Gâvurun “alçak sarısı Amerika katil katil!”

Gâvurun “alçak sarısı Amerika katil katil!”

On altıncı asırdan bu yana dünyâdaki bütün cinayetlerin, bütün katliamların ve sömürgeciliğin baş faili katil Amerika, yâni gâvurun “alçak sarısı” binlerce katliamına İblis’in dölü İsrail eliyle bir yenisini daha ekledi Kudüs’te.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti ilân edilmesine ve katil Amerikan’ın elçilik açılışı yapmasına karşı direnen mazlum Filistinlilerin kanı göklere yayıldı.

Bâzan güler yüzlü bir şeytan olan, bâzan gâvurun “alçak sarısı” bir sûrete bürünen Amerikan devletinin yaradılıştan “katil” olduğunu en önce Kızılderililer ve Kunta Kinte’nin çocukları Afrikalı zenciler bilirler.

Amerikan katilliğinin sayısız siyahî kurbanlarından Malcom X (Malik El-Şahbaz)’in acı çekmiş, zulümle dağlanmış yüreğinden fışkıran sözleri dünyânın her yerinde Amerikan karşıtlığını bir insanlık dâvası getirmişti:

“Hayır ben Amerikalı değilim. Ben Amerikancılığın mağduru olan yirmi iki milyon siyahtan birisiyim. İkiyüzlülüğün maskesinden başka bir şey olmayan demokrasinin mağduru olan yirmi iki milyon içinde bir ferdim. Bu nedenle ben burada durup size bir Amerikalı, bir vatansever, bayrağa selâm duran biri olarak hitap etmeyeceğim, çünkü böyle biri değilim. Ben bu Amerikan sisteminin bir mağduru olarak konuşuyorum…”

YANKEE GO HOME! (EVİNE DÖN AMERİKALI)

Emperyalist Yankee’nin, yâni gâvurun “alçak sarısı” Amerika’nın cemaziyelevveli haddinden fazla kirli ve karanlık… 68 Kuşağı’nın “Yankee Go Home!” (Amerikalı evine dön), “Kahrolsun Amerika!” ve “Katil Amerika!” diye haykırışlarını sözde bırakmadan şuurlu bir siyaset ve tavra dönüştürmenin vakti şimdi…

1970’li yılların başında Amerikan karşıtı olmayı “sosyalistliktir” diye bir türlü dillendirmeyen “sağcı kuşak” tan biri olarak derûnumda gayz dolu öfke şeklinde biriken Amerikan emperyalizmine karşı olmanın enerjisini kitapların dışında şiir ve türkülerden temin ederdim.

1974 Kıbrıs Çıkartması’nın ardından 1975’de başlayan Amerikan ambargosu, harim-i ismetimize giren düşmanın çizmesi gibi bütün fikir gruplarının öfkesini keskinleştiren bir hâdiseydi.

Amerika’ya karşı olmanın siyasî öfkesinin yaşandığı o yıllarda milliyetçi mukaddesatçı düşünceye sahip olmama rağmen Mahzunî Şerif’in Amerikan alçaklığını dile getiren plaklarını cebimde taşır ve fikirdaşlarımın tuhaf bakışları altında “Amerika savulsun gitsin” türküsünü dâva duygusuyla dinlerdim.

“Ambargo mamborgo dinleme gardaş / Gelin Amerika kovulsun gitsin / Üsleri müsleri kalksın ortadan / Kendi toprağına savulsun gitsin…”

En çokta onun “Amerika katil katil” türküsünü vecdle dinlerdim. “Bütün insanlık adına /Amerika katil katil / Hukuk yapar kendi bozar / Devleti devlete çatar / İt gibi pusuda yatar / Kan döktürür silah satar /Amerika katil katil / İnsanın alçak sarısı / Küstü dünyanın yarısı… Amerika katil katil…”

O yıllarda zihniyetini paylaşmadığım sosyalist ozan Âşık Ferhat’ın “Oşt Amerika / puşt Amerika” türküsü Amerikan aleyhtarlığımı keskinleştiren bir başka hissî kaynağımdı.

PURO İÇEN FÖTR ŞAPKALI SARI BİR KATİLDİR AMERİKA

Amerika’nın Hiroşima, Kamboçya, Vietnam, Latin Amerika ve İslâm ülkelerinde milyonlarca insanın katili olması hâfızalardan silinmeyecek. Yalnızca Irak’ta 1,5 milyon Müslümanın katledilmesinin baş faili olan Amerika puro içen fötr şapkalı sarı bir katildir.

Hâsılı, sözümüz Müslüman devletleridir ki bu musibetlerden sonra Amerikan Devleti’nin bütün insanlığın katili olduğunu kabullenmemek, onunla işbirliği içinde olmak karaktersizliktir.

Şair İsmet Özel’in sözüyle “Duamız, Amerikan medeniyetinin belâsını Türklerin elinden bulmasıdır.”

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir