İSTİKLAL GÜNLÜKLERİ-25.07.2014-YAHUDİLER CESARET ÖDÜLÜNÜ GERİ İSTEMİŞ

İSTİKLAL GÜNLÜKLERİ-25.07.2014-YAHUDİLER CESARET ÖDÜLÜNÜ GERİ İSTEMİŞ

İhanet örgütünün yayın organı olan Zaman isimli mevkute, internet sitesinde, 24.07.2014 tarihinde bir haber yayınladı. Haberin başlığı, “Erdoğan’dan cesaret ödülünü geri istediler”…

Haber şu; Amerikan Yahudi Kongresi, 2004 yılında Erdoğan’a cesaret madalyası vermiş, Erdoğan’ın İsrail ile ilgili tavrından dolayı o madalyayı geri istiyor, bunun için kongre başkanı Erdoğan’a mektup yazmış, Zaman gazetesi de bu mektubu yayınlıyor.

Nasıl?

Bir taraftan Erdoğan’ı İsrail ile iş yapmaktan, Yahudilerden cesaret madalyası almaktan dolayı tenkit eden paralel örgüt diğer taraftan Yahudi Kongresi başkanının o madalyayı geri istemesinin haberini yapmış. Böylece Erdoğan, kafasının üstünde demoklesin kılıcı gibi sallanan o madalya belasından kurtulmuş olmuyor mu?

Bazı hadiselerin anlaşılması çok zor… Yahudi kongresi, Erdoğan için en büyük tenkit malzemesi olan madalyayı geri istiyor ve böylece Erdoğan’ın Filistin ve Gazze meselesinde samimi olduğu ortaya çıkıyor. Demek ki Allah Azze ve Celle, bir kulunun kafasını kayaya vurmasını takdir ettiğinde önce aklını alıyor. Gazze savaşı başladığından beri Erdoğan için en büyük tenkit malzemesi olan “cesaret madalyası” geri istenerek, Erdoğan o yükten kurtarılıyor.

Yahudilerin aklını kaybettiği Gazze’deki katliam ve barbarlıktan belli. Peki ihanet örgütü basiretini, ferasetini, aklını hangi ara kaybetti? Bu haber Zaman gazetesinde yayınlanıyor, yayınlandığı gün Erdoğan’ın İsrail ile iş tuttuğu, Filistin meselesinde samimi olmadığı konularında yazılar var. İlginç değil mi?

Yahudilerin madalyayı geri istemek için yazdıkları mektubun metni, Erdoğan’ın siyasi çizgisini ne kadar net bir şekilde ortaya koyuyor. Bizzat o mektuptan okuyalım;

““Sevgili Başbakan Erdoğan
2004 yılında American Jewish Congress, en prestijli ödül olan Cesaret Madalyası ödülünü sizin şahsınıza; terörle savaştaki duruşunuz, İsrail ve Filistin için barışçıl çözüm sağlanmasındaki çabalarınız, dini tutuculuğu reddetmeniz ve Türkiye’deki Yahudi vatandaşlarını korumaktaki sadık sebatkarlığınız sebebiyle takdim etmişti.
Fakat şimdi, o ödülü geri istiyoruz.

Size o ödülü vermemizden on yıl geçtikten sonra, siyasi çıkarlarınız için tehlikeli sözler kusan ve Türk halkını Yahudilere karşı şiddet eylemlerine kışkırtan muhtemelen dünyadaki en tehlikeli İsrail karşıtı lider haline geldiniz. Bu ay, İsrail’in topraklarına yapılan gelişigüzel roket saldırıları karşısında kendini savunma girişimine karşılık, siz İsrail devletini soykırım yapmakla ve Hitleri barbarlıkta geçmekle itham ettiniz. Bu türden zehir saçan ifadeleriniz, sadece Yahudi-Türk ilişkilerine onarılmaz hasarlar vermek ve masum insanların hayatlarını tehlikeye sokmakla kalmayıp, İsrail Hamas arasında devam eden ayrışmayı bitirmek adına çalışan meşru arabulucuların masasındaki koltuğunuzu da kaybetmenize sebep olmaktadır. Ortadoğu’daki tek demokratik devlet olan İsrail’i yanlış bir şekilde Hitler ile kıyaslamak yerine, (ki bu hareketiniz sadece uluslar arası arenadaki kredibilitenizi mayınlamaktadır), Türk liderliği, Hamas’ı İsrailli sivillere karşı giriştiği saldırganlık eylemlerini durdurması konusunda etkilemek için çok daha iyi kullanılabilirdi.”

Bu haberi yayınlayan ihanet örgütü, mektubun muhtevasında ifade edilen Erdoğan’ın İsrail karşıtlığını istemiyor. Zaten ihanet örgütü ile Erdoğan arasındaki ayrışma, Erdoğan’ın İsrail aleyhine dış ve iç siyaset takip etmesiyle başlamıştı. Adamlar İsrail’i kınamak bir tarafa, Yahudi Kongresinin, ülkenin başbakanına yazdığı küfür ve hakaret dolu mektubu yayınlayarak taraflarını ilan ediyorlar. Fethullah Gülen başta olmak üzere, ihanet örgütünün mensupları, Yahudi Kongresi Başkanının yazdığı mektubun muhtevasına hiçbir çekince koymadan imza atarlar. Zaten takip ettikleri politikalarıyla bunu yapıyorlar. Bunun en taze misali ise, Türkiye’deki 120 üniversite rektörünün İsrail’i lanetleyen bildirisine imza atmayan iki üniversiteden birinin Fatih Üniversitesi rektörü olmasıdır. Fethullah Gülen’in Gazzeliler için yayınladığı taziye metnini okuyanlar da bilir ki, orada İsrail ve Yahudiler için tek kelime kınama ve telin yok.

Yahudi kongresi başkanının mektubu, çok ağır hakaret ve küfürle dolu… Zaman gazetesi, o mektubu, sadece gazetecilik yaparak, yani hiçbir taraf tutmayarak yayınlamış. Mesele yeterince anlaşılıyor mu? Yani ihanet örgütü, kendi ülkelerinin başbakanına hakaret ve küfür eden Yahudi kongresi başkanının mektubunu, hiçbir yorum yapmadan ve hiçbir taraf alameti göstermeden yayınlamış. Böylece Erdoğan’ın karşısında ama Yahudilerin yanında yer aldığını da tescillemiş.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir