FETHULLAH HOCA HAREKETİ-3-

STRATEJİK DÜŞÜNEBİLME MAHARETİ

 

            Stratejik düşünce, en basit tarifiyle “büyük düşünce”dir.

            Stratejik düşünce, farklı seviye ve alanlardaki süreçleri anlayabilmek ve bunları tek düşünce faaliyeti içinde kullanabilmektir.

            Stratejik düşünce, tercih edilen veya oluşturulan güzergahın, uzun zaman dilimlerinde gerçekleştirilebilmesi veya uzun dönem için geçerli olabilmesidir.

           

*         

 

            Stratejik düşünce faaliyeti, zamanın muhtevasını ve istikametini doğru teşhis etmeyi ve ona göre hareket etmeyi gerektirir.

            Stratejik düşünce faaliyeti, zamanın akış istikametini değiştirmeyi veya akışından faydalanmayı ve onu yönetmeyi şart kılar.

            Stratejik düşünce faaliyeti, sebepten neticeye doğru olan akışı, doğru tespit edebilmeyi mümkün kılar. Neticeden sebebe doğru akan düşünce basit düşüncedir. Oysa sebepten neticeye doğru akan düşünce, “kurucu düşüncedir”.

            Stratejik düşünce faaliyeti, sistematik düşünce faaliyetidir veya sistemli düşünce faaliyetidir veya sistem çapında düşünebilme maharetidir. Belki de sistemi düşünebilme çabasıdır.

            Stratejik düşünce faaliyeti, birbirini takip edecek olan çok sayıdaki süreci öngörebilmektir.

            Stratejik düşünce faaliyeti, uçsuz bucaksız ufuk ister. Büyük ufuk, hayallerin “gerçek” haline getirilmesini mümkün kılan zihni havzadır.

            Stratejik düşünce faaliyeti, mevcut “gerçeklik kavrayışının” çok ötesindedir. Mevcut imkan alanının sınırlarını zorlayan ve genellikle kıran bir zihni patlamadır.

            Stratejik düşünce faaliyeti ile hayal arasında soğan zarı kadar bir sınır vardır. Ufku dar olan insanların stratejik düşünce sahiplerine yönelik ilk ithamları da zaten “hayalperest” oldukları istikametindedir.

            Stratejik düşünce faaliyeti, “ıslahı imkansız olanın, imhası zarurettir” prensibini anlar ve buna göre davranır.

 

*

 

            Fethullah Hoca hareketinin görünen (kamuoyunca tanınan) kadrolarının stratejik düşünce seviye ve maharetine sahip olduğunu söylemek kabil değildir. Kamuoyunun tanıdığı kadroların stratejik düşünce gücüne sahip olduğunu söylemek, “faydasız övgü” veya “lüzumsuz iltifat” kabilinden olacaktır. Fakat “hareket” dikkatli bir gözle değerlendirildiğinde fark edilmektedir ki, temelinde ciddi ve kapsayıcı bir stratejik düşünce bulunmaktadır. Bu durum, görünen kadroların arkasında, düşünce ve strateji üreten veya planlama ve koordinasyonu gerçekleştiren bir çekirdek kadronun olmasını şart kılmaktadır. Böyle bir çekirdek kadronun olması muhtemeldir ama olup olmadığı tarafımızdan malum değildir.

            Malum olan nedir öyleyse?

            Malum olan, Fethullah Hocanın kendisidir. Fethullah Hocanın konuşmaları, kitapları, vaazları ve talimatları tetkik edildiğinde, stratejik derinlik ve kavrayış sahibi olduğu görülmektedir. Fethullah Hocanın bir “stratejist” olabileceği ihtimalinin keşfinin uzun sürmesi, “din adamı” hüviyetinden kaynaklanmaktadır. “Din adamının” stratejist veya lider olabileceği ihtimali, bu ülkenin yüzyıllık yakın tarihinde sıfır olarak kabul edilmiştir. Laik, Kemalist, ateist ve bir kısım solcular gibi dine uzak veya din düşmanı olan kesimlerin “din adamı”ndan stratejist çıkabileceğini anlamaları, Fethullah Hocanın ihtiyacı olan birkaç aşamayı rahatlıkla geçmesini sağlamıştır.

            Fethullah Hocanın, yirminci asır Türkiye’sindeki sayılı stratejistlerden biri olduğu vakadır. Fakat kendinin stratejist olması, fikirlerini gerçekleştirmek için bir kadroya ihtiyacı olmadığını göstermez. Merakımı celbeden bu noktadır ve en azından Fethullah Hoca tarafından üretilen stratejileri anlayabilecek ve gerçekleştirebilecek kadronun nerede olduğudur?

 

*

 

            Fethullah Hoca hareketinin temel stratejileri nelerdir? Aslında bu soru aynı zamanda, “kayda değer strateji üretebiliyorlar mı?” sorusudur. Temel stratejilerini kısaca tetkik edelim.

 

*Manevra alanı oluşturmak…

 

            Bir ülkede rejimle herhangi bir zamanda başı derde girme ihtimali olan hareketlerin ilk yapmaları gereken iş, manevra alanı oluşturmaktır. Hareketin ilk safhalarında şiddetle ihtiyaç duyulacak olan manevra alanı “ricat hattı” kurmaktır. Siyasi rejimin ilk hamlede yok edebilmesine mani olmanın tek şartı, “ricat hattı”dır. Hiçbir hareket ilk safhalarında siyasi rejim tarafından hedef alındığında mevcut mevzilerini koruyamaz. Bu sebeple ricat hattı, hareketlerin başlangıç safhalarında en önemli hatta tek manevra imkanıdır.

            Ülke dışındaki faaliyetlerin ve merkezleşmelerin önemi, hareketlerin ilk safhalarında ricat etmek (geri çekilmek) ihtiyacını karşılamasıdır. Hareket, birkaç ülkede yerleşik hale geldiğinde, kendi öz vatanında maruz kalacağı ağır bir hamleye karşı, diğer ülkelerde ayakta kalma imkanına sahip olur.

            Fethullah Hoca hareketinin birçok ülkede hemzaman olarak çalışmaya başlaması, bu stratejiyi hareketin başlarından itibaren uyguladığını göstermektedir.

 

*Öz düşünceye içtimai koruma sağlamak…

 

            Bir hareketin “öz düşünce”sinin halk tarafından anlaşılması kısa sürede beklenmez. Bu durum, fikir hareketlerinin maruz kalacakları ilk büyük hamleye (taarruza) karşı mukavemetini zayıflatan en önemli noktadır. Öz düşüncenin halk tarafından sahiplenilmesi ve korunur hale gelmesi genellikle zaman alır. Hareketin ilk safhalarında bu ihtiyacı karşılaması ve kendini koruyabilmesi çok zordur.

            Fethullah Hoca hareketi, ilk gününden itibaren “öz düşünce”sine içtimai koruma sağlama maharetini gösterebilmiştir. Bunun için kullandığı en önemli yol, “öğrenci yetiştirmek”tir. Öğrenci yetiştirmek veya öğrencilere yardımcı olmak, halk tarafından hürmet ve itibar edilen bir faaliyettir. Öz düşüncenin temel stratejilerinden biri olan, “geleceğe yatırım” (yani öğrenci yetiştirmek) aynı zamanda öz düşünceye içtimai koruma kalkanı oluşturacak şekilde organize edilmiştir. Hakikaten fevkalade bir kavrayış olduğunu teslim etmek gerekiyor.  

 

*Hayatı üreterek ve organize ederek vazgeçilmez olmak…

 

            Bir hareketin başarı ihtimali, hayatı üretme ve organize etme maharetine bağlıdır. Hayatı organize etmek, insanları organize etmek (örgütlemek) demek değildir. Hayatın organize edilmesinin birinci yolu, üretmektir. İkinci yolu, üretme imkan ve maharetine sahip olunmadığında mevcut malzeme ile yeni hayat anlayışları, yeni hayat alanları ve yeni hayat tarzları oluşturmaktır.

            İnsanları organize etmek, örgütlemektir. Hayatı organize etmek ise oluşturulan hayat alanlarına insanların tabi olarak akması ve oraya yerleşmesidir. İnsanlar organize edildiğinde hayat organize edilmiş olmaz ama hayata müdahale etmenin manivelasına ve gücüne sahip olunur. Hayat organize edildiğinde ise insanlar tabi olarak organize edilmiş olur ve hayata müdahale etmek gerekmez zira hayat zaten istenilen şekilde tanzim edilmiştir.

            Fethullah Hoca hareketinin insanları organize ettiği görülmektedir. Fakat daha önemlisi hayatı organize ettikleridir. Hareketin, hayatı organize ettiğinin anlaşılmaması, “hayatı organize etmek” gibi bir başlığın Türk efkâr-ı umumiyesinde bilinmemesindendir.

 

*Siyasetin dışında kalarak siyasi öfkenin hedefi olmamak…

 

            Siyasi rejimlerin dikkati, genellikle siyasi örgütlenmelerde kesifleşmektedir. Siyasi örgütler veya siyasi hedefler, siyasi rejimin radarlarına çabuk yakalanmakta fakat siyaset dışı oluşumlar aynı nispette geç fark edilmektedir. Gerçi her zaman böyle olmadığı doğrudur ve ülkedeki siyasi rejimin Fethullah Hoca hareketini ilk gününden itibaren keşfetmekte zafiyet gösterdiğini söylemek saflık olur. Fakat hareketin ısrarla ve şiddetle siyaset dışında kaldığı ve bunu bir “İRADE” beyanı olarak kamuoyuna sunduğu unutulmamalıdır. Siyaset dışında kalan ve öğrencilere yardım eden bir sivil oluşumu hedefe almak, siyasi rejim için daha az tehlikeli değildir. Siyasetle ilgilenmeyen bir hareketi hedef almak, o hareketin etki alanında bulunan halk kitlesiyle beraber siyasileşmesini kaçınılmaz kılar. Bu nokta siyasi rejimin tavır almasına mani olmaktadır.

            Hareketin bu günkü konjonktürde siyasete alakasız kalmadığı vakadır. Bu gün içinde bulunduğu stratejik merhale, siyasete alakasız kalmasına zaten manidir. Mesele bu günkü merhaleye gelene kadar kendine yönelecek taarruzları bertaraf edebilme stratejisi ve mahareti ile ilgilidir. Neticeye bakıldığında da bunu başardığı görülmektedir.

 

*Zaruri ve mühim ihtiyaçları karşılayarak reddedilmez olmak…

 

            Halkın zaruri ve mühim ihtiyaçlarını karşılamak, halkın hayatına nüfuz etmektir. Zaruri ve mühim ihtiyaçlar, hayatın altyapısını oluşturur ki, bu ihtiyaçları kim karşılarsa halk ona meftun olur.

            Zaruri ihtiyaçların karşılanması “içtimai tesanüt” ile gerçekleştirilmektedir. Yardımlaşma yoluyla zaruri ihtiyaçların karşılanır olması, aynı zaman hayatın üretilmesi ve hayat alanı oluşturmak demektir. Bir oluşum tarafından meydana getirilen “hayat alanı”, hacmi ne kadar ise çevresinde bulunan insanlardan o kadarını bünyesine alabilmektedir. Hayatı üretmenin veya hayat alanı oluşturmanın zorluğunu bilenler, halkın içinde bir hayat alanı meydana getirenlerin ne kadar güçlü ve itibarlı olduklarını anlarlar.

            Hayat için zaruri olmasa bile “mühim” ihtiyaçlardan birisi ve belki de birincisi, eğitimdir. Eğitim alanında ciddi çalışmalar yapan hareketler, hem gençliği ve hem de halkı kendi mihverlerinde toplamışlardır. Eğitim aynı zamanda istikbal olduğu için, eğitim yoluyla hem istikbale kement atılmakta ve hem de insanların istikbal endişeleri giderilmektedir. Çocuklarının iyi bir eğitim görmesini isteyen aileler, hareketin müesseselerinin kapısında sıraya girmektedir.

            Zaruri ve mühim ihtiyaçların karşılandığı merci olmak, REDDEDİLMEZ OLMAKTIR. Bir hareketin gerçekleştirebileceği en büyük strateji, halk tarafından reddedilmez hale gelmektir.

 

*Eğitime yatırım yaparak geleceğe sahip olmak…

 

            Eğitimin ne kadar stratejik bir alan olduğu açıktır ve bu konuda uzun izahlara girmenin lüzumu yoktur.

 

*Hareketin faydası ile ülkenin faydasını harmanlamak…

 

            Siyasi rejimin temel hedeflerinden farklı hedeflere sahip olan fikir hareketlerinin en büyük handikaplarından birisi, hareketin hedefleri ile ülkenin hedeflerinin “TEZAT TEŞKİL ETTİĞİ GÖRÜNTÜSÜ”DÜR. Siyasi rejime muhalif olmak, vatan ve millete muhalif olmak değildir. Fikir hareketleri de temelde, vatan ve milletin faydasını esas alırlar fakat siyasi rejimden farklı fikir şablonları ile bunu yaparlar. Farklı fikir çerçeveleri kullanmaları, siyasi rejimin kamuoyunu yönlendirme ve yönetme imkanı ve gücü karşısında, millet ve ülke ile çelişme görüntüleri oluşturabilmektedir. Fikir hareketleri içinde bu handikapı aşamayanlar, asla neticeye varamamışlardır.

            Fethullah Hoca hareketi, Türkiye’de kendi hedefleri ile ülkenin hedeflerini aynı potada yoğuran bir stratejiyi uygulayabilen tek hareket olmuştur. Hem sağda hem solda ve hem de İslamcı camiada bu stratejiyi hakkıyla uygulayabilen bir hareket misali daha önce görünmemiştir. “Türkçe olimpiyatları” projesi, ne demek istediğimizi anlatmaya kafidir.

 

*Gelişmenin motor gücünü oluşturarak zamanı yönetmek…

 

            Her devirde hayatın bir gelişme yönü vardır. Bu yön, zamanın akış istikametidir. Hayatın gelişme yönü ve zamanın akış istikameti, milyonluk orduların bile karşı koyamayacağı, mukavemet edemeyeceği ve durduramayacağı bir güçtür. Zaten “akıllı insanlar” bu istikametin önünde durmazlar. Akıllı insanlar, bu istikamete paralel hareket ederler, dahi (veya stratejist) insanlar ise bu istikametteki akışın mecrasını kazan insanlardır. Mecrayı hangi fikir kazarsa zamanın istikameti o fikre doğru vakumlanır ve eğrilir.

            Hayatın gelişme yönünü doğru ve önceden keşfedenler, o istikamette mevziler edinerek zamanın muhtevasını doldurmakla meşguldürler. Zamanın muhtevasını doldurma işi, zamanın peşinden koşarak değil zamanın önünde koşarak mümkün olur. Zamanın önünde koşarak açılan mecra ise zamanın içinden akacağı kanaldır ki, zamanın muhtevası o fikir tarafından doldurulabilir.

            Fethullah Hoca hareketinin faaliyetleri dikkatle takip edilirse, memleketin önemli meselelerinde hiç kimse veya gurup inisiyatif almadan çalışmalar yaptıkları görülür. Geniş katılımlı toplantılarla gündemi oluşturmak ve yöneterek inisiyatif almak, önemli bir stratejidir.

 

*Öz düşünce mensuplarının dışındakileri de içine alacak kadar büyük hayat alanları üretmek…

 

            Herhangi bir fikrin ufku ve derinliği, başka fikir mensupları ile beraber yaşayabilme maharetidir. Bir ülkede çok sayıda fikir ve fikir mensubunun bulunması tabi ve kaçınılmazdır. Herhangi bir fikir hareketinin kendi mensupları dışındaki insanlarla beraber yaşama kültürü üretebilmesi, ülkeye talip olduğunu veya ülkeye talip olacak kadar büyük bir ufuk sahibi olduğunu gösterir.

            Fikir sistemlerinin başka fikirlerle beraber yaşama kültürü oluşturamaması, o fikrin hayatta kalabilmesine manidir. Zaten başka fikirlerle beraber yaşayabilme mahareti olmayan fikirler, kaçınılmaz olarak faşist ve militarist olurlar. Faşist ve militarist fikirler, çatışmacı ve vahşidir.

            Fethullah Hoca hareketi, ülkedeki hiçbir hareketin yapamadığı bu işi yapmış ve başka fikirlerle beraber yaşayabilmenin “geniş çerçevesini”, “büyük ufkunu” veya “hayat alanını” üretmiştir. Hareketi biraz takip edenler, tüm ülkeyi içine alabilecek genişlikte bir hayat alanı ve anlayışı üretme çabasında olduğunu görmektedirler. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir