KEMALİST REJİMİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDE GÜÇ DENEMESİ

KEMALİST REJİMİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDE GÜÇ DENEMESİ

Konunun özü şu; Türkiye’deki mevzuat reşit olmayan (18 yaşını ikmal etmeyen) kişilerin “kanuni teşkilatlara” üye olmasına imkan vermemekte fakat aynı kişilerin (yani kanunun tarifiyle çocukların) “kanundışı teşkilatlara” üye olmasına imkan tanımaktadır. Başka bir ifadeyle, mevzuat reşit olmayan çocukların kanunla kurulmuş örgütlere (mesela derneklere) üyeliğini geçersiz saymakta fakat kanunsuz kurulmuş örgütlere (mesela terör örgütlerine) üye olmasını kabul etmekte ve bu üyeliğe cezai neticeler bağlamaktadır.

Konunun mevzuat altyapısını tetkik etmekle başlayalım. Önce Özel Hukuk metinleri…

Türk Medeni Kanunu 64. maddesi, derneklere üye olma hakkını gösterir.

MADDE 64.- Fiil ehliyetine sahip bulunan her gerçek kişi, derneklere üye olma hakkına sahiptir.

Fiil ehliyetinin ne olduğunu ise 10. madde düzenlemiştir.

MADDE 10.- Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.

Keza “ergin” olma hali de 11. madde de ifade edilmektedir.

MADDE 11.- Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.

Türk Medeni Kanununa göre, reşit olmayan kişiler derneklere üye olamaz. Bununla iktifa etmeyelim ve ayrıca dernekler kanununu da tetkik edelim ki konu tamamen vuzuha kavuşsun.

Dernekler kanununun 3. maddesinde çocukların (18 yaşın altındaki kişilerin) üye olabilecekleri derneklerin “çocuk dernekleri” olduğu ve bunlara üyeliğin de velilerinin iznine bağlı olduğu kaydedilmiştir.

MADDE 3. — Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır.
Onbeş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler; toplumsal, ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler.
Oniki yaşını bitiren küçükler yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilirler ancak yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar.
Çocuk derneklerine onsekiz yaşından büyükler kurucu veya üye olamazlar.

*

Şimdi de ceza hükümleri taşıyan kanun metinlerini tetkik edelim. Terörle Mücadele Kanunu 7. maddesi, “terör örgütlerini” tarif etmekte ve üye olmayı da ceza kapsamına almaktadır. Kanunun herhangi bir maddesi ise üyeliğin şartlarından bahsetmemekte ve konumuzla ilgili kısım olan reşit olma (18 yaşını ikmal etme) şartı zikredilmemektedir.
Madde 7 – (Değişik madde : 29/06/2006 – 5532 S.K 6.Mad) Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır.
Bu madde metnine göre reşit olmayan kişilerin (çocukların) “illegal örgütlere”, kanunun tabiriyle “terör örgütlerine” üye olması mümkündür ve mevzuat ve tatbikat ise bunu sayısız defa göstermiştir.

Ceza kanunun 2. bölümü olan “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan sebepler” arasında sayılan yaş küçüklüğü, cezayı kaldıran değil, azaltan sebep olarak kabul edilmiştir.

Yaş küçüklüğü
MADDE 31. – (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde yedi yıldan dokuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte ikisi indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası altı yıldan fazla olamaz.
(3) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondört yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası sekiz yıldan fazla olamaz.

Ceza ehliyeti, ceza indirim sebepleri gibi konular temel kanunda (Türk Ceza Kanununda) düzenlenir. Ceza kanununda ise ceza ehliyetinin yaş ile ilgili kısmı madde 31 de düzenlenmiştir. Buradan anlaşıldığı üzere; bazı durumlarda ceza ehliyeti 12 yaşında ve genellikle de 15 yaşında başlamaktadır.

Mevzuatın toplam tetkikinden anlaşılmaktadır ki; reşit olmayan kişiler (çocuklar) kanuni örgütlere (derneklere) üye olamamakta fakat kanunsuz örgütlere (terör örgütlerine) üye olabilmektedir.

*

Medeni kanun ve dernekler kanununda bulunan, reşit olmayan kişilerin kanunla kurulmuş örgütlere üye olamayacağı hükmü doğrudur. Zira o yaştaki çocukların “örgütlü hayatı” veya “örgütlü faaliyeti” anlamaları kabil değildir. Kanun da zaten bu gerekçeyle çocukların kanuni örgütlere üye olmasını kabul etmemektedir. Pekala bir şekilde reşit olmayan kişiler kanuni örgütlere üye olmuşlarsa ne olur? Kanun bu üyeliği “keenlemyekün” kabul etmektedir. Yani hiç olmamış saymaktadır. Bu yaklaşım, reşit olmayan kişinin kanuni örgüte herhangi bir şekilde (mesela gözden kaçarak) üye olması durumunda, bu üyeliğe herhangi bir hukuki netice bağlamamaktadır.

Ceza mevzuatı ise reşit olmayan kişilerin “kanunsuz örgütlere” üyeliğini kabul etmekte ve o üyeliğe cezai neticeler bağlamaktadır. Ceza mevzuatı, kanundışı örgütlülük hayatını veya faaliyetini reşit olmayan kişilerin (yani çocukların) anlayabileceğini kabul etmiştir.

Mevzuat, kanuni örgütlülük halini anlamayacağını kabul ettiği çocukların her nedense kanunsuz örgütlülük halini anlayabileceğini kabul etmektedir. Bu durum ya dehşetengiz bir zeka geriliğinin tezahürü veya cezalandırmak için bahane aramanın alametidir. Üçüncü bir ihtimalin varlığını keşfeden derhal bunu kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Kanunla kurulmuş olan örgütlerin “iyi ve faydalı” faaliyetler yapacağı kabul edilir. Kanundışı kurulmuş örgütlerin ise “kötü ve zararlı” faaliyetler yapacağı kabul edilir. “İyi ve faydalı” faaliyetler yapan örgütlere üyelik kabul edilmezken, “kötü ve zararlı” faaliyetler yapan örgütlere reşit olmayan kişilerin üyeliğinin kabul edilmesi, nasıl açıklanabilir?

*

Terörle mücadele kanununun ilgili maddesinin Anayasaya aykırı olduğundan bahsetmek gibi beylik laflar edecek değiliz. Zira ülkedeki askeri anayasanın ruhu zaten buna uygundur. Vatandaşını yaşına bile bakmadan cezalandırmak için bahane arayan bir mevzuat (anayasa dahil) ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili 367 gibi bir kararı bulunan Anayasa Mahkemesi varken, hukuki mücadele konusunda ümitsizliğe düşmek tabi değil midir? Bu kadar ucube bir mevzuatın ve keza bu mevzuatı uygulama konusunda bile doğru kararlar veremeyen bir Anayasa Mahkemesinin bulunduğu bir ülkede, bu tür konular hukuki değil siyasidir. Evet, bu yazı konusu gereği “hukuki yazı” olmalıydı ama siyasi bir yazıdır. Zira bu problemlerin hukuki çerçevede çözülemediği, çözülebilirse ancak siyasi alanda çözülebileceği anlaşılmıştır. Kemalist siyasi rejimin değişmemesi halinde bu tür ucube durumların her alanda kendini göstermesi kaçınılmazdır.

Her şeye rağmen avukatlara bir kopya verelim, terör örgütlerine üyelikten yargılanan çocukların davalarında, “Terörle mücadele kanununun” ilgili maddesinin Anayasaya aykırılık iddiasında bulunmalarında fayda olabilir.

HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir