FETHULLAH GÜLEN, ŞİİLER VE YENİ HAÇLI İTTİFAKI

FETHULLAH GÜLEN, ŞİİLER VE YENİ HAÇLI İTTİFAKI

İhanet örgütü, Erdoğan ve Akparti hükümetini, sürekli Avrupa ve ABD üzerinden tenkit ediyor. Avrupa ve ABD’deki Erdoğan karşıtlığını esas alan tenkitler, üstelik de demokrasi-otoriterleşme üzerinden yürütülüyor. Her vesileyle Erdoğan’ın otoriterleştiğini, diktatoryal tavırlar sergilediğini, demokrasiden uzaklaştığını iddia eden ihanet örgütü medyası, bunları ya Avrupalı veya ABD’li bir siyasetçinin dilinden naklediyor.

Bu cürmünü o kadar aşikar ve cüretle işliyor ki, ABD ve Avrupa’nın Mısır’da darbeye darbe bile demediğini, darbe yönetimini açıktan desteklediğini umursamıyor. Yine Avrupa ve ABD’nin, İsrail’in Gazze’deki soykırımına açıkça destek vermesini hiç umursamıyor ama onların beyanlarıyla Erdoğan’ı dövmek için fırsat arıyor ve bulduğu her fırsatı da değerlendirmekten geri durmuyor.

*
İsrail adındaki domuzlar örgütünün Gazze’ye yönelik soykırımına batıdan gelen tepkiler, bundan öncekilerden farklı. Batılı ülkelerin birçoğu doğrudan İsrail’e destek veriyor, Hamas’ı ve Filistinlileri suçlu görüyor. Daha önceleri Avrupa ülkelerinden cılız da olsa kınama açıklamaları yapılırdı, artık kınama da yapılmıyor. İş öyle bir noktaya vardı ki, Fransa, Filistinlilere destek eylemlerini yasakladı.

Başbakan Erdoğan’ın “Haçlı seferi” açıklaması, bir yorum değil, gerçeğin ta kendisi. Batı artık Müslümanlara karşı açıkça haçlı seferine başladı, daha önce de böyleydi ama artık gizleme gereği duymuyorlar. Erdoğan’ın İslam alimleri toplantısında açıkça dile getirdiği, “batıyı bırakın, İslam ülkeleri ne yapıyor, ona bakın” cinsinden açıklamaları, haçlı seferinin başladığını, batıdan medet umanların beyhude çaba içinde olduklarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Batının kartlarını bu kadar açık oynamasının sebebi nedir? Hiçbir diplomatik dil ve nezaket bile göstermeden soykırıma açıkça destek vermesi, bazı meselelerin netleştiğini gösteriyor. İslam dünyası öyle ya da böyle kendi tabii mecrasına (İslam’a) dönecek, başka bir alternatif kalmadı. Bu gerçeği batının stratejik müesseseleri gördü ve doğrudan İslam’a karşı tavır aldı. Türkiye’de Akparti hükümetini deviremeyeceklerini anladıktan sonra bu tavırlarını geliştirmiş olmaları manidardır. Zira Türkiye ümmetin karargahı olmaya devam ettiği müddetçe ümit vardır ve geçtiğimiz birkaç yılda kaybettiğimiz mevzileri tekrar kazanmamız mümkündür. Karargah yerinde durduğu müddetçe mevzilerin yer yer el değiştirmesi çok önemli değil, gün gelir kaybettiğimiz mevzileri fazlasıyla ele geçiririz. Ama karargah çökerse çevredeki mevzilerin elde tutulmasının fazla bir anlamı kalmayacaktır.

Batı, Türkiye’nin İslam aleminin karargahı olduğunu, Erdoğan’ın ise o karargahın kumandanı olduğunu anladı. Karargahın yakın gelecekte düşmeyeceğini de gördü ve İslam’a karşı yeni bir tavır içine girdi.
Artık tüm maskeler düştü. Kimse maskeyle dolaşmıyor. Akparti, içeride güçlenmek için yaklaşık yedi-sekiz yıldır taktığı maskeyi çıkardı, asıl niyetini, İslam dünyasını toparlama maksadını aşikar etti. Batı, Akparti’nin asıl maksadını anladı, Türkiye’nin ve Erdoğan’ın mahirane siyasetiyle aldatıldığını farketti ve Erdoğan’a ve İslam dünyasına karşı hiçbir hukuk ve demokrasi tasası çekmeden tavır aldı.

Akparti ve Erdoğan maskesini kendi eliyle çıkardı. Bu arada Fethullah Gülen’in de maskesi düştü. Son İsrail saldırısı ortada maske bırakmadı. Şiilerin (ve İran’ın da) maskesi düştü. Her vesileyle Filistin meselesinden bahseden ve oradan hareketle Müslümanlar arasında meşruiyet sahibi olan İran ve Şiiler, Müslüman katletmekten İsrail ile mücadele etmeye fırsat bulamıyor.

Ümmetin büyük fitnesi olan Şiilerin, ümmetin küçük fitnesi olan Fethullah Gülen ve ihanet örgütünün maskelerini İsrail düşürdü. Türkiye, Akparti ve Erdoğan’ın samimiyeti ise bir kez daha tescillendi. Dünya artık yalanlarla insanların aldatıldığı dönemi geride bırakmaya, her şeyin olduğu gibi görünmeye başladığı yeni bir devreye giriyor. Saflar netleşiyor ve mecralar berraklaşıyor. Artık hiç kimse “sahip olmadığı kıymetleri” istismar edemeyecek, herkes ne ise o şekilde görünecek.

*
Gazze, cennet vatan… Gazze, dünyanın turnusol kağıdı… Gazze, dünyanın temel mikyası… Gazze’deki bir avuç yiğit, dünyanın tamamını kendi tabii mevzilerine doğru itiyor, kimse artık yalan söyleyemiyor, kimse artık gizli ihanetleriyle insanları aldatamıyor. Gazze, dünyanın aynası, tüm hakikatler o aynada olduğu gibi tecelli ediyor. Cennet ve cehennem Gazze sınırında ayrışıyor, netleşiyor, belirleniyor.

Allah, bir avuç toprakta, bir avuç yiğidin şahsında her şeyi olduğu gibi gösteriyor. Batının insanlıktan istifasını ilan ettiriyor, Müslümanların maksatlarını ifşa ettiriyor. Ne mutlu Gazze’ye, ne mutlu Gazzeli yiğitlere…

“FETHULLAH GÜLEN, ŞİİLER VE YENİ HAÇLI İTTİFAKI” için bir yanıt

  1. FETHULLAH GÜLEN, ŞİİLER VE YENİ HAÇLI İTTİFAKI
    Merhaba ibrahim bey bu yazınızı birdaha okurmusun ve birdaha yayınlama cesaretini varmı, geçti. Nasıl olsa okuyanlar birdaha geriye dönüp bakıyorlar. Kim maskeli görüyoruz görmeyede devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir