GÜNERİ CİVAOĞLU-2-HANGİ ATATÜRKMÜŞ ANLAMADIK

GÜNERİ CİVAOĞLU-2-HANGİ ATATÜRKMÜŞ ANLAMADIK
Güneri Civaoğlu Milliyet gazetesinde, 18.04.2012 tarihli, “Hangi Atatürk?” başlıklı bir yazı yayınladı. “Hangi Atatürk?” diye sorarken, dindar görünen, laik görünen, batıcı görünen Atatürk portrelerine atıf yapıyor. Bu Kemalistlerdeki özgüvene hayranım. “Şecaatin arzederken sirkatini söylüyor” ama ya bunu dert etmiyor veya ne yaptığını anlamıyor. Hangi ihtimal daha kuvvetlidir, ben anlamadım, okuyucunun irfanına bırakıyorum.
Güneri Civaoğlu, Atatürk hakkında birtakım bilgileri, hiçbir kompozisyon kaygısı çekmeden arka arkaya sıralıyor. Bilgiler arasındaki çelişki o kadar açık ki, kendisi bile(!) farkediyor fakat çelişki kendi aklında değil, Atatürk’ün hayatındaki hadiseler serisinde bulunduğu için, olduğu gibi yazıyor. Çelişkiyi farkettiğinde ne yapıyor? Tam olarak soyadına uygun şekilde, cıva gibi, bulduğunu zannettiği boşluklardan akmaya çalışıyor. Yazısındaki fikir, akıl, mantık, çerçeve, tutarlılık boşluklarını hiç umursamadan, bir boşluk bulduğu vehmiyle kıvrılıyor, akıyor ve nihai menzile ulaşıyor; “Atatürk pragmatistti”.
Yazıda o kadar çelişik bilgiler var ki, ne yapacağını bilmiyor ve Taha Akyol’un kitabındaki tespiti iktibas ederek işin içinden çıkmaya çalışıyor. Malum olduğu üzere Taha Akyol, “Ama hangi Atatürk” kitabında, Atatürk hakkında, kıvrıla kıvrıla (kıvıra kıvıra mı deseydik acaba) “pragmatist” hükmünü vermişti.
Atatürkçülerin işi gerçekten zor… Atatürk, kurtuluş savaşını, ilk zamanlarda, “hilafet, saltanat ve devleti ali Osmaniyi” kurtarma savaşı diye deklare etmişti. Hutbe vermeler, Allah’a ve Peygambere methiyeler, Müslüman halkı cihada davet etmeler ila ahir. Bu tür bilgiler altmış yetmiş yıl saklandı fakat artık gün yüzüne çıktığı için, inkarı mümkün değil. Öyleyse Atatürk’ü bu bilgilerle beraber anlatmak gerekiyor. Fakat bu bilgileri de naklederseniz ortaya devasa çelişkiler çıkıyor. Mesela dini istismar etmek gibi… Mesela takiyye yapmak gibi… Mesela halkı aldatmak gibi… Ama bunlar “büyük Atatürk”e yakışmayacağı için, bir izah tarzı bulunmalı değil mi?
Nasıl bir izah yolu açılabilir? Atatürk’ün hayatındaki birbirine taban tabana zıt hadiseleri tek çerçeve içinde izah etmek benim meselem değil. Benim Atatürk ile ilgili fikrim, “Atatürk’ü koruma kanununa çarpar”. Bu dert, Atatürkçülerindir. Ama benim naçizane teklifim, o kadar çelişik olaylar yumağını tek çerçeve içinde izah etmek için seferber edecekleri adamlar, Güneri Civaoğlu gibi orta zeka, küçük akıl, düz mantık ve sığ düşünce sahipleri olmasın. Atatürk’ü sevmemem için temel sebeplerim var ama Güneri Civaoğlu’nun elinde tamamen sevimsiz hale geliyor.
Neler yazmış Civaoğlu?
“Atatürk’ün yol haritasında çeşitli duraklarından görüntüler alınarak “işte Atatürk” denebilir.
Ama…
“Bir tek Atatürk” yoktur ki…
Hedefine giderken birbirinden farklı, birbiriyle örtüşmeyen çok sayıda büstleri ve portreleri olmuştur.
Yürüyüşünü, hedefine doğru sürdürürken, engelleri aşmak için bunlar zorunluydu.”

Ne kadar açık değil mi? Birbiriyle örtüşmeyen çok sayıda büst ve portreler olmuş. Birbiriyle çelişen hadiseler, tavırlar, davranışlar demiyor, farklı büstler ve portreler diyor. Yaşı ilerledi ya, sanatsal takılıyor. “Farklı büst ve portreler…”. Sanatları da bu kadar. Peki neden böyle yapmış? Çünkü bir hedefi var, hedefine ulaşmak, engelleri aşmak için bunları yapması zorunluymuş. Bir saniye… Böyle durumlarda efkar-ı umumiye, “hedefe ulaşana kadar her yolu mubah gören adam” derdi sanki, bu ifadeyi de tahkir maksatlı kullanırlardı. Ama Atatürk için bu ifadeyi kimse kullanamaz, çünkü Atatürk’ü koruma kanunu var. Tamam Atatürk için bu ifadeyi kullanmayalım fakat başka biri sözkonusu olduğunda da kullanmamamız gerekmez mi? Sözkonusu Atatürk olunca çifte standart galiba “iyi”, “gerekli” ve “güvenli”… Güvenli çünkü koruma kanunu var.
Güneri Civaoğlu yazdığı yazının ne manaya geldiğini anlamayacak kadar sığ idrakli midir? Adama hakaret etmeyelim şimdi, tabii ki yazdığını anlayacak çapta birisi. Öyleyse yazdığı yazının zımnında, “hedefe varana kadar her yolu mubah gören adam” tarifini Atatürk için yaptığında, kimsenin bunu anlamayacağını mı zannediyor? Yok canım… Atatürkçülerde “akıl donması” var da, bu kadar değildir herhalde. Benim kanaatim, kralın çıplak olduğunu herkesin görüp de, korkusundan kimsenin söyleyememesi misalinde olduğu gibi, Civaoğlu, “koruma kanunu” meri olduğu müddetçe, kimsenin o şekilde anlamayacağını, anladığında da ifade edemeyeceğini düşünüyor olmalı.
Yıllardır bu Kemalist kafalar, Erbakan, Erdoğan ve benzeri şahsiyetlerin, “Şeriatı getirmek istediklerini, fakat takiyye yaptıklarını” söyleyip duruyor. Ne yapıyormuş bu takiyyeciler, demokrat geçiniyorlar ama aslında İslam devleti gibi bir gizli ajandaları varmış. Civaoğlu’nun yazısını gazetenin internet sitesinden okuyun, Atatürk ile ilgili anlattıklarının tamamını, Erbakan ve Erdoğan için söylüyorlar. Yani hedeflerine ulaşana kadar farklı düşünceler ve davranışlar göstermekle itham ediyorlar. Ne diyelim buna? Atatürk hedefine ulaşana kadar farklı portreler sergiledi ve kahraman oldu ama Erbakan aynı şeyi yapınca, takiyyeci, mürteci, hain filan oldu. Eğer Erdoğan’ın Şeriatı getirmek gibi bir gizli ajandası varsa, ülkedeki en başarılı Kemalist, Erdoğan’dır. Hiç değilse metodik olarak Erdoğan’dan daha Atatürkçü bir lider gelmemiştir. Eeee. Bu kadar başarılı başka bir Atatürkçü yoksa hepiniz Erdoğancı olsanıza…
Gerçekten sığ düşünce sahiplerinin eline, toplumun bir kısmının önem verdiği kişileri teslim etmemek gerekiyor. Civaoğlu’nun bu yazısı, Atatürk’ü övmek için yazılmış, ne dediğimizi anlatabildik mi? Civaoğlu’nun yazısında daha ne ucubelikler var ama hepsini anlatmak uzun bir yazı serisi ister, bu kadarı kafi. Fakat bir tanesi var ki, kısaca temas etmeden olmaz, Atatürk’ün Kur’an-ı Kerim’i şiir olarak Türkçeye çevirtmeye çalıştığını, bunu da halkın Kur’an-ı Kerim’i anlaması için yaptırdığınız söylüyor ve birkaç mısraını naklediyor, tövbe Ya Rabbim…
Artık sağır sultan duydu, kör sultan gördü, embesil sultan bile anladı ki, Atatürkçüler bu ülkenin “arkeolojik” değeridir. Yerleri, hayatın içi değil, müzelerdeki raflardır, aman yerini şaşırmayın.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir