HİPNOZ-1-HİPNOZ GERÇEĞİ NEDİR?

HİPNOZ-1- HİPNOZ GERÇEĞİ NEDİR
İnsan çok karmaşık bir varlık. Beş hasseden (beş duyudan) ibaret olmayan, beş hasseden ibaret kabul edildiğinde birçok özelliği reddedilen bir varlık. İnsanın karmaşıklığı birçok açıdan mevcut ve bunlardan biri de, etkilenme yollarıdır. İnsan sadece beş hasse ile etkilenmiyor, bunların dışında etkilenme yolları da var. Hipnozun beş hasse yoluyla yapılması, beş hassenin etkilenme yolunun kullanıldığı anlamına gelmez. Ses ve obje vasıtasıyla kulak ve göze hitap edilmesi, beş hassenin etkilenme şekillerinden birinin kullanıldığını göstermez. Beş hasse ile etkilenmelerde, hipnoz neticeleri elde edilmez. Hipnoz her ne kadar beş hasseden faydalanıyor olsa da, başka bir etkileme-etkilenme yolunu kullanıyor.
Beş hasse yoluyla etkilenmek, aklı harekete geçirir. Dış dünyadan alınan herhangi bir etki, beş hasseden biriyle gerçekleştiğinde, zihni evrene intikal eder etmez akıl faaliyete geçer. Akıl, bizzat dış dünyadan elde etmek istediği bir etkinin peşine düşerse zaten faaldir, kendinin dışında beş hassa yoluyla zihni evrene intikal eden herhangi bir etkiyi gördüğünde de akıl derhal teyakkuza geçer. Aklın teyakkuzda olduğu veya derhal teyakkuza geçtiği (veya faal hale geldiği) etkilenmelerde hipnoz meydana gelmez.
Hipnozun temel özelliği aklı askıya almaktır, aklı askıya almadan hipnoz yapmak imkansızdır. Bu sebeple hipnoz, beş hasseyi kullansa da, insanın zihni evrenine girebilmek ve orada istediğini yaptırabilmek için aklı askıya almanın yoludur. Bir çeşit uyku olarak tarif edilen hipnoz, aslında zihni evrenin “akılsızlık hallerinden” biridir. Tek akılsızlık hali değil, akılsızlık hallerinden biri…
Hipnoz, tek akılsızlık hali olsaydı imkansız olurdu. İnsanın zihni evreni, birçok akılsızlık haline sahiptir, yani zihni evren, akılsızlık haline aşinadır. Zihni evren farklı ihtimallerde (bunların bir kısmı da tabii özellikler taşır) “akılsızlık” haline sahiptir. Hipnozun dışında, iradi veya gayriiradi (tabii) olarak akılsızlık hallerini yaşar. Hipnoz, akılsızlık hallerinden birinin yardımıyla yapılır.
Akıl insanın merkezi unsurudur. Düşünme, karar verme, tatbik etme vesaire gibi birçok konuda insan zihninin merkezi akıldır. Aklın zihni evrenin merkezi olması, onun mutlaka ve daima faal olduğu anlamına gelmez. Akıl, faal olduğunda zihni evreni idare eder. Fakat akıl, kesintisiz olarak zihni evreni tasarrufu altında bulunduracak, mütemadiyen onu yönetecek kadar güçlü değildir veya kendisi kadar güçlü rakipleri vardır.
Hipnoz, aklın merkez olduğu anlarda, merkez olmaya devam ettiği hallerde, zihni evrendeki tasarrufunu kullanmak için ısrar ettiği durumlarda yapılamaz. İradi veya gayriiradi olarak zihni evren akıldan boşaltılmalıdır ki hipnoz gerçekleştirilebilsin. Bu sebeple hayatı akıl yoğunluklu olarak yaşayan insanlar hipnotize edilemezler, çünkü bu tür insanların zihni evreni “akılsızlık haline” fazla alışık değildir. Hayatı akıl yoğunluklu yaşayan insanların akıl bünyeleri güçlü ve gelişmiştir. Güçlü akıllar ve güçlü şahsiyetleri hipnoz etmek kabil olmaz. Bu insanlar kendilerini teslim etmek hususunda güçlü bir irade üretmelidirler ki hipnotize edilebilsinler. Ne var ki güçlü akıl ve şahsiyet sahibi insanlar, kendilerini teslim etmek konusunda güçlü bir irade oluşturmakta zorlanırlar. Akılsızlık hali, kontrolü kaybetmeyi göze almaktır, güçlü akıllar kendilerini askıya almamak konusunda refleks sahibidir.
*
Zihni evrenin en yaygın akılsızlık hali, yoğun duygululuk halidir. Aşk bunun en meşhur misalidir ama aşktan ibaret olmadığı malum. Akıl ile duygu, birbiriyle zıt ilişkiye sahiptir. Duygululuk hali akılsızlık hali değildir tabii ki, yoğun duygululuk hali akılsızlık halini getirir. Dolayısıyla duygu azaldıkça akıl, akıl tembelleştikçe duygu artar. Duygunun belirli bir yoğunluğa ulaşmasıyla birlikte akıl tatile çıkar.
Duygu mecrası, insan zihnine, akla takılmadan ulaşma imkanı verir. Bu sebeple hipnoz yapma sürecinde aklı askıya alacak işler yapılır. Tekrarlar, rutinleştirmeler, sabitlemeler, dikkat dağıtmalar, dikkat yoğunlaştırmalar vesaire… Akıl, düşünme merkezi olduğu için, rutin dışı çalışır, aklı askıya almak için düşünce faaliyetini gerektirecek her şeyi ortadan kaldırmak şarttır.
Özet olarak hipnoz, aklı askıya alarak insan zihnine girmek ve orada akıl yerine hipnotizörü ikame etmektir. Duygu bunu temin eden bir mecradır. Aşkı hatırlayın, aşık olan insanın zihni evreni aşık olduğu kişi tarafından işgal edilir. Maşuk, âşık olan kişinin zihni evreninin merkezi haline gelir. Fakat duygululuk hali, insanın tabii hallerindendir. Oysa hipnoz tabii bir duygu hali değildir. Bu cihetten bakıldığında hipnoz, duygu manipülasyonudur.
Hipnoz, duygu mecrasını kullanır ama duyguyu kullanamaz.

Share Button

HİPNOZ-1-HİPNOZ GERÇEĞİ NEDİR?” üzerine bir düşünce

  1. Yazınızdan çok istifade ettim,
    Orjinal tespitlerinizin devamını diliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir