İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-7-BUGÜNKÜ MANZARA

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-7-BUGÜNKÜ MANZARA
Bu günün İslam dünyası, Kur’an-ı Kerim’e ve Sünnet-i Seniyye’ye, medeniyet tasavvuru geliştirecek çapta nüfuz etmiş gibi görünmüyor. Bu durumun birçok sebebi var fakat esas sebebi, İslam İrfan ve Medeniyetinin insana ait olan temel üç sütununun unutulmuş olmasıdır. Kalb-i Selim, Zevk-i Selim, Akl-ı Selim… Bunların en kolay olanı (birbirine nispetle kolay olanı) akl-ı selimdir. Akl-ı Selimin mahfazası olan ve tefekkür, ilim ve hikmeti temsil eden şahsiyet terkibi, mütefekkir veya hakim yetişmez oldu. En kolay olanın bile yetişmediği bir vasatta, diğerlerinin yetişeceğini düşünmek mümkün müdür? Fakat diğer şahsiyet terkiplerinden biri yetişiyor, veli şahsiyet terkipleri eksik olmuyor.
“Veli şahsiyetin” yetişiyor (yani mevcut) olmasının sebebi, irfan mecrasının kapanmaması, geleneğinin (silsilesinin) devam ediyor olmasıdır. Veli şahsiyetin mevcut olmasına rağmen beklenen netice neden gerçekleşmiyor? İşte yakıcı soru bu…
“Veli şahsiyet” iki üslup sahibidir. Sufi gelenekle dervişe hitap eder, irfan geleneği ile mütefekkire-hakime hitap eder. İçinde yaşadığımız dünya dervişliğin altyapısını (zeminini) yok etti, fikir adamları ise velayete karşı istiklalini ilan etti. Tersinden bakarsak, veli şahsiyete, dervişler “teslim” yoluyla muhatap olur, mütefekkirler ise akl-ı selim ile… Dervişler teslim olmanın ruhi kaynaklarını kaybetti, mütefekkirler de akl-ı selimini… Çağın en “garip” kalan şahsiyet terkibi, “veli şahsiyet” oldu. Mevcutlar fakat mevcudiyetlerinin tabii neticeleri zuhur etmiyor, çünkü iklim, onlardaki mananın zuhuruna mani oluyor. Çok hazin…
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir