Kapalı Göz Açık Görüş; DÜŞ

Kapalı Göz Açık Görüş; DÜŞ

Rüyalar, insan hayatının yadsınamaz bir parçasıdır. Kimi zaman mutlu eder, kimi zaman üzer. Kimi zaman geçmişten kimi zaman gelecekten haber verir. Kimi zaman Rahmanî bir lütuf kimi zaman şeytanî bir sıkıntı ve kimi zaman bilinçaltımızdan kapalı gözlerimizin ardına yansıyan bir takım görüntülerdir düşlerimiz.

Tarihte Rüyalar

İnsanlık, varlık sahnesine çıktığından beri rüyalar mühim bir yer tutmuştur.  Hatırlayalım; Yusuf (as)’ın macerası bir rüya ile başladı, Hz. İbrahim’e oğlunu kurban etmesi gerektiği bir rüya ile bildirildi, Hz. Peygamber (sav) bir süre rüya ile vahiy aldı, namaza davet aracımız ezan rüya ile belirlendi, Osmanlı’nın kuruluşu ve insanlık tarihinde zapt edeceği yer sadık bir rüya ile tebşir edildi, Yavuz’a Mısır’ın fethi bir rüya ile emrolundu vs.

Devran dönüyor, rüyalar görülüyor.  Rüya deyip geçmemeli…

Rüyada Hz. Peygamber’i (sav) Görmek

Hiç şüphesiz rüyaların en güzeli güzeller güzelinin teşrif ettiği rüyadır. Her Müslüman ümmetinden olmakla iftihar ettiği kutlu nebiyi rüyasında görmeyi arzu eder.

Hz. Peygamber (sav) kendisinin görüldüğü rüyalar ile ilgili olarak; “Rüyasında beni gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan hiçbir şekilde benim suretime giremez.” (Buharî, Tabir 2, 10) buyurmuşlardır. Hadisten yapmamız gereken iki önemli çıkarımdan birincisi;  şeytan bir takım suretlerle rüyalara girip insanları aldatma, yanıltma kabiliyetine sahiptir. İkincisi ise Hz. Peygaber’in (sav) görüldüğü rüyalar sadık rüyalardır.

Alimler şu noktada müttefiktirler; Cenab-ı Hakk şeytana Resulullah’ın (sav) hüviyetine girme imkanı tanımamıştır.   Bununla beraber kimi alimler Hz. Peygamber’in bilinen şemaili ile görüldüğünde, kimileri ise rüyada görülenin Hz. Peygamber olduğu hissi ile Hz. Peygamberin görülmüş olacağını savunur. İmam Nevevi’ye göre ise Hz. Peygamber’i (sav) gören kişi ister bilinen vasıfları ile ister bilinen vasıfların aksine görsün, gerçekten Rasulullah’ı (sav) görmüştür ve rüyası sadıktır.

Hadis-i Şeriflerde Rüya

Ömrünün son demlerinde “Ümmetime nübüvvetten sonra sadece müjdeciler kalmıştır” buyuran Hz. Peygamber (sav) hadisteki müjdeciler ibaresinden kastın “salih rüyalar” rüyalar olduğunu bildirmiştir. (Buhârî, Ta’bîr 5)

“En sadık rüya seher vakitlerinde görülen rüyadır.” (Tirmizî, Rü’ya 3) Alimler seher vaktinin biyolojik ve psikolojik amillerin insan üzerinde en az etkili vakit olduğunu söylerler. Seher vaktinin bereket, meleklerin inzal vakti olması da meselenin bir diğer yönüdür.

“Rüya Allah’tandır. Hulm (sıkıntılı rüya) ise şeytandandır. Öyle ise sizden biri hoşuna gitmeyen kötü bir rüya görürse sol yanına tükürsün ve Allah’a sığınsın. Böyle yaparsa zarar görmeyecektir.” (Müslim, Rü’ya, 5)

“Müminlerin rüyası nübüvvetin kırk altı bölümünden bir bölümdür.” (Müslim, Rüya 1) Bu hadisin şerhinde rüyanın nübüvvet ilminden bir cüz olduğu dolayısıyla nübüvvetin kesilmiş olmasına rağmen nebevi ilmin devamlı ve bâkî olduğu söylenir.

Rüyaların Çeşitleri

Farklı tasnifler olmakla birlikte İslam alimleri hadis külliyatından edindikleri bilgiler paralelinde rüyaları genelde üçe ayırmışlardır;

1-) Salih (Rahmani) rüya: İnsanı mutlu eden, huzur veren ve ferahlatan rüyalardır. Bu tarz rüyalar hamd vesilesidir.

2.) Şeytanî rüya: Şeytanın muhtelif suretlerde temessül ettiği veya insana hüzün, vesvese, korku, sıkıntı veren ve hoşa gitmeyen manasız ve batıl rüyalardır.

3.) İnsanın başına gelen olaylar, düşünce dünyası ve bilinçaltının etkisiyle gördüğü rüyalar. Bunlara nefsani rüyalar da denilebilir.

Rüyalarla İlgili Temel Birkaç Husus

Hadis-i Şeriflerin ve ulemanın öğretilerinden derlediğim birkaç madde ile yazıma son veriyorum;

-İnsan güzel rüya gördüğünde hamd etmeli ve rüyasını güvendiği ve sevdiği bir kişiye anlatmalıdır.

-İnsan kötü rüya gördüğünde soluna tükürmeli ve Allah’a sığınmalıdır. Rüyasını anlatmamalıdır.

-Rüyaların doğruluğu ve sıhhati görenin doğruluğuna-dürüstlüğüne paraleldir.

-Rüya ile elde edilen bilgiler dinin bir emri gibi kabul edilmemelidir.

-Görülen rüya şeri şerife muhalif değilse amel edilebilir.

 

Not: Her rüya, gören kişi ve gördüğü durum bağlamında özel bir değerlendirmeye muhtaçtır. Bizim yaptığımız müktesebattan anlayabildiğimiz ölçüde rüyalar ve ahkamının genel hatlarını ifade etmekten öte değil. İsabet ettiğimiz her nokta Allah’ın lütfundan, yanıldığımız her nokta ise acziyetimizdendir.

Vesselâm.

 

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir