GÜNLÜK (04 HAZİRAN 2009)

-YAŞAR NURİ ÖZTÜRK ZIRVALAMALARI-

 

            Aşağıdaki metin, Yaşar Nuri ÖZTÜRK’ün 04.06.2009 tarihli HABERTÜRK nam gazetesindeki köşe yazısından iktibas edilmiştir. Yaşar Nuri ÖZTÜRK’ü İslam ile alakalı olarak muhatap almak, en iyimser ihtimalle “hafifmeşreplik” olarak tarif edilebilir ama bu yazısında ve bir sonraki günde (05.06.2009) ikinci bölümünü kaleme aldığı düşüncelerinde ÖYLE BİR HALT ETMEKTEDİR Kİ, iki kelam etmeden geçmek mesuliyete mugayir olurdu.

            İktibas Ettiğimiz metni okuduktan sonra sorularımız olacak… Herkes kendi havsalasına ve hassasiyetine göre bir şıkkı seçsin…

 “Mesele gelip gelip şurada düğümleniyor: Hz. Muhammed, özgürlüklerin ve esaret tanımamamın sembolü müdür yoksa daha çok namaz kılmanın, daha görkemli sarık sarmanın sembolü mü?
Kur'an, birinci şıkkı onaylıyor. Hz. Peygamber bu şıkka göre yaşadı ve onu miras bıraktı. Emevî, bu mirası yozlaştırıp "özgürlüklerin Peygamberini "daha çok namaz kılmanın, daha görkemli Arap sarığı sarmanın sembolü" haline getirdi.
Bu saptırma ve yozlaştırmaya ilk büyük isyan, imamı Âzam Ebu Hanîfe'den geldi. Arap fistanı ile Arap saltanatlarını dinleştirenler imamı Âzam'ı "namazsız ve isyancı birdin" kurmakla suçladılar.
imamı Âzam, Hz. Peygamber'i özgürlüklerin ve esaret tanımamanın sembolü olarak öne çıkarmanın faturasını başıyla ödedi. Ve Büyük imam'ın ardından islam tarihi asırlarca Emevî zihniyetiyle yürüdü. Ta Mustafa Kemal'e kadar.
Mustafa Kemal, imamı Âzam'ın hedefine vardırılamamış isyanını hedefine vardırdı. Türk Kurtuluş ve Aydınlanma Savaşının esas anlamı, bizce budur. Ve biz bu zamanüstü anlamı, imamı Âzam'ı anlatmak için kaleme aldığımız eserimizde ilk kez tarihin önüne koymaktayız. Mustafa Kemal, Hz. Muhammed'i, yeniden, "esaret tanımamanın sembolü" ilan etti. Tıpkı İmamı Âzam gibi, islam'ın temel ibadetinin "zulme karşı çıkış" olduğunu dünyaya duyurdu. "Hz. Muhammed'in en büyük mucizesinin özgürlük savaşı Bedir Harbi" olduğunu da Müslümanlar'a duyurdu.
Ne yazık ki Mustafa Kemal'in çevresini saran "dalkavuklar ekibi" ve onlara daha sonra çıkarları uğruna iltihak eden dinci ekipler, Mustafa Kemal'in bu "aslî mesaj"ının üstünü örttüler, onu, bu mesajın tam tersi bir anlayışın öncüsü gibi tanıttılar. Mustafa Kemal'in tepelediği Haçlı Batı da, önce dalkavuklara, sonra da dincilere bu yolda tüm desteğini verdi.
Bu destek artarak devam ediyor.”
 

            İmam-ı Azam Hazretleri ile Atatürk’ü mukayese etmek ve birbirine denk göstermek nasıl bir haddini bilmezliktir, nasıl bir kara propaganda örneğidir? Bu adam, fikir beyan etmiyor, doğrudan doğruya TAHRİK ediyor. Şapka için adam asmış birisi ile İmam-ı Azam Hazretlerini mukayese etmek…

            Bir adamın bu işi yapabilmesi nasıl mümkün olabilmektedir?

 

a-Cehlin tahsilini, profesör olacak kadar yapmış olmalıdır.

b-Megalomanisini tatmin için istismar etmeyeceği hiçbir değer olmamalıdır.

c-Zekasını göstermek için orijinallik yapma girdabına kapılıp tüm ölçüleri ve kategorileri birbirine karıştırmalıdır.

d-Gündemde kalabilmek için yemeyeceği halt olmamalıdır.

e-Laik rejimin Ergenekon örgütlenmesi veya benzeri bir gizli kol faaliyetine mensup olmalı ve yazı hayatını din üzerinden yürüterek, Atatürk’ü dini bilgileri kullanarak yüceltme propagandası yapmalıdır.

f-Patronları ancak bu tür yazılar için para ödüyordur ve gazete ile anlaşmasını da bu çerçevede yapmış olmalıdır.

g-İmam-ı Azam Hazretlerine cepheden taarruz edemediği için onu övme görüntüsü içinde kıymetten düşürmeyi planlıyor olmalıdır.

h-Saçmalamak için sebep aramayan bir kişi olmalıdır.

ı-İslam’ı tahrif etmenin orijinal yollarını arıyor olmalıdır.

Share Button

GÜNLÜK (04 HAZİRAN 2009)” üzerine bir düşünce

  1. Vay canına ! Demek M. Kemal din-i islamı küffara karşı ihya etmekle görevli bir mücahit imiş te farkına varamamışız. Demek laikliği din-i mübinin daha doğru yaşanması için yerleştirmiş te biz bilememişiz. Breh breh breh !
    Peki o halde M . Kemal yazdığı din dersi kitabında "Kur'an-ı Kerim'in tanrı tarafından gönderilmediğini, kitabı Peygamber Efendimizin kendi aklıyla yazdığı"nı neden iddia ediyordu?
    Ne yani cumhuriyetimizin kurucusuna takiyyeci mi demek istiyorsunuz sayın Yavşak Nuri Bey?
    Hani siz şu Şahane Hanım'dan başka şeye "el atmasanız" diyorum. Ve dinimizin ayarlarıyla oynamasanız!..
    Sizin bozuk gördüğünüz ayarlar dinin orjinalinde öyledir, bozukluk görüşünüzden kaynaklanmaktadır Yavşar Bey!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir