları”, cepheden direnen aklı darmadağın eder.
*
Duygu, ortaya çıktığında kendi mecrasını açar ve o mecrada akar. Duygunun akacağı mecra ve döküleceği havza (göl) bilinmelidir. Duygunun nasıl bir mecra açacağı, nasıl bir mecrada akacağı ve hangi noktaya döküleceği anlaşılmadan onu kontrol etmek imkansızdır.
Güçlü duyguların (güçlü duygu patlamalarının) mecrasını kapatmak, önlerine baraj kurmaya çalışmak mantıklı değil. Yapılabilecek en fazla iş, mecrasının yönünü değiştirmek, başka bir noktaya akmasını sağlamaktır. Eğer duygunun akacağı mecra ve döküleceği nokta yanlışsa, zararlıysa (öfke patlamalarında olduğu gibi) doğru noktaya yönlendirmek gerekir, bu mümkün olmazsa “boşa”, boşluğa çevirmek iyi fikirdir, boşluğa akıtarak tüketmek, zararlarından korunmayı mümkün kılar.
Duygu arkasından çekiştirerek kontrol edilemez. Duygunun arkasından koşan akıl, onu yönetemez, yönlendiremez, kontrol edemez. Akıl, duygunun önünde gitmelidir, duygunun önünde gidebilirse, mecrasının yönünü değiştirebilir, onu yönetebilir. Duygunun peşinden giden akıl ise duygu tarafından yönlendirilir.
Aklın duygunun önünde gitmesi nasıl olur? Duyguyu bir varlık (insan veya başka bir varlık) veya bir olay tetikler. Bir şeye kızar veya seviniriz. İlgili konu, önce duyguyu tetikliyorsa akıl geride kalıyor, önce düşünceyi tetikliyorsa akıl öne geçiyor demektir. İnsanın ilgilendiği, ilgilenmek zorunda olduğu herhangi bir konudaki zihni hareketlilik, ya önce düşünceyi veya duyguyu harekete geçirir. Hangisi önce harekete geçiyorsa, on öndedir, diğeri geridedir. Düşünce önce harekete geçiyorsa akıl öndedir, diğer ihtimalde duygu öndedir.
Gelişmiş ve güçlenmiş akıl varsa, önce düşünce (yani akıl) faaliyete geçer. Düşünce veya duygudan hangisinin önce harekete geçtiği konusu, aklın gücünü gösterir. Her konuda önce düşünce harekete geçmeye başlamışsa, o insanda akıl çok gelişmiş ve güçlenmiştir. Düşüncenin harekete geçmesi ile duygunun harekete geçmesi arasında kafi derecede zaman varsa eğer, o akıl çok gelişmiş ve güçlenmiştir. Çünkü bu durumda akıl, konuyu değerlendiriyor, kararlar veriyor, nasıl davranacağını tespit ediyor demektir. Bu süreçlerden sonra akmaya başlayan duygu, aklın yönetiminde demektir.
Akıl duyguyu tamamen yönetebilir mi? Evet… Duyguyu tetikleyecek olan konu, akıl tarafından değerlendirildikten sonra duygu ortaya çıkarsa, akıl o duyguyu yönetebilir. Çünkü akıl konuyu değerlendirip kararlar verdikten sonra ortaya çıkan duyguya, akması için mecra açmış olur, dökülmesi gereken hedefi (noktayı, havzayı) belirlemiş olur. Bunu yapabilen akıl yapısı ve zihin organizasyonu, “çok özel”dir.
Aklın bu özelliği kazanmasının yollarından birisi, “düşünce refleksi” oluşturmaktır. Bir konu ile ilgili olarak ya önce duygu harekete geçer veya düşünce… İkisinin birden harekete geçmesi istisnadır ve duygunun zayıf olduğu durumlarda gerçekleşebilir. Duygu zayıf olduğunda zaten fazla zararlı olmaz, üzerinde durduğumuz duygular, güçlü duygulardır. Düşünce refleksi, bir konu gündeme geldiğinde o konu ile ilgili olarak zihni faaliyetin “düşünce” şeklinde gelişmesidir. Zihin, bir konu gündeme geldiğinde, ya düşünce ile veya duygu ile o konuya yönelir, o konu ile ilgilenir. Zihni evrende ve aklın bünyesinde “düşünce refleksi” oluşmuşsa, duygu akışından önce harekete geçen düşünce faaliyetidir. Düşünce refleksi, gelişmiş ve güçlenmiş akıllarda bulunur.
Duygu kontrolünün maksadı, faydalı duygu akışlarından yüksek verim almak, zararlı duygu akışlarından korunmak ve onları da faydalı hale, faydalanılabilir hale getirmektir.

Share Button

DUYGU EĞİTİMİ-6-DUYGU KONTROLÜ” üzerine 2 düşünce

  1. Akıl, düşünce veya idrak; vakıayı hissetme olgusunun duyu organları vasıtasıyla beyne taşınması ve beynin bu vakıayı ön bilgilerle yorumlamasıdır.

    Kavramına sahip olunmayan şey görülemez. Nasıl ki teleskop olmadan uzak cisimler, mikroskop olmadan küçük cisimler çıplak göz tarafından görülemez ise, aklın gözü olan, ona teleskop ve mikroskop hizmeti veren kavramlar olmadan da akıl göremez; öte bir deyişle, akıl yalnızca kavramına sahip olduğu şeyi görebilir.
    İhsan Fazlıoğlu
    Hissiyatın algılamadığı konuları kavramlar gösterir.
    Kişide;Kişiye ait bütün bilgiler hücrelerinde mevcut.Bu bilgiye kavramlar ile ulaşılır.Bu bilgileri söz veya amale icraata dönüştürdüğün an mükafatlandırılırsın.
    https://meerstr11.blogspot.com/2017/01/akil-bu-gibi-genel-tanimlar-kisinin.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir