GAZZE (VE BATI ŞERİA) TÜRKİYE’YE İLTİHAK EDERSE NE OLUR?

Gazze’deki (ve Batı Şeria’daki) hükumet toplanıp Türkiye’ye İLTİHAK ETME KARARI ALIRSA ne olur? İster ufuk seyahati ister ihtimal taraması isterseniz düşünce temrini deyin, böyle bir hadiseyi muhayyel de olsa bir düşünelim.
Gazze’deki (ve Batı Şeria’daki) Hükumet toplandı ve Türkiye’ye iltihak kararı aldı ve bunu referanduma sundu. Referandumdan %80 üstünde bir evet neticesi çıktığını kabul edelim. İltihak sürecini de şöyle açıkladıklarını farz edelim.
Bugünden itibaren Gazze (ve Batı Şeria), Türkiye topraklarıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vali tayin edene kadar mevcut hükumet görevine devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, iltihakı kabul edip etmemekte serbesttir, biz, iltihakımız kabul edilene kadar görevi emaneten ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yerine getirmeye devam edeceğiz.
Bu açıklamayı yaptıktan sonra Gazze’nin (ve Batı Şeria’nın) her tarafına Türk Bayrağını astıkları takdirde dünyada ve Türkiye’de neler olur?
Türkiye önce ağır bir şok geçirir.
Şoktan sonra klasik alışkanlığı nükseder ve hemen ikiye bölünür. Bizim ne işimiz var Gazze’de (Batı Şeria’da) diyen bir kesim, Gazze’nin(Batı Şeria’nın) başımıza bela olacağını söyler ve iltihakın reddedilmesini ister. İkinci kesim ise ayakta alkışlar. Ülkede hemen düşünce formları tartışması başlar. Eski düşünce formlarının yeni dönem için dar geldiği ve büyük ülke olmak için yeni düşünce formlarının üretilmesi gerektiğine dair heyacanlı bir tartışma bitmez tükenmez şekilde sürer gider.
Dünyanın yaşayacağı şok Türkiye’nin yaşayacağı şoktan daha küçük olmaz. Daha önce böyle bir hadise yaşanmadığı için dünya ne yapacağını bir müddet kestiremez. İltihak hadisesi daha önce vardır da, Gazze (Batı Şeria) gibi namlunun ağzında bulunan bir bölgenin Türkiye’ye iltihak etmesi gibi bir durum yaşanmadığı için dünya nasıl davranacağını kestirmekte fevkalade zorlanır.
Dünyada yeni bir siyasi yaklaşım ve dil oluşur. İslam coğrafyasında yeni ihtimaller düşünülmeye başlanır. Mevcut düşünce şablonları yıkılır. Zihni organizasyonlar dağılır. Ufuk alabildiğine genişler. “Olmaz” denilen bir çok ihtimal gerçekçi düşünce muamelesi görmeye başlar.
*
Büyük hadiseler ve büyük değişimler, zihni organizasyonların yenilenmesiyle meydana gelir. Zihni organizasyonlarda meydana gelecek büyük kırılmaları, hayatta “olmaz” denilen birkaç hadisenin zuhuru tetikler. “Olmazlar” olmaya başladığında, yerleşik zihni organizasyonlar sarsılır ve yıkılır. Yıkılan zihni organizasyonların yerine yeni düşünce formlarıyla örülen yeni zihni organizasyonlar ortaya çıkar.
Zihni organizasyonlardaki devasa değişimlerin meydana gelmesi için “şok edici” hadiselerin gerektiği malum. Türkiye’nin ufku geniş zihni organizasyonlara ihtiyacı var. Dünyanın içinde bulunduğu konjonktürde Türkiye merkezli büyük değişimlerin meydana gelebilmesi için Türkiye’nin kendi iradi çabalarının dışında, Türkiye’yi zorlayacak hadiselerin zuhur etmesi lüzumu açıktır. Bazı hadiselerin Türkiye’nin çabalarının dışında gerçekleşmesi ve yönünün Türkiye’ye dönük olması, Türkiye’de zihniyet devrimini gerçekleştirecek manivela özelliği taşır. Bu manada Gazze’nin (Batı Şeria’nın) Türkiye’ye iltihak etmesi hadisesi, Türkiye’de zaten sarsılmış olan mevcut zihni statükoyu büyük ihtimalle yıkar.
Stratejik araştırmalar merkezi kurulmasının moda olduğu günümüz Türkiye’sinde bu tür ihtimaller neden araştırılmaz. Muhtemel ve müstakbel senaryo çalışması çerçevesinde bu tür çalışmalar yapıldığına rastlamamamız inşallah bizim tembelliğimizden veya dikkatsizliğimizdendir. Bu tür düşünce alıştırmaları, ülkenin önündeki ufku genişleteceği gibi imkanlarını da artıracaktır.
*
Muhayyel bir hadise üzerinde düşündüğümüz için işin çerçevesini biraz daha genişletelim. Gazze’nin (Batı Şeria’nın) arkasından Suriye ve Lübnan’ın da iltihak ettiğini düşünün…
Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi durumunda, İslam coğrafyasında ve dünyada yeni bir süreç başlamaz mı?

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir