İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-(24.03.2014)-İSTANBUL MİTİNGİ

İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-(24.03.2014)-İSTANBUL MİTİNGİ

İşte bu… İki milyon insan bir meydana toplanır mı? İki milyon insan bir meydana niye toplanır? İki milyon insan bir meydana kim için toplanır? Bu ne muhteşem bir hadisedir.

Maya tutuyor sanki… Büyük dirilişini, büyük hamlenin, büyük doğumun mayası tutuyor olmalı… Yeniçağın içtimai altyapısı oluşuyor, cemiyet kazanındaki mayalanma hızla devam ediyor. Nasıl olabilir böyle bir şey? İki milyon insanın menfaatinin aynı istikamette olması muhal… İstanbul mitingi, ruhi bir şahlanıştır. Ruhun istikameti aynileşebilir, milyonlarca ruh bir merkezde birleşebilir, bir istikamete yönelebilir. Nefs ve akıl bu işin altından kalkamaz, nefs ve akıl bu çapta bir ittifak gerçekleştiremez.

Aylardır tüm tezvirata rağmen millet istikametini değiştirmiyor, mevzilerini terk etmiyor, liderini yalnız bırakmıyor. Muhteşem bir şey… Büyük doğumların sancısı da büyük olur, her şeyin güllük gülistanlık olmasını tabii ki beklemiyorduk. Birkaç ayda seksen yıllık iftira atıldı, seksen yıllık yalan söylendi ama belli ki bunlar büyük doğumun şiddetli sancılarıymış. Millet tüm saldırılara karşı zihninde çelikten bariyerler kurmuş. Artık ümitlenmek zamanıdır.

Millet olmadan olmaz. Kanalizasyonlarda örgütlenenlerin anlamadığı bu, milletsiz olmaz. Millet harekete geçmeli, millet harekete geçirilmeli. Milyonluk halk kütlelerinin sahip çıktığı dava yere düşmez, çamura batmaz, kirlenmez.

Milleti harekete geçirmek zor, milleti ikna etmek zor, milleti bir “dava” sahibi yapmak zor… Birkaç kişiyi ikna edebilirsiniz, birkaç bin kişiyi de ikna edebilirsiniz. Milyonluk kütleleri ikna etmek zor… Milyonluk kütleleri harekete geçirmek zor… Milyonluk kütleleri fikir sahibi yapmak, dava sahibi yapmak zor…

Mesele sandıktan çıkacak oy oranlarından ibaret değil. Mesele, milyonluk kütleleri bir istikamete sevketmek, bir davanın sahibi yapmak, zahmet ve fedakarlığa davet etmektir. Milyonluk kültelere bir ruh üflemek gerekir. Bir seçim çalışması bu işin altından kalkamaz, bir parti bu işi yapamaz, bir kişi iki milyonu toplayamaz. Anlaşılıyor ki artık maya tutuyor, millete bir ruh üfleniyor.

Müthiş bir şey… Millet kendine üflenen ruhu aldı, en mutena yerinde, kalbinde, mukim kıldı. Müthiş bir şey… Millet istiklal savaşını kabul etti, ikinci istiklal savaşının lüzumuna inandı. Müthiş bir şey… Yıllardır birinci istiklal savaşının yarım kaldığını, tamamlanması gerektiğini, ikincisine şiddetle ihtiyacımız olduğunu yazdık. Milletin bu fikre sahip çıktığını görmek muhteşem bir duygu…

Unutmayın… Milleti, milyonluk kütleleri harekete geçirecek olanlar ne fikir adamları ne de ilim adamlarıdır. Bu iş, liderlik işidir. Tayyip Erdoğan, milleti “dava” sahibi yapan insandır. Gerisini boş verin, sandıktan ne çıkarsa çıksın, millet davasına sahip çıkıyor, gerçek zafer bu…

Milyonluk kütleleri dava sahibi yapan, liderinin önünde saf saf dizen, ikinci istiklal savaşı için mevzilere yerleştiren adam, uzun adam, adam gibi adam Tayyip Erdoğan… Lideri sokakta bulmadık, pazardan almadık, tesadüfen karşılaşmadık. Tüm dünyaya karşı, içimizdeki hainlere rağmen milleti ayağa kaldıran, dava sahibi yapan, mevzilere sevkeden bu adam, yirmi birinci asrın kahramanıdır.

Bu dava öksüzdü, bu dava öz vatanında garip kalmıştı. Sakarya’ya bakıp, onun sularına muadil gözyaşı döken mütefekkirin, “ikimiz kaldık” dediği çaresizliğin aşıldığı bir güne geldik. Artık her şehir bir deniz, her cadde bir nehir yatağı halinde Sakarya ile yarışıyor. Artık kırıldı dişliler, artık geldi bizim şarkımızın söyleneceği gün…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir