FİKİRTEKNESİNİN BÜYÜK BAŞARISI

FİKİRTEKNESİNİN BÜYÜK BAŞARISI
Fikirteknesi taksim hadiselerini yakından izledi, mahiyetinin ne olduğunu derinliğine teşhis etmeye çalıştı, meseleye birçok açıdan baktı, neticede teklif sundu.
Hadiseleri günlük olarak takip eden İbrahim Sancak, günü gününe yazılar yazdı, bazı teşhis zaaflarını tespit etti, doğru teşhisleri yaptı ve gösterdi, nihayet bir teklifte bulundu.
Ahmet Selçuki, meselenin istihbarat yönünü yazdı, gerçi doğrudan hadiselerin istihbari boyutunu yazmadı ama ülkedeki istihbarat anlayışındaki eksiklere dikkat çekti, o yazılar anlaşıldığında taksim kalkışması ve benzerleri hakkında nasıl tedbirler alınacağı görülür.
Nihayet Nurettin Saraylı son iki yazısında meselenin içeride ve dışarıdaki irtibatlarına dikkat çekti, daha önce İbrahim Sancak’ın teklif ettiği karşı hamleyi dikkatlere sundu.
*
Fikirteknesinin özelliklerinden birisi, hadiselerin akış yönünü isabetle teşhis etmek, buna uygun tekliflerde bulunmaktır. Yayın hayatına başladığından bu yana birçok öngörüsü gerçekleşti, birçok teklifi resmi ve özel kişiler tarafından kabul gördü ve tatbik edildi. Teklif ve öngörülerindeki isabet nispeti o kadar yüksek ki, “düşünce kuruluşları” bile aynı isabet oranına yaklaşamadı.
Kendi reklamımızı yapmak gibi oluyor ama meselenin gösterilmesi gerekiyor. Günlük olarak takip edenlerin ancak farkettiği, günlük takip etmeyenlerin gözünden kaçan bu özellik bilinmeli. Zaman zaman fikirteknesinin öngörülerinin gerçekleştiği hadiseleri ve projeleri yazdık, aslında fikri takibi sıkı tutmak ve hepsini yazmak gerekiyordu fakat yapamadık. Biraz mahcubiyetimizden, biraz reklamcılığa meyyal olmamamızdan, biraz da meseleyi okuyucuya bırakmamızdan dolayı…
Ne var ki bu şeylerin yapılması gereken bir çağda yaşıyoruz. Nasıl bir yayıncılık yaptığımızın bilinmesi, anlaşılması gerekiyor. Okuyucularımızın yayın kalitemiz hakkında bilgi sahibi olması önemli.
*
Taksim hadisesinde de fikirteknesi olarak tam isabet kaydettik. Teşhislerde isabet kaydettiğimizi düşünüyoruz ama bu durum okuyucunun takdirine kalmış. Fakat İbrahim Sancak Beyin yaptığı ve Nurettin Saraylı Beyin tekrarladığı teklif, makes bulmaya başladı.
Taksim hadisesi ile ilgili teklifi hatırlatalım;
İbrahim Sancak, 05.06.2013 tarihinde yayınlanan “Gösteriler Uzarsa Yapılacak İş Şu…” başlıklı yazısının sonunda şu teklifi yapıyor;
“Bu noktada ne yapılabilir?
Bu hadiseler büyük bir fırsat olabilir veya büyük bir fırsata çevrilebilir. Mesela dünyanın ve bölgenin içinde bulunduğu siyasi konjonktüre göre hedefler seçilir ve İslam alemini ve dünyayı etkileyecek büyük nümayişlerin ateşi yakılabilir. Bu hedefler ABD olabilir, İsrail olabilir, İran olabilir ila ahir…
Taksimden başlayacak nümayişler tüm ülkeye yayılabilir, İslam aleminde benzerleri tetiklenir, dünyaya mesajlar gönderilir. İslam alemi ve dünyanın bazı yerlerinde makes bulması halinde (ki bu organize edilebilir), Türkiye’deki operasyonu yapanlara büyük bir gözdağı verilmiş, üzerimizde, basit hesaplarla büyük operasyonlar yapılamayacağı gösterilmiş olur. İstediğimizde koca bir bölgeyi ayağa kaldırabileceğimiz, bunu yapmaktan çekinmeyeceğimiz gösterilir. Operasyonun Türkiye ayağındaki ahmaklara da, “bir daha böyle bir işe kalkışırsanız daha büyük ve daha şiddetli bir dalgayı başlatacağımız” hatırlatılır.
Evet… Büyük bir fırsata çevrilebilir, manevra kabiliyeti olan kadrolar varsa eğer Akparti’de, bulunmaz bir imkanla karşı karşıyalar.”
İbrahim Beyin yazısının yayınlanmasından birkaç gün sonra Hükümet dev miting kararları aldı, sanki fikirteknesinde çalmışlar gibi…
Mesele bundan ibaret değil, hükümet miting kararı aldıktan sonra Nurettin Saraylı’nın 13.06.213 tarihinde yayınladığı “Karşı Hamle…” isimli yazısında, hükümetin miting kararlarının muhtevasının belli olmadığı ama sadece ülke içinde kalmaması, İslam ülkelerinde de yapılması gerektiğine işaret ederek, İbrahim Sancak Beyin yazısına atıf yapıyordu.
Bugünkü (15.06.2013) Star Gazetesinde ise şu haber var;
“‘Gezi Parkı’ eylemleri ile gergin günler yaşayan Türkiye’ye 7 ülkeden daha destek geldi.
Dün Makedonya, Bosna Hersek ve Malezya’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için destek mitingi düzenlendi. Makedonya’nın kuzeybatısında Arnavut ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı Gostivar şehrinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek gösterisi düzenlendi. Başbakan Erdoğan’ın posterlerini taşıyan kalabalık, “Bu Oyunu Bozmaya, Haydi Tarih Yazmaya”, “Makedonya’nın Tek Dostu”, “Seni Yalnız Bırakmayacağız” gibi pankartlar taşıdı. Diğer Balkan ülkelerinden de katılımın olduğu gösteride, Erdoğan’ın önceki yıl yaptığı Makedonya ziyaretindeki konuşmasından bölümler dinletildi. ‘Dik Dur Eğilme, Balkanlar Seninle’ sloganıyla gerçekleştirilen mitingde Erdoğan’a destek mektubu Türkçe, Makedonca ve Arnavutça olarak okundu.
Malezya’da da Uluslararası Malezya Müslüman GençlikHareketi (ABIM) ve Malezya İslam Partisi (PAS) tarafından cuma namazı sonrasında başkent Kuala Lumpur’da ‘’Suriye’yi Kurtar, Türkiye’yi Destekle’’mitingi gerçekleştirildi. ABD’de ise bugün ‘Kaosa dur de’ mitingi gerçekleşecek. Endonezya, Filistin ve Yemen ise mitinge hazırlananan diğer ülkeler.”

*
Şimdi soru şu; bu haberdeki gösteriler, “kendiliğinden mi oluyor yoksa Akparti mi organize veya teşvik ediyor?”. Sizce cevabın hangisi olduğunun bir önemi var mı? Her iki ihtimalde de maksat hasıl olmuş sayılmaz mı? Aslında cevap her ikisi, hem kendiliğinden harekete geçiyor İslam dünyası hem de hiç şüpheniz olmasın Akparti’nin teşvikiyle…
Netice olarak İbrahim Sancak Beyin teklifi harfi harfine tatbikat sahasına konuldu. Bazen, sitemiz yazarlarının Tayyip Erdoğan’ın gizli danışmanları olup olmadığını merak etmiyor değilim.
Takdir okuyucunun…

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir