FETHULLAH GÜLEN’İN TİPOLOJİSİ MAALESEF ÇOK YAYGIN

FETHULLAH GÜLEN TİPOLOJİSİ MAALESEF ÇOK YAYGIN

Fethullah Gülen tipolojisi nedir? Sitemizde birçok yazarımız Fethullah Gülen’in kişilik (şahsiyet değil) tipolojisine dair dolaylı birçok yazı yazdı. Dolaylı yazılan yazılardaki muhtevadan, farklı bir başlığın kompozisyonunu çıkarmak biraz zor bir iştir, bu sebeple doğrudan meseleye temas etmekte fayda var. Fethullah Gülen’in kişilik tipolojisi çıkarıldığında görülecektir ki, Müslümanların lider olarak bağlandıkları insanların kahir ekseriyeti aynı tipolojiye sahiptir. Böylece meselenin ne kadar yaygın bir problem olduğu da görülebilir.

Fethullah Gülen’in, örgüt içinde inşa ettiği mistik kişilik tipolojisi, ölçüleri ve emirleri “kitap”tan değil, bizzat kitabın kaynağından aldığını söyleyecek kadar haddini aşan, kendini mevcut insanların hepsinin üstüne koyduğu gibi tarihteki insanların da üzerinde bir makama oturtan, aslında ise klinik vaka bir psikopattır. Zaten herhangi bir “ölçü” tanımıyor ve sadece “emir”leri kitabın kaynağından aldığını söylüyor. Emirleri kitabın kaynağından aldığına örgütünü inandırdığı için, kitapta bulunmayan ölçüler koyabilen veya kitaptaki ölçüleri kendi indi görüşlerine göre tahrif ve tağyir eden bir “mit” haline gelmiştir. Şehadet kelimesini kaldıran, böylece Müslüman olmanın gerekmediğini söyleyebilen, yerine ise sadece tevhid kelimesini ikame eden Fethullah Gülen, bu işi yapabilmek için ihtiyaç duyduğu yetkiyi, kitaptan alamayacağı için kitabın kaynağından aldığını çevresine söylüyor. Öyle ya, kitabı tağyir etmek için kitabın kaynağından yani Allah’tan emir almak, O’nunla konuşmak gibi bir “makam” gerekiyor.

Kitabın kaynağı ile konuştuğu hezeyanını ileri sürdüğü ve buna da binlerce ahmağı inandırdığı için, adamı “Kitap” ile yargılamak, değerlendirmek, tenkit etmek, itiraz etmek imkansızlaşıyor. İhanet örgütünün üyelerine “neden aklınızı kullanmıyorsunuz?” diye soru sormanın bir anlamı yok, çünkü aklınızı kullanmak için bir metin (veya kitap) gerekiyor. Elinizde bir kitap yani ölçü kaynağı yoksa, Fethullah Gülen’i neyle değerlendirecek ve tenkit edeceksiniz ki…

Unutuyoruz, “ölçü” yoksa zaten akıl yoktur. Fethullah Gülen, tüm ölçüleri ve ölçü kaynaklarını, yani İslam’ın kaynaklarını askıya aldı, böylece kendini tek ölçü kaynağı haline getirdi. Adam tek ölçü kaynağı haline gelince, İslam’ın ne dediğinin bir anlamı ve önemi kalmadı. Adamın ağzından çıkan ölçü olduğu için, akıl sadece teslim oldu.

*
Hiçbir cemaat ya da gurup liderini Fethullah Gülen’de prototipini bulan mistik kişilik tipolojisi haline getirmedi muhakkak. Fakat her cemaat ve gurup, liderini bir çeşit mistik kişilik tipolojisi haline getirdi. Kimsenin Fethullah Gülen ile yarışma imkanı yok tabii ki lakin her gurup ve cemaatin lideri bir çeşit “ölçü” koyucu haline gelmedi mi? Şunun şurasında biz bize konuşuyoruz, öyle mi değil mi?

Meselenin kritik noktası, “ölçü” kaynağıdır. Fethullah Gülen, kendini kitabın sahibi ile konuştuğu hezeyanı ile tek ölçü kaynağı haline getirdi ama diğer cemaat ve gurupların liderleri de, İslam’ı en doğru kendisinin (kendilerinin) anladığı iddiasıyla tek ölçü kaynağı haline getirmedi mi? Bir cemaat, İslam’ı sadece kendi liderinin doğru anladığını iddia ettiği andan itibaren, onu tek ölçü kaynağı haline getirmiş olmaz mı? Tamam, bu ihtimal de dahi Fethullah Gülen kadar hezeyan kusmuş olmaz ama neticede “tenkitten” müstağni hale gelir mi gelmez mi?

Kitap ve Sünnet dışındaki herhangi bir metni (külliyatı, kitabı ila ahir) veya şahsı tek ölçü kaynağı haline getirmek, hezeyan değilse nedir? Herkes başkalarını bırakıp kendini, kendi liderini sorgulasın. İhanet örgütünü üyelerinin Fethullah Gülen hakkındaki düşünceleri, her gurup veya cemaatte, az çok var mı yok mu?

Fethullah Gülen’in “hakikat” üzerinde kurduğu şahsi mülkiyet, tüm Müslümanlara karşı savaş açmasına sebep oldu. Fakat Allah aşkına, herkes çevresine bir baksın, Müslümanlara karşı, kendi liderini kabul etmedikleri için hınç ve kinle dolu ne kadar çok insan var. Bunların bir kısmı bugün için sadece zayıf olduklarından dolayı problem haline gelmedi. Biraz güçlendiklerinde Müslümanlarla savaşacak kaç tane cemaat ve gurup olduğunu herkes gözden geçirsin.

İnşallah yanlış görüyoruz ve yanlış anlıyoruzdur ama çok sayıda cemaat ve gurup, güçlendiklerinde Müslümanlarla hesaplaşmak için bugün dişini ve yumruğunu sıkıyor. Müşahedelerimizin yanlış olmasını ümit ederek bu tespiti yapıyoruz, eğer gördüklerimiz doğru ise, sürekli Müslümanlar arası kavgadan bahsetmek zorunda kalacağız.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir