FETHULLAH GÜLEN’İN TAKİYYE YAPAMADIĞI TEK KONU

FETHULLAH GÜLEN’İN TAKİYYE YAPAMADIĞI TEK KONU

Fethullah Gülen, takiyyeyi inanç haline getirmek ve bir metot olarak kullanmak bakımından Şiilerle yarışıyor. Takiyye konusunda hangisinin daha ileri gittiği sorusuna verilecek net bir cevap yok, sadece Fethullah Gülen’in bir konuda takiyye yapmadığı veya yapamadığı dikkate alınırsa Şia’nın takiyye konusunda daha ileri olduğu düşünülebilir. Çünkü Şia’nın takiyyesinde sınır yoktur, istisna yoktur, kırmızı çizgi yoktur, Fethullah Gülen isimli başhainin takiyyesinde ise bir sınır, bir istisna, bir kırmızı çizgi mevcut.

Fethullah Gülen, İsrail ve Yahudiler konusunda takiyye yapmıyor veya yapamıyor. Fethullah Gülen’in İsrail konusunda takiyye yapmaması, Şiilerin her konuda takiyye yapmasından daha mı iyidir yoksa daha mı kötüdür, orası belli değil…

Hz. Cebrail Aleyhisselamı bile takiyyesine (haşa) malzeme yapan Fethullah Gülen’in, takiyye konusunda hiçbir sınır tanımadığını kamuoyu biliyor. Fahri Kainat Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam hakkındaki takiyyeleri (yalanları) arşa ulaşmış olan Fethullah Gülen’in, İsrail ve Yahudiler konusunda takiyye yapmaması nasıl açıklanabilir?

Müslüman bir ülkede, İslam’ı esas aldığını iddia ederek güç toplayan Fethullah Gülen, kapalı kapılar arkasında İsrail’e çalışırken, kamuoyu önünde İsrail konusunda takiyye yapmalıdır. Müslüman memleketinde İsrail sevdası, güç toplamasına mani olur, özellikle de İsrail’in Filistin’deki barbarlıkları, vahşilikleri, zulümleri, katliamları göz önündeyken ve sürekli gündem maddesi halindeyken İsrail konusunda takiyye yapması gerekmiyor mu? Zaten gizli gizli ona çalışıyor, İsrail’e Müslüman mahallesinden ajan devşiriyor, her adımı İsrail’in güvenliğine garanti altına almak için atıyor, öyleyse kamuoyu önünde neden İsrail konusunda takiyye yapmasın?

Bu nokta izah edilir gibi değil… İsrail ve Yahudi taraftarlığı, Fethullah Gülen ve örgütünün ihanetinin tescilidir. Tüm beyanları ve işleri doğru olsa, buna karşılık sadece İsrail ve Yahudi menfaatlerini gözetse bile ihaneti için kafi derecede delil ve malzeme vermiş olur. Bu durum ise yaptıkları tüm işleri berbat etmesi için yalnız başına kafidir. Buna rağmen İsrail ve Yahudiler konusunda neden takiyye yapmıyor veya yapamıyor?

İsrail ve Yahudiler, kurdukları binlerce yan kuruluş ile İsrail ve Yahudiler konusunda takiyye yapıyor. Mesele masonların bile İsrail konusunda takiyye yaptığı vakidir. İsrail konusunda takiyye yapmayanlar, Yahudi oldukları kamuoyu tarafından açıkça bilinen kişilerdir. Kısacası İsrail konusunda takiyye yapmayanlar sadece Yahudilerdir.

İnsan merak etmeden duramıyor, Fethullah Gülen İsrail konusunda neden takiyye yapmıyor? Dünyada sadece Yahudilerin (Yahudi oldukları kamuoyu tarafından bilinmeyenler bile takiyye yaparken) Fethullah Gülen neden bu noktada ısrar ediyor? Buradan hareketle Fethullah Gülen’e Yahudi demek mantıklı geliyor. Fakat biz mantığa itimat eden insanlar değiliz, bir takım hadiseleri yan yana getirerek, belge gereken konuları sadece mantığa havale ederek hüküm verecek hafifmeşrepte insanlar değiliz. Fakat soru çok ciddi ve orta yerde duruyor; kamuoyunda Yahudi olduğu bilinmeyen Yahudiler bile İsrail konusunda takiyye yaparken, Fethullah Gülen neden İsrail konusunda takiyye yapmıyor veya yapamıyor?

Yapmıyor mu yapamıyor mu? Bu soru zannedildiğinden daha önemli. Gerçekten Fethullah Gülen İsrail konusunda takiyye yapmıyor mu yoksa yapamıyor mu? Bu sorunun ehemmiyeti şu noktada gizli; yapmıyorsa kendisi bizzat Yahudidir, yapamıyorsa Yahudilere karşı çok derin taahhütler içine girmiştir.

Fethullah Gülen’in, İsrail konusunda takiyye yapmıyor mu yoksa yapamıyor mu sorusunun cevabını bilmemiz mümkün değil. En azından bizde bu istikamette bir bilgi yok.

Bu sorunun cevabı tabii ki mühimdir ama cevap nasıl olursa olsun bir noktada aynıdır; ihanet… Cevabın farklılığı, ihanetin çeşidiyle ilgilidir. Takiyye yapmıyorsa Yahudidir, Yahudi ise bir ajandan bahsediyoruz demektir. Eğer takiyye yapamıyorsa, Yahudi olması şart değildir ve Yahudilere karşı ağır taahhütlerde bulunmuştur, bu durumda da haindir. Bizden görünmesi bakımından her iki ihtimalde de haindir ama işin özü itibariyle ajanlık ile hainlik farklıdır.

Ajan, kendi doğru bildiği hedefe doğru ilerlerken, o hedefi gizleyen kişidir. Hain ise devşirilmiş bir kişidir, tabiaten bizden olmasına rağmen, nefsine, menfaatine, ihtirasına yenilen iğrenç kişi demektir. Ajanda böyle bir şey yoktur, o, asli davasının peşindedir.

İsrail isimli domuzlar örgütünün Gazze’de çocuk, kadın, ihtiyar ayırt etmeksizin katliam yaptığı bugünlerde, Fethullah Gülen isimli başhainin bir açıklama yapmaması, İsrail’i en azından kınamaması, o konuda takiyye yapmadığını gösteren açık delil değil midir? Ve biz, Türkiyeli Müslümanlar olarak, Gazze meselesiyle ilgilenirken, bunun ihanet örgütünden bağımsız olduğunu tabii ki düşünemeyiz.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir