İSTİKLAL GÜNLÜKLERİ-(31.05.2014)-ALMANYA’DAKİ MÜLAKAT

İSTİKLAL GÜNLÜKLERİ-(31.05.2014)-ALMANYA’DAKİ MÜLAKAT

Yeni Şafak gazetesinin 31.05.2014 tarihli internet sitesinde bir haber ve haberin videosu var, haberin başlığı “Alman kanalı RTL’nin yayınlayamadığı Erdoğan röportajı”… Haberde, röportajın videosu da mevcut…

Hadise şu; Erdoğan’ın Almanya seyahati ve orada yaptığı konuşmada kendisini dinlemeye gelen gurbetçi vatandaşlarımızla röportaj yapmak için gelen RTL televizyon kanalı, Erdoğan aleyhine bazı beyanatlar almak derdiyle kıvranıyor ve üst üste Erdoğan aleyhine sorular soruyor. Röportaj yaptığı gurbetçi vatandaşımız ise müthiş cevaplar veriyor, muhabirin her defasında köşeye sıkıştırmak için sorduğu sorular vatandaşımız tarafından o kadar güzel şekilde cevaplanıyor ki röportajdan elde edilmek istenen maksadın tam aksin gerçekleşiyor. Ve Alman televizyonu o röportajı yayınlamıyor.

Önce röportajı nakledelim, sonra söyleyeceğimizi söyleyelim.

Soru: Bugün neden buraya geldiniz?

Cevap: Gelişimin sebebi, demokratik yollarla seçilmiş başbakanımı destekleme amacım. Ona duyduğum hayranlığımı, saygımı ve sevgimi göstermek için burada bulunuyorum ve burada da ona olan halkın sevgisinin Türkiye’de olduğu gibi varolduğunu gözönüne sermek için buradayım.

Soru: Bir tek cümlede Başbakanınızı neden desteklediğinizi söyler misiniz?

Cevap: Desteklememin sebebi, peş peşe demokratik şekilde seçimleri kazanması, halkın kendisine sevgisinin günden güne artmış olması ve başarılarını üstüne ekleyerek o sevgiyi büyütmüş olması. Sekiz-dokuz seçimi kazanmış ve oylarını artırmış bir başbakandan bahsediyoruz, saygı duyulması gerek bir mevzu… Yüzde 49 oy almış ve o desteği artırmış birisi, bu Avrupa’da görülmemiş bir halk desteği, belki de dünya çapında bir ilk.

Soru: Ülkenizde Erdoğan’a çok eleştiriler var, hatta İstanbul’da gösteriler düzenleniyor, buna ne diyeceksiniz?

Cevap: İstanbul’da yirmi milyon civarında vatandaşımız var, bu Belçika, Hollanda ve Lüxemburg’daki insanların toplamına yakın bir rakam, eğer orada on bin kişi gösteri yapıyorsa, bu yüzde olarak o kadar az bir rakam ki, tahminen Hamburg’daki olaylarda çok daha fazla gösterici vardı.

Soru: Yani siz Türkiye’deki olayları kritik görmüyorsunuz, orada Erdoğan’a karşı olanlar da var…

Cevap: Şunu belirteyim, demokratik bir ülkede sizi destekleyende olacaktır, desteklemeyende, bu bir tezat veya eleştiri konusu olamaz. Alman medyasına bakınca, bunun tek taraflı yansıtıldığını ve insanların yanıltıldığını görüyoruz. Hamburg’daki olaylarda medyanın 2-3 hafta hiçbir yayın yapmamasından sonra youtube’dan göstericilerin resimlerini, videolarını ve yaralıları görünce bu iki yüzlülük daha belirgin ortaya çıkıyor. Türkiye’de çok daha sabırlı ve daha insancıl olmuştu, fakat Alman medyası yayını o kadar tek taraflı yaptı ki, İstanbul’a atom bombası düştü sanılıyordu herhalde. Burada bir sınır çekmeniz ve düşünmeniz gerekiyor, gerçekten adil şekilde yayın yapıyor muyuz? Gerçekten aynı hassasiyeti gösteriyor muyuz? Almanya’da Hamburg ve Stuttgart’ta göstericilere yapılan polis müdahalesini övmekten gurur duymaktan çekinmeyen medyanız, Türkiye’de ellerinde Molotof ile polisimize saldıran göstericilerin, polisimiz tarafından su ile durdurulmak istenmesi bile Erdoğan katliam yaptı diye lanse edilmekte… Adil davranmıyorsunuz, medyanız taraf almış durumda, adalet duygusundan yoksun haber yapıyorsunuz.

Soru: Siz Erdoğan’ı kayıtsız şartsız destekliyorsunuz öyle mi?

Cevap: Hayır, kayıtsız şartsız değil, bilinçli olduğum için destekliyorum. Kendisi demokratik seçimlerle halkın desteğini almış bir lider olduğu ve halkına tepeden bakmayan bir lider olduğu için destekliyorum. Ülkemi yakıp yıkanlara karşı gerektiği gibi davrandığı için destekliyorum. Almanya’da, İtalya’da, İspanya’da, Portekiz’de ve diğer ülkelerde olduğu gibi bu tür gösterilere geçit vermediği için destekliyorum. Ellerinde yakıp yıkmayı göze almış göstericilere söz ile müdahalenin yeterli olmadığını siz de biliyorsunuz. 20 milyon insanın yaşadığı bir şehirde10 bin vandalın yakıp yıkmasına karşın gerekirse polisin orantılı müdahalesi ile durdurmak zorundasınız. Ben kayıtsız şartsız değil, bilinçli şekilde ve Alman medyasında olduğu gibi tek taraflı olarak bilgilendirilmediğim için destekliyorum.

*
Soruların maksadını ve cevapların güzelliğini herkes görmüştür. Hadisenin “İstiklal Cephesi Günlükleri”ne konu olmasının sebebi, verilen cevaplardaki “ruh hali”dir.

Son bir-iki asırdır batı karşısında duçar olduğumuz psikolojik çöküş, aşağılık kompleksi, mağlup psikolojisi gibi bize hiç yakışmayan, bir Müslümanda asla olmaması gereken ruh hali yavaş yavaş ülkeyi terketmeye başladı. Özellikle ve öncelikle Müslümanlar bu psikolojik savrulmadan kurtulmaya ve kendilerinde (tabii ki İslam’da) merkezleşmeye başladılar. Ta Almanya’dan gelen bu haber, “ruh emniyetimizi” kazanmaya başladığımızın müjdecisidir.

Soruları cevaplayan vatandaşımızın tavır ve edası gayet vakur, gayet diri, gayet kendinden emin… Bununla beraber, batının iki yüzlü olduğunu ise batılı bir televizyon kanalına söyleyecek kadar cesur. Bizi ilgilendiren, sorulara verilen cevapların “mantıklı”, “tutarlı”, “donanımlı” olması değil, bunlar her zaman bulunabilir, bizi ilgilendiren, o cevaplardaki ruh…

Türkiye’de yüzlerce fikir adamının onlarca yıldır yapamadığını, Erdoğan on yılda yaptı. Bu millete bir ruh üfürdü, bir heyecan aşıladı, korku duvarını yıktı ve cesaret dalgası oluşturdu. Yıllardır aradığımız buydu, bunun başarılması gerekiyordu, bunu bir siyasetçi başardı. İsterdik ki bir fikir adamı başarsın ama bir siyasetçi başardı. Ne yapalım, siyasetçi başardı diye çöpe mi atalım, görmezden mi gelelim?

Mülakatı bu açıdan izlemek müthiş bir duygu…
*
Bu ruhu, fikirde Necip Fazıl ile, tenkitte Cemil Meriç ile tanımıştık. Siyasette ise Erdoğan ile tanıdık. Necip Fazıl’ın bu ülkeye ve millete üfürdüğü ruh, kırk gömlek uzaktakileri bile böyle etkilemişti. Akparti kadrolarının Necip Fazıl’dan etkilenme oranı ümit edilenden az da olsa, işte netice bu… Ne diyelim, Allah her şeye kadirdir.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir