İLİMLERİN TASNİFİ-5-İNSAN İLMİ

İLİMLERİN TASNİFİ-5-İNSAN İLMİ
Bugünün dünyasında insan ile ilgilenen çok sayıda bilim(!) var. Batı kültürünün ürettiği ve bununla sınırsız şekilde övündüğü, psikoloji, psikiyatri, sosyoloji, iktisat, idare, siyaset vesaire beşeri ilimler sınıfından sayılacak çok sayıda bilim mevcut. İlginç olan ise mesela biyolojiyi beşeri ilimler sınıfında değil, müspet ilimler sınıfında saymasıdır, oysa biyoloji, tıp gibi bilimler de beşeri bilimler sınıfındadır. Bunların her birinin alt dalları da istiklalini ilan etmek üzere gelişmeye devam ediyor. Her ihtisaslaşma ve her bağımsızlaşma, bilgiyi dağıtıyor, parçalıyor ve anlamsızlaştırıyor. Önceki yazılarımızda anlaşıldığı üzere mesele, ihtisaslaşmaya reddiye değil, ihtisaslaşmanın sınırını tayin hususudur.
Beşeri ilimlerin tek bir “terkip ilmi” bünyesinde toplanması ihtiyacı çok yüksek… Müspet ilimlerin “tekevvün” ilminde toplanması ve terkip edilmesine yöneltilecek itiraz şüphesiz daha az olacaktır. Çünkü müspet ilimler arasındaki müşterek pay, beşeri ilimlerdeki müşterek paydan daha fazladır. Beşeri ilimleri tek bir ilim çatısı altında toplama teşebbüsü, bu ilimler arasındaki ortak payın azlığına dayalı ciddi itirazlara muhatap olacaktır.
Beşeri ilimlerdeki müşterek pay, insandır. Fakat insan ortak payı, müspet ilimlerdeki müşterek payın hususiyetlerine sahip değildir. Beşeri ilimler, insan ortak payından çok daha uzaklaşmış durumdadır. Batının ürettiği kültür, beşeri ilimler ile insan arasındaki mesafeyi çok fazla açmış ve bu ilimlerle insana ulaşılamaz olmuştur. İnsandan doğan, insanın meseleleriyle ilgilenen (ilgilenmesi gereken) beşeri ilimler, insandan bağımsızlaşmış ve insanı kendine uydurmaya başlamıştır. Batı medeniyet, kültür ve hayatından bağımsızlaşmadan, beşeri ilimleri terkip etmek ve bir terkip ilmi inşa etmek kabil olmayacaktır. Diğer taraftan, beşeri ilimleri bir terkip çatısı altında toplama ihtiyacı, batıda, dünyadaki herhangi bir kültür ikliminden daha fazladır. Zira batının çöküşünün ana sebeplerinden birisi de, beşeri ilimlerdeki atomize olduğu görülen “aşırı ihtisaslaşma” ve buna bağlı olarak beşeri ilimlerin insandan bağımsızlaşmasıdır. Ne var ki bizim derdimiz batı değil, bizzat kendi insanımız ve İslam medeniyetidir.
*
Her ilim insan için olduğu ve insan tarafından keşfedildiği ve kullanıldığı için, insan ile ilgisi vardır. Bu sebeple beşeri ilimleri tespit ederken, insan ile ilgisini “muayyen bir yoğunluk” olarak tayin etmek gerekir. Bu sebeple doğrudan insan ile ilgili ilimler, beşeri ilimler sınıfına alınmalıdır. İlimlerin tasnifinde kullanılacak mikyaslar, batıdaki mikyaslardan farklı olmalıdır. Batının kullandığı mikyaslar, ilmi esas alır ve ilmin hususiyetlerine göre bir tasnif yapar. Bu sebeple biyoloji, onların tabiriyle “nesnel bilgiler” ihtiva ettiği, edebileceği için müspet ilimler sınıfında mevzilendirilmiştir. Bu türden tasnif mikyasları, terkibe manidir. Biyolojinin müspet ilimlere alınması, konusu olan insanı, eşya gibi tetkik etmesine sebep oluyor. Bu çok vahim bir şaşkınlık hali…
Doğrudan insan ve hayat ile ilgili ilimler “insan ilmi” çatısında terkip edilmelidir. Doğrudan insan ile ilgili olmak, merkezi konusu insan veya hayata ait olmaktır. İnsanın bir cihetini veya hayatın bir alanını tetkik eden ilimler, doğrudan insan ile ilgili ilimlerdir.
İnsan ilimleri ile müspet ilimleri kesin hatlarla birbirinden tefrik etmek gerekir. Müspet ilimlerin özü, “cansız varlıkları” tetkik etmektir. Beşeri ilimlerin özü ise “canlı” varlığı tetkik etmektir. Canlı varlık ile cansız varlığı tetkik eden ilimlerin aynı sınıf içinde tertip edilmesi, en hafif tabiriyle “bilim fetişizmidir”, aslında ise bilime tapınmaktır.
*
Dünya, tarihinde hiç bugünkü kadar bilgi üretmemiş olmalıdır. Bu günkü bilgi miktarı ve çeşidi o kadar çoktur ki artık bilgi kendinden beklenen maksadı yerine getiremez oldu. Bu günün dünyasında zararı cahillik değil bilgi üretiyor. Cahillik de zarar üretmeye devam ediyor muhakkak ama bilginin ürettiği zararın yanında artık cahillerin ürettiği zararın istatistiği bile tutulmuyor. Bilgi ve bilim, sürekli bir manipülasyon aracı haline geldi ve “dolandırıcılıklar” bilim maskesi ile yapılma başlandı. Bu kadar çok ve dağınık bilgi, dünyaya saçılmış milyonlarca serseri mayına benzer.
En büyük manipülasyonlar, beşeri ilimler üzerinde yapılıyor. Çünkü doğrudan paraya tahvil edilebilir bilgiler, doğrudan insan ile ilgili bilgilerdir. Bir sebzenin satışını (hem de yüksek fiyattan satışını) gerçekleştirebilmek için birkaç profesörden, filan hastalığa (mesela tansiyona, şekere filan) iyi geldiği raporu ve bilimsel(!) görüşü almak kafi geliyor. Veya hastalık icat ediliyor (kolestrol hadisesine bakın, tam icat edilmiş hastalık) ve ilaçlardan hesapsız para kazanılıyor.
Beşeri ilimlerdeki dağınıklık ve birbirine olan uzaklık, bu sahalardaki bilginin manipüle edilmesini kolaylaştırıyor ve aynı zamanda terkip edilmesini zorlaştırıyor. İlimleri, merkezlerinin oturduğu mevzuu üzerinde terkip etme ihtiyacı her geçen gün artıyor fakat her geçen gün de zorlaşıyor. Dünya bu hızla ve aynı istikamette bir asır daha giderse, terkip imkansız hale gelecek, bilgi tüm manasını ve maksadını kaybedecek ve insanlık bilgiden ve ilimden hızla kaçmaya başlayacaktır. Hiç vakti yok, derhal terkip hareketi başlatılmalı, insan ilmi (insaniyet ismi teklif edilebilir) inşa edilmelidir.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

“İLİMLERİN TASNİFİ-5-İNSAN İLMİ” için 3 yanıt

  1. ”Batı medeniyet, kültür ve hayatından bağımsızlaşmadan, beşeri ilimleri terkip etmek ve bir terkip ilmi inşa etmek kabil olmayacaktır.”Haki Hocanın bu tesbitini destekler nitelikte gördüğüm ayet:
    Bismillahirrahmanirrahîm
    -Vellezîne hâcerû fillâhi min ba’di mâ zulimû,lenubevviennehum fîd dunyâ haseneh(haseneten), ve le ecrul âhıreti ekber(ekberu), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).Nahl/41

  2. Hakiki manada Hakk’a kesilmemiş bir varlığın hakiki manada cansız kalabileceğini düşünmüyorum.Cansız kalamayanlar ise hakiki manada müsbet hale gelemezler.Bunlardan ise hakiki manada emin olunamaz.

  3. Hakiki manada Hakk\’a kesilmemiş bir varlığın hakiki manada cansız kalabileceğini düşünmüyorum.Cansız kalamayanlar ise hakiki manada müsbet hale gelemezler.Bunlardan ise hakiki manada emin olunamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir