GÜNLÜK (11 MAYIS 2009)

            Sanatçıların bariz hususiyetleri hürriyettir. Zira sanatın bariz hususiyeti, sınırsız arayıştır. Sanat ve sanatçıyla ilgili bu yaklaşım, seküler/laik anlayışın temel yaklaşımıdır. Dolayısıyla sanatçıların otoriteye karşı isyanı, başka alanlarla iştigal eden insanların isyanından mukayesesiz daha fazla ve daha güçlüdür.

            Türkiye’de bu iş nasıl olur? Aşağıda bir sanatçının! Tiyatro sahnesinde DARBE ÇAĞRISI yaptığını okuyacaksınız. Haber, Zaman gazetesinin internet sitesinde yayınlanmaktadır. Haberden sonra birkaç sorumuz var.

 Tiyatro sanatçısı Ferhan Şensoy, önceki gün Eskişehir Kültür Merkezi'nde sahnelenen 'Fername' isimli oyunu sırasında Türkiye'nin çağdaş değerlerinden uzaklaştığını iddia ederek AK Parti hükümetine yüklendi.Ferhan Şensoy "Daha önce yapılan 3 askeri darbe ottan bo.tan sebeplerle yapıldı. Asıl darbe yapmak için geçerli sebepler şimdi var ama darbe yapan yok. Bu ülkenin darbe vakti geldi fakat asker birşey yapmıyor. 1980'de yapılan darbe sırf Kenan Paşa'nın resim merakından dolayı yapıldı. Darbe yapacaksanız şimdi yapın" diyerek sahneden orduya seslendi. Bu ikinci açıklaması Oyuna gelen seyircilerin bir bölümü bu açıklamalardan dolayı salonu terk ederken, bazıları da alkışla Ferhan Şensoy'a destek verdi. Ferhan Şensoy 2006'da da bir gazeteye verdiği röportajda "Büyükanıt Paşa darbe yaparsa sabah erkender kalkar, davul çalıp kutlarım" demişti.  (http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=846904&title=ferhan-sensoy-sahneden-darbe-cagrisi-yapti) 

Soru 1-Sanat hakkındaki laik/seküler yaklaşımı biz mi yanlış biliyoruz?

Soru 2-Darbe çağrısı yapmak, otoriter bir idare talebi değil midir?

Soru 3-Askeri idare otoriter bir idare ise Ferhan ŞENSOY sanatçı mı değildir?

Soru 4-Türkiye ortalamasına göre sanatçı sayılacağından şüphe duyulmaması gereken Ferhan ŞENSOY’un darbe çağrısı yapması, REJİMİN GERÇEKTEN TEHLİKEDE OLDUĞUNA MI İŞARETTİR?

Soru 5-Rejim gerçekten tehlikedeyse, rejimi kurtarmanın tek yolu darbe midir?

Soru 6-Rejimi kurtarmanın tek yolu darbe ise aslında o rejim zaten yıkılmış değil midir?

Soru 7-Türkiye’de sanatçı olmak ile militan olmak arasında bir fark ve mesafe yok mudur?

Soru 8-Sanatçı olmak hürriyetçi olmayı şart kılmasına rağmen, darbe çağrısı yapmaya da mani olmuyorsa, bu ruh halinin psikolojide ve psikiyatride adı nedir?

Soru 9-Hürriyet talebi ile darbe talebinin aynı zihni (psikolojik) evrende bir araya gelmesini mümkün kılan bu ülke, her şeyini yeniden inşa etmek mecburiyetinde değil midir?

Soru 10-Darbelerden hiçbir fayda görmemiş fakat sınırsız zarar görmüş olan bu ülke, tecrübe edinme melekesini ne zaman kaybetmiştir?

Soru 11-Darbesiz yapılamayanı darbe ile yapmak istemenin temelinde bulunan düşünce nedir?

Soru 12-Darbe yapmadan çalışmak ve arzu edilen dünyayı kurmak için mücadele etmek varken, darbe talebinde bulunmak veya darbe yapmak hangi kestirme yolların kullanılmasını istemektir?

Soru 13-Bu kestirme yollar arasında, işkence, yargısız infaz, keyfi cinayetler, toplu katliamlar, temerküz kampları, hukuksuz müsadereler, toplu işten çıkarmalar vesaire var mıdır?

Soru 14-Hukuk düzeni (iyi kötü hukuk hakimiyeti) içinde başarılamayan işler (mesela şapka için adam asmak), darbeciler tarafından yapılacaksa ve talep edilen bunlarsa, darbe çağrısı yapmak TETİKÇİ TUTMA TEŞEBBÜSÜ MÜDÜR?

Soru 15-Birilerinin hayat tarzlarını (kendi ifadeleriyle yaşam biçimini) muhafaza etmek için hiçbir gayret sarfetmemesine, hiçbir fedakarlık yapmamasına, hiçbir çaba içine girmemesine rağmen, onların hayat tarzlarını korumak için ordunun harekete geçmesi ve darbe yapması, TSK nın tetikçilik yapmak için organize olmuş bir kurum olduğu manasına gelir mi?

Soru 16-Ferhan ŞENSOY un darbe çağrısı yapması, “ben sanatçıyım, cinayet işlemek gibi kaba ve vahşi işler benim naif ellerime tevdi edilecek bir hadise değildir, bu sebeple ordu harekete geçmelidir” manasına gelebilecek bir mazereti ihtiva eder mi?

Soru 17-Türkiye’de darbecilik, sivillerin tembelliğinden kaynaklanan talep, ordunun ise yetki iştihasını tatmin eden bir alışkanlık mıdır?

Soru 18-Ordunun görevleri arasında darbe yapmak olmadığına göre, darbe yapmakla asker asıl işinin dışına çıkmaktadır. Öyleyse her meslek sahibi kendi işinin dışında başka bir işle iştigal edebilir, mesele kasap ameliyat yapabilir, katiller anaokulu öğretmeni olabilir, hırsızlar bekçilik yapabilir vesaire… Bu misallerle ordunun darbe yapması arasında mahiyet farkı yoksa eğer, bu ülke dünyanın en ahmak insanlarının yaşadığı bir coğrafya parçası mıdır?

Soru 19-Kasabın kalp ameliyatı yapmasına karşı olanların ordunun darbe yapmasına karşı olmaması, hangi psikiyatrik hastalıkla açıklanabilir?

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir