İNSANIN KEŞFİ

İNSANIN KEŞFİHayatı yaşayabilmek için insanları tanıma imkanına sahip olmak gerekir. Hayatı insanın kendi istediği gibi yaşayabilmesi için de hem insanları tanıma imkanına ve hem de kendini tanıma imkanına sahip olmak gerekir. Bunları yapmak için “insanı” tanımak gerektiğini söylemek lüzumsuz bir söz olsa da gereklidir.

İnsanları tanımanın formüle edilmiş şablonları olmadığı doğrudur. Şablonlarla yola çıkanlar, şablona uyan insanları tanıma imkanına sahip olacaklardır fakat şablonların hiçbiri tüm insanları açıklamaya yetmeyeceği için bir çok insanda netice vermeyecektir. Şablonların hangi insanlarda işe yaradığı bilinmeyeceği için de ne zaman doğru neticelere ulaştıracağı anlaşılmayacak ve sürekli bir belirsizlik, işi zorlaştıracaktır.

İnsan tabiatında inkar edilemeyecek ve hatta değiştirilemeyecek temeller özellikler olduğu doğrudur. Fakat insan, tabiatında mevcut olan temel dinamiklerin (özelliklerin) toplamından meydana gelmemekte bunların terkibinden (sentezinden) meydana gelmektedir. Temel özelliklerin her biri diğerleriyle terkip edildiğinde farklı neticeler verebilme imkanına sahip olmakta ve şablonları patlatmaktadır. 

İnsanı meydana getiren terkibin kıvamı, dengesi ve ayarı her insanda farklıdır. İki insanın sahip olduğu özellikler aynı olsa fakat farklı iki ailede yetişse, terkip kıvamı farklı olabilecektir. Bunun gibi sınırsız sayıda etkiyle gelişen insanın zihni yapısı, aynı özelliklere sahip olsalar dahi milyarlarca (yaşayan insan sayısınca) farklı kişilik yapısını üretme ihtimaline sahiptir.

İnsan tabiatındaki (mizacındaki) temel özelliklerin de farklı olabilme veya farklı güçte olabilme ihtimali konuya dahil edildiğinde ortaya çıkan meçhul, fevkalade girift (karmaşık) bir yapı arzeder. İnsanı tanıma konusunda ilk bilinmesi gereken nokta bu giriftliğin muhakkak olduğudur. Ne kadar basit ve sade görünürse görünsün kainatta insan kadar girift bir varlık yoktur. Giriftlikteki derinlik ve çeşitlilik, insanları tasnif (kategorileştirme) etme imkanına kapı aralarsa da standartlaştırma imkanını ortadan kaldırır. Bu sebeple şablonlar insanları tanıma ve anlama konusunda fevkalade yanıltıcı olabilirler.

“Normal insan” tanımının yapılamadığı hiçbir zaman unutulmamalıdır. Psikoloji biliminin tanımlama çabasına girdiği normal insan, asla “insan normalitesini” oluşturma olgunluğuna ulaşmamıştır. Üretilen birçok şablon bazı insanlara uymuş fakat insanlığın kahir ekseriyetine (büyük çoğunluğuna) uymamıştır.

Psikoloji biliminin standartlaştırma çabalarının netice vermediği unutulmamalıdır. Standartlaştırma çabasının güçlüğü bir tarafa insanları tanıma konusunda geliştirilmeye çalışılan şablonlar psikoloji biliminin faydadan daha çok zarar verdiği noktadır.

İnsanları tanımanın yolu, düşünce nötralizasyonu ile başlar. Kişi, tanımak istediği insan ile ilgili tüm önyargılarını, peşin fikirlerini, intibalarını ve kanaatlerini atmalı ve tam anlamıyla sıfır mesafesine çekilmelidir. Bu yapılmadan işe başlandığında yanlış istikametler üzerinde mesafe almaya çalışmak kaçınılmaz olur ki, kulvarın dışında ne kadar hızlı koşulursa koşulsun birinci olunamayacağı gibi, katedilen mesafe geri dönülmesi gereken yanlış yol olarak ayrıca bir maliyet (zihni maliyet) ortaya çıkarır.

Genellikle bildiğimiz insanları tanımaya çalışırız. Hayatın tabi seyrinde birçok insanı tanımadan hayatımıza soktuğumuzu bir müddet sonra fark ederiz. Hiç tanımadığımız bir insanı zaten tanıma ihtiyacı duymayız genellikle. Bildiğimiz insanı tanımaya çalıştığımızda ise, onunla ilgili birçok kanaate sahibizdir ve bunların büyük oranda yanlış olduğunu da kabul etmeyiz. Problem de tam bu noktada ortaya çıkar. Düşünce nötralizasyonunun lüzumu buradan doğmaktadır.

Tanışmadığımız bir insanı tanımak istediğimizde daha şanslıyızdır. Zira düşünce dünyamız o insan ile ilgili olarak sıfır mesafesindedir. Bu sebeple doğru yolu kullandığımızda onları tanıma imkanımız daha kolay olur.

Bildiğimiz insanları tanımak istediğimizde iki yolu bir arada kullanırız. Bir taraftan genel insan tanımından özele doğru yol alırken diğer taraftan özel olandan genele doğru yol alırız. Bu yaygın olarak bilinen bir metottur. Bilinmeyen tarafı metodun muhtevasını nasıl dolduracağımız konusudur. Bilmediğimiz insanları tanımak istediğimizde ise genelden özele doğru yol alırız.

KİTABI İNDİRİNSANIN KEŞFİ

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir