İNŞA-MUHAFAZA-TECDİT-5-

İNŞA MUHAFAZA TECDİT-5-
Tecdit ihtiyacı iki ihtimalde ortaya çıkar. Birincisi (umumiyetle bu ihtimal caridir) muhafaza sürecinde, zaman ayarı hakkıyla yerine getirilememiştir. Zaman ayarı kaçırıldığında “donma” başlar. Donma başladığında tecdit zaruret haline gelir. İkincisi, muhafaza sürecinde zaman ayarı dikkatle takip edilmektedir ama uzun süre geçtiği için müesseselerin zaman ayarı yapılamaz olur. Gerçekten de bir müessese ne kadar mükemmel kurulmuş olursa olsun, birkaç asır sonra (şimdiki zamanın akış hızına göre bu kadar da sürmez) artık zaman ayarı yapılamaz, çünkü müessese zamanın dışında kalmıştır. İslam medeniyet tarihinde bu iki ihtimalde müşahede edilmiştir.
Tecdit, yeniden inşadır ama yeni inşa değildir. Yeni inşa, sıfırdan inşa olarak anlaşılmamak gerekir. Tecdit ihtiyacı, zaman ayarında problem olmayan, yani “donma” gerçekleşmeyen durumlarda, medeniyet yerli yerinde durduğu için sıfırdan başlayan bir inşa olarak anlaşılmamalıdır. Şartların değişmesiyle ihtiyaç haline gelen tecdit, medeniyetin yerli yerinde olmadığı manasına gelmez. Bu ihtimaldeki tecdit, sıfırdan inşa olarak anlaşılırsa, medeniyet inşasına değil medeniyet yıkımına başlanmış olur. Böyle bir kavrayış, ahmaklıkların en hacimlisidir.
Donma, tortulaşma, hareketsizleşme ihtimallerindeki tecdit faaliyeti, nazari bir meseledir. Önce bir ruh üflenmeli, büyük bir silkinme gerçekleştirilmeli, sistem merkezinden sarsılmalı fakat yıkılmadan tecdit edilmelidir.
*
Tecdit faaliyetine başlamadan önce, “tecdit tasavvuru” oluşturulmalı, mevcudun ne kadarı muhafaza edilecek, ne kadarı hangi nispette yeniden inşa edilecek, tespit edilmelidir. Tecdit tasavvuru oluşturmadan başlanacak olan yeniden inşa faaliyeti, mevcut medeniyet altyapısını yıkar. Tecdit faaliyeti, sıfırdan medeniyet inşası olmadığı için, medeniyet altyapısını yıkacak her türlü faaliyetten uzak durulmalıdır.
Medeniyet tasavvuru ile tecdit tasavvuru birbirinden farklıdır. Tecdit faaliyetini medeniyet tasavvuru üzerinden yürütmek, medeniyeti yıkmakla neticelenir. Muhakkak ki medeniyet tasavvuru, tecdit tasavvurunun oluşturulmasında projektör vazifesi görür fakat dahlinin bu çerçevede ve sınırda tutulması gerekir.
Tecdit tasavvuru, medeniyet tasavvurundan zordur. Tecdit faaliyeti sıfırdan inşa faaliyetinden kolaydır ama tecdit tasavvuru medeniyet tasavvurundan zordur. Tecdit faaliyetinin kolaylığı, tecdit tasavvurunun kolay olduğu zannını doğurabilir, bu tuzağa dikkat etmek gerekir. Tecdit, mevcut medeniyet temelleri üzerinde yapılan bir yenileme faaliyetidir, bu faaliyet esnasında bazen hafriyat kaldırmak gerekir. Hafriyatı kaldırırken, temellere zarar verilmemelidir.
Tecdit tasavvuru oluşturulmadan veya yanlış tecdit tasavvuru oluşturularak başlanan tecdit faaliyeti, medeniyetin temellerini yıkar. Medeniyetin temellerine yönelmiş olan hiçbir faaliyet, tecdit faaliyeti değil, ihtilal faaliyetidir. Tecdit ihtiyacı içinde olan İslam medeniyetinde ihtilal, ihanettir.
Tecdit tasavvurunun temel bahisleri şunlardır; mevcut medeniyetin temellerinin ne olduğu, temellerin kafi derecede muhkem olup olmadığı, medeniyetinin tecdit edilecek unsurları, bu unsurların hangi nispette tecdit edilmeleri gerektiği, medeniyetin temelleri ile mütenasip bir tecdit anlayışı…
Tecdit ihtiyacı, tecdit tasavvurunun ve faaliyetinin ana konusudur. Tecdit ihtiyacı, yıkım nispetini, inşa nispetini, ıslah nispetini, ihya nispetini ortaya koyar. Tecdit ihtiyacı yanlış teşhis edildiğinde ortaya vahim neticeler çıkar. Tespit edilenden daha fazla bir ihtiyaç varsa, tecdit faaliyeti işe yaramaz. Tespit edilenden daha az ihtiyaç varsa, mevcut medeniyet yıkılır.
*
Tecdit, yeniden inşa faaliyeti olduğu için ilk şartı, bir merkez tespiti yapmaktır. Merkezi, en sıhhatli ve en muhkem şekilde inşa edip tüm tecdit faaliyetini oradan yürütmek gerekir. Bu şart özellikle “donma” ihtimalinde fevkalade ehemmiyet arzeder.
Bir merkez tespit etmek, o merkezi istinatgah olarak kullanmak içindir. İstinatgahı olmayan tecdit faaliyeti akim kalır. Tecdit faaliyetinde en büyük muhalefet, medeniyetin mevcut bünyelerinden gelir. Yabancı bünyelere (düşman kutuplara) karşı mukavemet kolaydır, fakat medeniyetin kendi bünyeleri (fakat eskimiş bünyeleri) tarafından yürütülen muhalefete karşı mukavemet etmek fevkalade zordur. Eskimiş medeniyet unsurlarına karşı bir istinatgah olmazsa, tecdit hareketi uygun çalışma şartlarına ve imkanlarına bile kavuşamaz.
İstinatgahın en mühim hususiyeti, itimattır. Tüm medeniyet unsurlarının itimat edeceği bir merkez gerekir. Bu merkez, tecdit faaliyetinin mümkün olduğunca çatışmasız yürütmelidir. Maddi müeyyidelere ihtiyaç duymadan yürütülen tecdit faaliyetinin neticeye ulaşması daha kolay ve daha az maliyetli olur. Maddi müeyyide kullanmak ihtiyacı hasıl olduğunda bunu yapacak kudret ve iktidarın, istinatgahta (merkezde) bulunması şarttır. Birçok medeniyet unsuru ile çatışarak tecdit faaliyetini yürütmek mümkün olmaz ama maddi müeyyide kullanılması gereken unsurlar olabilir. Bu sebeple merkezin muhkem ve muktedir olmasında fayda var.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir